18 Eylül 2022, 15:05
Mehmet Akif
Yönetici

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Cevapları



 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322 “Memleket İsterim” Metni Etkinlik Cevapları

315. Sayfa

1. ETKİNLİK

Yukarıdaki iki görsele odaklanalım.



Bu görsellerde anlatılmak istenen nedir? Bize düşündürdüklerini ve duyumsattıklarını sınıfta arkadaşlarımızla paylaşalım.

Cevap: İlk görselde fakir olan insanlar, elverişsiz ve kurak topraklar yer almaktadır.İkinci görsel de ise yemekler eşit dağıtılmış ama herkesin gereksinim duyduğu yemek aynı değildir.

Günümüzde yukarıdaki durumların sıkça yaşandığı bir dünyada mı bulunuyoruz?

Cevap: Evet böyle bir dünyada yaşıyoruz.Bazı insanlar açlıktan ölürken bazıları çok zengin bir hayat yaşamaktadır.Eşit dağılım bulunmamaktadır.



Bu sahnelerin ortaya çıkmaması için toplumdaki bireyler olarak neler yapmalıyız.

Cevap: Savurgan olmamalıyız, başkalarına yardım etmeliyiz, dünyanın neresinde olursa olsun az gelişmiş yada geri kalmış ülkelere yardım ederek oradaki insanların da mutlu yaşamasını sağlamalıyız.

316. Sayfa

2. ETKİNLİK



Okuduğumuz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Şair her üçlükte yaşamak istediği memleketin özelliklerini sıralamıştır. Bu özellikler nelerdir?

Cevap: Barış ve huzurun olduğu, tüm insanların eşit şartlarda olduğu, kavgaların olmadığı, zengin fakir ayrımı yapılmayan, mutlu güzel bir memleket.

Şair, “Ne başta dert ne gönülde hasret olsun / Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. dizeleriyle ne söylemek istemiştir?



Cevap: İnsanların birbiri ile kavgalı olmadıkları, kardeşçe yaşayan, ayrılık, hasret duyguları olmayan.

Gönülde hasret neden olur ya da kardeş kavgası nasıl son bulur açıklayınız?
Şair, şiirdeki hangi üçlükte gelir dağılımındaki eşitsizlikten söz etmiştir? Hangi dizelerle bunu ifade etmiştir?

Cevap: İnsanların barışı huzuru aramaları da hasrettir.Herkesin hoşgörülü olması kavgaları bitirir.
Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

317. Sayfa



Şair, insanların ancak ve ancak hangi durumda hallerinden şikâyet edebileceğini ve olumsuz duygulara kapılabileceğini belirtmektedir? Neden?

Cevap: Sadece ölüm olduğu zaman.Çünkü ölüm kaçınılmazdır.

Şiiri okuduğunuzda gözünüzün önünde canlanan vatan/memleket görünümü nasıl? Siz de şair gibi yaşamayı düşlediğiniz vatanınızın/memleketinizin özelliklerini yazınız.

Cevap: Şairin yazdığı vatan memleket özlemini ben de duyuyorum.



318. Sayfa

3. ETKİNLİK

Soruları yanıtlayalım, söz varlığımızı zenginleştirelim.Soruları yanıtlayalım, söz varlığımızı zenginleştirelim.

“Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.”cümlesinde altı çizili sözcüğün anlamı nedir?



Cevap: Diyarı memleketi vatanı olsun anlamındadır.

“Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;” cümlesinde altı çizili sözcüğün anlamı nedir?

Cevap: Hasret yani özlem, ayrılıktan dolayı duyulan özlem.

“Kış günü herkesin evi barkı olsun.” cümlesinde altı çizili sözcüğün anlamı nedir?



Cevap: Bark yani korunak barınak ev anlamlarını içermektedir.

“Olursa bir şikâyet ölümden olsun.” cümlesinde altı çizili sözcüğün anlamı nedir?

Cevap: Şikayet, yakınmak anlamındadır.

“Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.” cümlesinde altı çizili ifadenin anlamı nedir?



Cevap: Anlaşmazlıklardan dolayı çıkan sözlü ya da fiziki arbede.

319. Sayfa

4. ETKİNLİK

Edatlarla ilgili bilgilerimizi anımsayalım. Ancak edatlarla ilgili dikkatli olmamızı gerektiren bazı durumlar var. Şimdi; öncelikle onlara bir göz atalım:

“Yalnız” sözcüğü “sadece”, “tek” anlamında kullanılırsa edattır.- -» “Beni yalnız sen anlarsın.”
“Ancak” sözcüğü cümlede bazen bağlaç olarak da karşımıza çıkabilir. “Ancak” sözcüğü de sadece, tek anlamında kullanılırsa edattır.
“Gibi” sözcüğü iyelik eki aldığında tamlanan görevinde ve ad olur. -* “Özlem gibisi zor bulunur.”
Edatların bağlaçlardan farkı, sözcükler arasında yeni bir anlam ilgisi kuruyor olmasıdır. Cümleden çıkarıldıklarında anlamda bozulma ya da daralma meydana gelir. Bağlaçlardan ayırmada en önemli ölçütlerden biri her ikisinin de çıkarıldığında anlamın bozulup bozulmadığına bakılmasıdır.Okula gittim, fakat onu bulamadım, (bağlaç) Kendini savunmak üzere ayağa kalktı, (edat)“ile” ve “ancak” sözcüklerinin aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç hangisinde edat olarak kullanıldığını belirleyelim ve yandaki boşluğa yazalım.

Cevap:

320. Sayfa

5. ETKİNLİK

Yazarken özgünlük, yalınlık, duruluk, açıklık ve akıcılık özelliklerini göz önünde bulunduralım. Yazma konumuz ne kadar ilgi çekici olursa olsun eğer anlatımımız bu özellikleri taşımıyorsa yazdığımız metin hiç de ilgi çekici olmaz.

Peki, bir metin oluştururken onu nasıl yapılandıralım ki bu özellikleri de taşısın?

Cevap: Ahenkli ve sade bir dili olmalıdır.İnsanların ilgisini çekecek özgün cümleler kurulmalıdır.

321. Sayfa

Yazımızda kullanabileceğimiz bilgileri bulalım. Soruların yanıtlarını anımsamaya çalışalım:

En sevdiğiniz ders hangisi? Neden bu dersi çok seviyorsun?

Cevap: Sosyal Bilgileri çok seviyorum.Benim ilgimi çekecek konuları barındırmaktadır.

Sınıfındaki ya da okulundaki en sevdiğiniz arkadaşınız kim?

Cevap: Ali

Okulda oynamaktan en çok mutluluk duyduğunuz oyun hangisi?

Cevap: Futbol

Ders aralarında yapmayı sevdiğiniz şeyler neler?

Cevap: Okul bahçesinde dolaşmak.

Unutamadığınız ve anımsadıkça sizi mutlu eden okulda geçen bir anınız var mı?

Cevap: Hayır

322. Sayfa

Tüm bu işlemler sonrasında metnimizi aşağıdaki ilgili bölüme yazalım.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294 “Benim Arkadaşım Öğretmenim Olun” Metni Etkinlik Cevapları

288. Sayfa

1. ETKİNLİK

a) Aşağıda, dinlediğimiz “Benim Arkadaşım, Öğretmenim Olun” adlı metinde geçen bazı sözcük grupları yer almaktadır. Bu sözcük gruplarına ne dendiğini söyleyelim ve anlamlarını yazalım.

“Arkadan atlı mı kovalıyor”

Cevap: Bu kadar acele etmene gerek yok, niye bu kadar aceleci davranıyorsun anlamındadır.

“Çantada keklik”

Cevap: Olması garanti anlamındadır.

b) Şimdi de aşağıdaki sözcük gruplarını açıklamaya çalışalım. Bu sözcük gruplarının metinde geçtiği cümleler verilmiştir. Metni dinledikten sonra, bu ifadelerden ne anladığımızı ve bu sözcük gruplarının anlamlarını yazalım.

Vücut dilime ve rahatsızlık duyduğumda gösterdiğim tepkilere dikkat edin.

Cevap: El kol ve vücudun gösterdiği hareketler bütünü.

289. Sayfa

Öfke nöbetlerini tetikleyen şeyleri bulmaya çalışın. Duyularımdan biri aşırı yüklendiğinde böyle durumlar ortaya çıkar. Eğer öfke nöbetfenmin sebebini bulursanız onları önleyebilirsiniz.

Cevap: Anlık meydana gelen öfke hareketleri

c) Aşağıdaki sözcüklerin anlamlarını sözlüklerimize bakıp öğrenelim. Ayrıca aşağıdaki sözcüklerden yabancı kökenli olanların Türkçe karşılıkları varsa bulup yazalım.

Cevap:

otizm:İçe yöneliklik
mekanik: Fiziki
anons: Duyuru
sosyalleşme:
konut: Ev
direkt: Doğrudan
kapasite: Sınır

290. Sayfa

2.ETKİNLİK

Dinlediğimiz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

“Benim Arkadaşım, Öğretmenim Olun” adlı metinde okura (bizlere) seslenen çocuk kimdir? Ne tür bir özelliği vardır?

Cevap: Otizmi olan ama otistik olmayan bir çocuk.

Metinde seslenen çocuk nelerden rahatsızlık duymaktadır? Günlük yaşamda ne gibi davranışlar ve durumlar onu olumsuz etkilemektedir?

Cevap: Duygusal algıları bozuk,bizim fark etmediğimiz renkler, kokular, temaslar onlar için rahatsız edici olabilmektedir.Marketteki anonslar, alışveriş arabalarının gıcırtıları, kasalardaki sesler çok rahatsız edici olabilmektedir.

Metindeki çocuğun, “Somut düşünürüm, dili sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlarım.” cümleleriyle söylemek istediği nedir? Onunla nasıl konuşulmasını istemektedir?

Cevap: Anlatılmak istenen şeyleri mecaz anlamı yada deyimler ile açıklamamak gerekir.Direk ve doğrudan istenen şey söylenmelidir.

291. Sayfa

Metinde otizmi ve otistik bireyleri algılayışımızın nasıl olması gerektiği, hangi cümlelerle belirtilmiştir?

Cevap: Güçlü yönlerimi keşfedin, sosyalleşme konusunda bana yardım edin.Sizin desteğiniz olmadan başarılı bağımsız bir hayat sürmem uzak bir ihtimal.

Metindeki çocuk bizlere “Benim arkadaşım olun, öğretmenim olun.” cümleleriyle ne söylemek istemiştir?

Cevap: Onlara destek olmak sabır göstermek gerektiği anlatılmaktadır.

Farklı özellikteki bireylere karşı, sorumluluklarımız ve duyarlılıklarımız nelerdir?

Cevap: Onlara karşı daha hassas, anlayışlı ve sabırlı davranmak gerekir.Onların farklı özellikte olduğunu unutmama gerekir.

292. Sayfa

3. ETKİNLİK

Sözcükler ya da sözcük grupları cümlede ortak bir anlamın oluşmasını sağlar. Tek bir sözcük dahi cümlenin anlamını farklılaştırabilir. Örneğin; “Yarın alışverişe gideriz.” cümlesine farklı anlamlar kazandıralım:

“Elbette yarın alışverişe gideriz.” kesinlik
“Yarın belki alışverişe gideriz.” olasılık
“İkide bir alışverişe gideriz.” süreklilik
“Aşağı yukarı her gün alışverişe gideriz.” yaklaşıklılık
“Yarın keşke alışverişe gitsek.” dilek

Cümleler arasındaki anlam ayrılıklarını ve bu ayrılıkları sağlayan sözcükleri fark ettik değil mi?

Cevap: Evet

Aşağıda verilen cümleleri inceleyelim ve hangi sözcük aracılığıyla hangi anlamın yansıtıldığını belirleyelim.

Cevap:

293. Sayfa

4. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerin bazılarında bir, bazılarında birden çok bağlaç kullanılmıştır. Bu cümlelerdeki bağlaçları bulalım. Aynı bağlaçları kullanarak bizler de farklı cümleler oluşturalım.

Cevap:

294. Sayfa

5. ETKİNLİK

Gözlemleyelim, öğrenelim; anlatalım, yazalım…

★ Dinlediğimiz metinde, otizmli bir çocuğun seslenişine tanık olduk. Çevrenizde bu türden bir özelliği olan birey var mı?
★ Varsa onunla ilgilenen ve onu tanıyan bir yakınıyla görüşelim.
★ Yoksa otizm ve otizmli bireyler hakkında Genel Ağ ortamından ve yazılı kaynaklardan bilgi toplayalım. İlgili filmleri ve programları izleyelim.
★ Topladığımız tüm bilgileri ve gözlem notlarımızı sınıfta arkadaşlarımızla paylaşalım.
★ Bu paylaşımın ardından notlarımızı düzenleyip birey olarak bizlerin toplumda bu tür özelliklere sahip bireylere nasıl destek oluruz neler yapabiliriz ya da nelere dikkat etmeliyiz konusunda bir metin oluşturalım.
★ Yazacağımız bu metni, dinlediğimiz metinde bize seslenen otizmli çocuğa yanıt olarak mektup biçiminde yazalım.
★ Ona, toplumsal sorumluluklarımızın bilincinde olduğumuzu duyumsatalım. Nelere dikkat etmemiz gerektiğine ilişkin duyarlılığımızı gösterelim.
NOT: Mektubumuzu tamamladıktan sonra yazdıklarımızı gözden geçirmeyi unutmayalım! Anlam bulanıklığı olan, açıkça ifade edilmemiş ya da çelişkili cümleler varsa yeniden düzenleyelim. Noktalama ve yazım kuralları açısından da gözden geçirelim.

Merhaba Sevgili Arkadaşım;

Belki de geleceğin Michael Jordan’ı mı demeliydim? Bizlere seslendiğin metni tüm sınıf arkadaşlarımla birlikte dinledim. Benim de sana söylemek istediğim ve seninle paylaşmak istediğim duygu ve düşüncelerim var.

Cevap: Bugüne kadar sen ve senin gibi olanlar hakkında pek bilgimiz yoktu.Senin sayende bunları öğrendik.Artık bundan sonra otizm nedir ve otizmi olan insanlara nasıl davranacağımızı öğrendik.Sizlerin hasta değil özel insanlar olduğunuzu bilmek bizleri sevindirdi ve gururlandırdı.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 283, 284, 285, 286 “Tema Değerlendirme” Etkinlik Cevapları
283. Sayfa

A. Aşağıdaki metni dramatize ederek okuyunuz.

Salyangoz ve Evi

Bir zamanlar, evini sırtında taşımaktan hoşlanmayan bir salyangoz yaşarmış. Üstelik evinin rengi de hiç hoşuna gitmezmiş. Bizim salyangoz, kelebek ve uğurböceğini çok severmiş. Arada bir onlarla dertleşir, sırtında taşıdığı evi onlara şikâyet edermiş:
“Ah keşke!” dermiş. “Evimi sırtımda taşımak zorunda olmasaydım. Hadi taşıyorum, bari sizinki gibi bol desenli ve renkli olsaydı.”
Kelebek ve uğurböceği bir gün salyangoza:
— “Sevgili arkadaşımız!” demişler. “Hani evim renkli olsun diyorsun ya, biz çaresini bulduk. Ressam olan bir tırtıl var. Seni ona götürürsek eğer, evini rengârenk boyar.”
Salyangoz buna çok sevinmiş. “Ne duruyoruz! Hemen gidelim.” demiş. Böylece düşmüşler yola. Tırtılın kapısını çalmışlar. Gelen misafirleri dinleyen tırtıl, boyalarını ve fırçasını alıp çalışmaya başlamış. Sonunda salyangozun evine çok güzel desenler çizmiş. Salyangoz yeni görüntüsünü beğenmiş beğenmesine ama yine de evinin sırtında olması onu çok üzüyormuş. Dönüş yolculuğunda üç arkadaş şiddetli bir yağmura yakalanmış. Kelebek ve uğurböceği öyle ıslanmışlar ki, sele kapılmaktan zor kurtulmuşlar. Oysa salyangoz hemencecik evinin içine girmiş. Yağmur dinip de evinden dışarı çıkınca, arkadaşlarının perişan halini görüp çok üzülmüş. Sonra da kendi kendine şöyle düşünmüş: “İyi ki saklanabileceğim bir evim var.”
Forıtaine

B. Aşağıdaki metni okuyup verilen etkinlikleri sözlü olarak yapınız.

Aslanla Fare

Bir aslanın pençeleri önüne bir fare şaşkınlıkla çıkıverdi.
Hayvanların kralı kıymadı onun canına,
Ne adam olduğunu da böylelikle gösterdi.
Bu iyilik yabana gitmedi pek.
Kim derdi ki, bir aslanın bir fareye işi düşecek?
Fakat işte bu aslan çıkarken içinden ormanın Ağlara takılıp yakalandı.
Boşu boşuna kükredi kurtulayım diye.
Fare cenapları koşup geldi.
Başladı dişlemeye.
Kemirilen bir ilmik bütün ağı dağıttı.
Kurtuldu ormanlar kralı.
İşte böyle, sabırla zamanın yaptığını;
Ne kuvvet yapabilir, ne şiddet.
La Forıtaine“Salyangoz ve Evi” metni ile “Aslanla Fare” metnini;

Konuları,
Salyangoz ve Evi: Salyangozun evinin renksiz olmasından şikayet ederek kelebek ve uğur böceğine yakınması.

Aslanla Fare: Aslanın fareye acıyarak onu yememesi ve farenin de bunun karşılığında aslana yardım etmesi.

Olaylar ve olayların nasıl sonucuna bağlandığı

Salyangoz ve Evi: Salyangozun evinin renksiz olmasından mutsuzluk duyması, evinin tırtıl tarafından boyanması ve yağmur yağdığında evine sığındığı için haline şükretmesi.

Aslanla Fare: Aslanın karşısına çıkan fareyi yememesi, aslanın bir ağa yakalanması, farenin aslanın kurtulmasına yardım etmesi.

Kahramanları,

Salyangoz ve Evi: Salyangoz, kelebek, uğur böceği, tırtıl
Aslanla Fare: Aslan, fare.

Türleri bakımından karşılaştırınız.

Salyangoz ve Ev: Fabl
Aslanla Fare: Fabl

284. Sayfa

C. Aşağıdaki yönergelere göre metin türü çalışmasını yapınız.

1. Aşağıda listelenen açıklamaları okuyunuz.

2. Okuduğunuz açıklamanın hangi türe ait olduğunu bulunuz.

3. Bulduğunuz metin türünü, açıklamanın karşısına yazınız.

Cevap:

Ç. “Bir sözcüğün anlamını çevrim içi sözlüklerden bulma” işini, hiç bilmeyen birine anlatırcasına yazınız.

BİZ SÖZCÜĞÜN ANLAMINI ÇEVRİM İÇİ SÖZLÜKLERDEN BULMA:

Cevap: Arama motoruna çevrim içi sözlük yazıp sözlüğe gireriz. Buraya anlamını bilmediğimiz, öğrenmek istediğimiz kelime hangi dilde ise onu seçerek yazarız.

285. Sayfa

D. Aşağıdaki soruların doğru yanıtlarını işaretleyiniz.

1. Yukarıdaki grafikte 10-13 yaş arası çocukların sevdikleri yazınsal türlere yönelik bir grafik yer almaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A. 10-13 yaş arası çocukların en çok sevdikleri tür öyküdür.
B. Şiiri, gazete yazısına göre daha çok tercih etmektedirler.
C. Roman, şiirden daha çok sevilmektedir.
D. 10 yaşından küçük çocuklar, gazete yazısı okumamaktadır.

Cevap: D

2.“Şiir” ve “şair” sözcükleri arasındaki ilişki “öykü” ile aşağıdaki hangi sözcük arasında vardır?
A. okur B. edebiyat C. yazar D. kitap

Cevap: C

3. Picasso, sergisinde resimlerden birini dikkatle inceleyen bir sanatsevere, “Neye bakıyordunuz beyefendi?” diye sormuş. Adam, “Bu resimdeki nedir?” diye sormuş. “Balık” demiş, Picasso. “Ama balığa benzemiyor ki?” cevabına karşılık ise “Çünkü o balık değil, balık resmi” demiş.
Parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A. Ressamlar, varlıkları göründükleri gibi çizebilirler.
B. Ressam, varlıkları kendi algısıyla çizer.
C. Resimler, gerçeğin aynısı olmak zorundadır.
D. Resim, çok zor bir sanattır.

Cevap: B

4. Aşağıdakilerden hangisi “derin” sözcüğünün anlamlarından biri değildir?
A. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan
B. Ayrıntılı
C. Yoğun
D. Geniş

Cevap: D

286. Sayfa

5. Zamirler (adıllar) adların yerini tutan sözcüklerdir.
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde zamir kullanılmamıştır?
A. Bunu, herkes gibi kendisi de biliyor.
B. Şunu nereden almıştık, hatırlayamadım?
C. Kazanamamak, hiçbir zaman aklıma gelmedi.
D. Anlattıklarının hiçbiriyle ilgilenmiyorum.

Cevap: C

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, anlam belirsizliğini gidermek için cümlenin başına bir kişi zamiri getirmek gerekir?
A. Yeni aldığın telefon çok güzel.
B. Sınavı kazandığına sevindim.
C. Verdiğin dergiyi okuyamadım.
D. İngiltere’ye gideceklerini duydum.

Cevap: D

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zamirin atılması, cümlede anlamın daralmasına yol açmaz?
A. Bu meyveleri sana aldım.
B. Seni gerçekten çok seviyorum.
C. Dostlarım beni hiç yalnız bırakmadı.
D. Bu oyunu ben daha önce izlemiştim.

Cevap: D

8. I. Bu akşam gökyüzü hüzünlü, (de / da)
II. Beni dinlemedin ne oldu? (de / da)
III. Müzikali çok severim sinemayı… (de / da)
IV. Yazarın son romanın bu konu işlenmiş, (de / da)
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde boş bırakılmış yerlere getirilecek “de” bitişik yazılır?
A. I B. II C. III D. IV

Cevap: D

9. “Okulda oldukça başarılı bir öğrenciydi…sınavda başarı gösteremedi.” cümlesindeki noktalı yere aşağıdaki bağlaçlardan hangisi getirilemez?
A. çünkü B. oysa C. ama D. fakat

Cevap: A

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 360, 361, 362, 363 “Issız Ada ” Metni Etkinlik Cevapları

360. Sayfa

1. ETKİNLİK

Issız bir adada olduğumuzu düşünelim. Hayatta kalmak için neler yapmalıyız?

Bu konudaki görüşlerimizi ve gerekçelerimizi hazırlayalım ve arkadaşlarımıza anlatalım.
Arkadaşlarımız görüşlerimizi açıklarken, onların görüşlerinin bir gerekçeye dayanıp dayanmadığını düşünelim.
Gerekçesi mantıklı olan görüşleri onaylayalım.
Bir gerekçeye dayanmayan görüşlerle ilgili sorular soralım.
Farklı görüşleri dinleyip anlamaya çalışalım.

Cevap: İlk önce su kaynakları bulmak gerekir.Ateş yakmak, barınak yapmak ve kendimizi hayvanlardan korumak için önlemler almamız gerekir.Balık yakalamak için çeşitli araç gereçleri değerlendirmek gerekir.Kendimizi olabilecek yaralanmalardan korumak gerekir zira iltihap kapabilir.

361. Sayfa

2. ETKİNLİK

Dinlediğimiz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Ali neden çıkıp gitmek istiyor?

Cevap: Çok sıkılıyordu ve canı bir şeye çok sıkılmıştı.

Ali gideceği yere nasıl karar veriyor?

Cevap: Bir dünya haritası bulup parmağını Avustralya’nın doğusundaki küçük bir adaya koyarak karar verdi.

Giderken yanına neleri almayı planlıyor?

Cevap: Tırnak makası, dört tane sabun, çekiç, beş ekmek, yatağını, kitaplığını, kardeşlerini, annesini, babasını, arkadaşları, arkadaşlarının yakınlarını, bisikletlerini, evlerini, okulu, bakkal, gazete getiren çocuk, postacı, dedesi, İzmir ve bütün iller, Van Gölü Peri Bacaları bütün Türkiye.

Ali, ne düşünüyor da yanına her şeyi ama her şeyi almaya karar veriyor.

Cevap: Dünya haritasını değiştirmemek için.

362. Sayfa

Siz de bir gün çıkıp gitmek isterseniz nereye gitmek isterdiniz; yanınıza neleri almak isterdiniz? Nedenleriyle açıklar mısınız?

Cevap: Bende güzel bir adaya gitmek isterdim.Issız olmayan ama doğal güzellikleri olan bir ada.Çünkü burada balık tutup dinlenmek, yüzmek ve oynamak isterdim.

3. ETKİNLİK

Dinlediğimiz öyküde anlatılanlar gerçek mi, yoksa kurgu mu? Gerçekse gerçek olduğunu gösteren; kurgu ise kurgu olduğunu gösteren kanıtları yazalım.

Cevap:

4. ETKİNLİK

Aşağıda dinlediğimiz metinden cümleler var. Bu cümlelerde altı çizili “de” bağlacının kattığı anlamı bulalım.Aşağıda dinlediğimiz metinden cümleler var. Bu cümlelerde altı çizili “de” bağlacının kattığı anlamı bulalım.

Cevap:

363. Sayfa

5. ETKİNLİK

1. Açıklık: Tek anlama gelmek ve net anlamlı olmaktır. Bir cümlenin kişi, noktalama ve anlam yönünden anlaşılır olmasıdır.
2. Duruluk: Duruluk, bir cümlede gereksiz söz kullanmamayı ve gerektiği kadar sözcük kullanmayı belirtmektedir.
3. Yalınlık: Süssüz, sanatsız, gösterişsiz, dolambaçlı yollara başvurmadan doğrudan anlatımı ifade etmektedir.
4. Özgünlük: Yazarın dil ve anlatım bakımından farklı olması, yeni, kendine özgü ve yenilikçi olması gibi anlamları ifade eder.
5. Akıcılık: Anlatımda akışı engelleyen durumlar bulunabilir. Gereksiz ek, hece veya sözcük bulunması, anlatım sırasında ses akışını bozan ses veya sözcüklere yer verilmesi veya söylenmesi güç sözcüklerin metinde kullanılması akıcılığa engel olan durumlardandır.

Şimdi kısa bir yazı yazalım.

Yazımızda “teknolojinin insanlara zarar verdiği görüşünü” savunalım.

Tartışmacı anlatımı kullanalım. (Yani görüşümüzü kanıtlamaya çalışalım.)
Görüşümüz için kaynaklardan yararlanalım.
Anlatımımızda “açık”, “duru” ve “yalın” olmaya çalışalım.
Savunmamızı gerekçelendirelim (örneklerle, karşılaştırma yaparak, sayılardan yararlanarak vb.)
Yazdığımız paragrafı gözden geçirelim.

Cevap:

Barış Ve Kardeşlik

İnsanlar doğar yaşar ve ölürler.İnsanların birbirleri savaşması, kavga etmesi aslında ömürlerini kısaltmalarıdır.Koskoca dünyada insanlar her zaman barış ve kardeşlik içinde yaşamalıdır.Ölüm zaten kaçınılmaz bir durum.Bu güzel dünyada insanların birbirlerini öldürmesi hiç akla uygun değil.Zaten yasalar kanunlar insanların yaptığı hataları cezalandırmaktadır.Fakat bizler bir ve beraber yaşamayı bilmeli kardeşlik duygusu içinde empati yaparak yaşamalıyız.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 323, 324, 325, 326, 327, 328 “Ah Şu Gençler” Metni Etkinlik Cevapları

323. Sayfa

1. ETKİNLİK

Bu derse hazırlanırken tiyatro türüyle ilgili araştırma yapalım. Tiyatroyla ilgili bildiklerimizi ve deneyimlerimizi de anımsamaya çalışalım. Aşağıdaki soruların yanıtlarını düşünelim, tasarlayalım ve yanıtlarımızı sınıfta arkadaşlarımızla paylaşalım.

TİYATRO

Daha önce bir tiyatro oyunu izlediniz mi?

Cevap: Evet

Yanıtınız hayırsa neden izleyemediniz? Olanağınız olsa ne tür bir oyuna gitmek isterdiniz?

Cevap: Komedi tarzı bir oyuna gitmek isterim.

Yanıtınız evetse hangi oyuna gittiğinizi, oyunun konusunu ve sizde bıraktığı izlenimi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Cevap: Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler.Oyunu çok beğendim.Bazen komik bazen hüzünlü olaylar geçmektedir.

Bir tiyatro oyununu sahnede izlememiş olabilirsiniz ancak bir oyun metni okumuş olabilirsiniz. Daha önce okuduğunuz bir tiyatro metni var mı? Varsa arkadaşınızla paylaşır mısınız?

Cevap: Hayır.

Bildiğiniz ünlü tiyatro sanatçıları var mı, kimler? Bildiğiniz ünlü tiyatro oyunları var mı, neler?

Cevap: Ferhan Şensoy, Haluk Bilginer, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Yonca Evcimik, Oya Başar, Gönül Ülkü Özcan, Gazanfer Özcan. Bildiğim Tiyatro oyunları yok.

324. Sayfa

2.ETKİNLİK

Aşağıdaki sözcüklerin anlamlarını sözlüklerimizden bulup öğrenelim.

Cevap:

anormal: Normal olmayan, tuhaf
bari: Hiç olmazsa
dâhi: –de, -da
dalgacı: İşine gereken önemi ve özeni göstermeyen
güya: Sözde, sanki
geveze: Çok konuşan ve boş konuşan
süt kardeş:Farklı anneden doğan ama bir anneden süt emen kişiler
talih: Şans
ukala: Kendini akıllı sanan

325. Sayfa

3. ETKİNLİK

Edatların cümleye kattıkları anlamlar sağ sütunda karışık olarak sunulmuştur. Bu edatların cümleye hangi anlamı kattığını örnekteki gibi eşleştirerek bulalım.

Cevap:

326. Sayfa

4. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Birinci tabloda kız ne yapmak istiyor? Anne ve baba, kızlarına nasıl yanıtlar veriyor?

Cevap: Bulaşık yıkamak, kek yapmak, sinemaya gitmek, dışarı çıkmak, tiyatroya gitmek, televizyon seyretmek, bir arkadaşını çağırmak istiyor.Anne ve baba tüm bu isteklere karşı çıkıyor.

Birinci tablodaki anne ve babanın tutumunu değerlendiriniz. Sizce yazar bu tabloyu bizlere sunarak yetişkinlere ilişkin nasıl bir eleştiri gerçekleştirmiştir?

Cevap: Anne ve babanın tutumu hep olumsuz.Bazı şeylere değil tümdem tüm isteklere karşı çıkıyorlar.Yetişkin insanların çocuklara güvenmesi gerektiğini makul isteklerine olumlu cevap vermeleri gerektiğini hatırlatıyor.

İkinci tablodaki öğrencilerin kişilik özellikleri hakkında neler söyleyebiliriz? Metindeki konuşmalardan ipuçları yakalayarak belirlemeye çalışınız (çalışkan, tembel, haylaz vb.). Bu öğrencilerin davranışları sizce nasıl (olumlu ya da olumsuz)?

Cevap: 1. Öğrenci yalancı ve geveze, Osman tembel, 2. öğrenci dikkatli ve dersi takip eden.2. Öğrenci hariç diğer öğrencilerin davranışları olumsuz.

İkinci tablodaki öğretmenin tutum ve davranışları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Metnin yazarı, bu tabloda sizce neyi eleştirmiştir; okura / seyirciye hangi düşünceyi iletmek istemiştir?

Cevap: Öğretmen inanmasa bile öğrencilere konuşma hakkı vermiştir ve olumlu bir yaklaşım göstermiştir.Siz de çocuklarınızın konuşmasına izin vermelisiniz mesajı vardır.

327. Sayfa

5. ETKİNLİK

Yaşanmış veya yaşanması mümkün olayların veya insan yaşamının çeşitli yönlerinin sahnede canlandırılarak oynanmasına yönelik yazılara “tiyatro” denir.Yaşanmış veya yaşanması mümkün olayların veya insan yaşamının çeşitli yönlerinin sahnede canlandırılarak oynanmasına yönelik yazılara “tiyatro” denir.
Şimdi bu türün özelliklerini kavramaya çalışalım.

Bunun için;

1. Aşağıda listelenen özellikleri okuyalım.
2. Okuduğumuz özelliği anladıysak karşısına onay (✓) işareti koyalım. Eğer anlamadığımız bir madde olursa soru işareti (?) koyalım ve öğretmenize soralım.

Cevap:

328. Sayfa

b) Etkinliğin bu bölümünde “Ah Şu Gençler!” adlı tiyatro metninin temel öğelerini belirleyip yazalım.

Kişiler

Cevap: Anne, baba, kız, 1.öğrenci,2.öğrenci, Osman, öğretmen

Yer

Cevap: Ev, sınıf

Zaman

Cevap: Belli değil

Olay / Olaylar

Cevap: 1. Tabloda kız çocuğunun istekleri ve anne babanın buna karşı çıkması, 2. Tabloda öğretmen ile öğrencilerin diyalogları.

6. ETKİNLİK

Yandaki resimden yola çıkarak bir “karşılıklı konuşma” yazalım. Oluşturduğumuz karşılıklı konuşmayı, sınıfta arkadaşlarımızla doğru vurgu ve tonlama yaparak canlandırmaya çalışalım.

Cevap:

NOT: “Zaman” ve “olay” öğelerini görsele bakıp tamamlayalım.

Verilen bilgiler ve görsel doğrultusunda olayların nasıl gelişmesini istediğimizi belirleyelim.
Ardından kişilerin yaşına uygun konuşma biçimini ve kurabileceği cümleleri, kullanabileceği sözcükleri düşünerek metnimizi oluşturalım.
Bu kişilerin arasında geçebileceğini düşündüğümüz bir tiyatro metnini oluşturmaya çalışalım.Metnimizi gözden geçirip bir başlık koyalım.
Son olarak düzeltmelerimizi yapıp oluşturdüğumuz metni defterimize yazalım.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269 “Üç Kuşağın Yazarı Gülten Dayıoğlu” Metni Etkinlik Cevapları

262. Sayfa

1. ETKİNLİK

Yazarın kitaplarına göz atalım!

Aşağıda Gülten Dayıoğlu’nun kitaplarından birkaçının kapak resmini görüyoruz.

Aralarında ilginizi çeken bir kitap var mı? Varsa nedenini açıklar mısınız?

Cevap: Işın Çağı Çocukları ilgimi çekti.Gelecekte olabilecek olan ışınlanma ile ilgili olduğu sanıyorum.

263. Sayfa

2. ETKİNLİK

Soruları yanıtlayalım, söz varlığımızı zenginleştirelim.

Cevap:

264. Sayfa

3. ETKİNLİK

Anlamın boyutlarını keşfedelim
“Üç Kuşağın Yazarı: Gülten Dayıoğlu” adlı metinde geçen deyim, atasözü ve kalıplaşmış sözlerle ilgili aşağıdaki çalışmaları yapalım.

“Üç kuşağın yazan” nitelemesinin nedenini keşfedelim.
Aşağıda “kuşak” sözcüğünün anlamı verildi.
Buna göre “üç kuşağın yazarı” nitelemesinin anlamını açıklayalım.

Kuşak Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, nesil.

Cevap:

265. Sayfa

4. ETKİNLİK

Anlamın boyutlarını keşfedelim (II)
“Üç Kuşağın Yazarı: Gülten Dayıoğlu”adlı metinde geçen deyim, atasözü ve kalıplaşmış sözlerle ilgili aşağıdaki çalışmaları yapmaya devam edelim.

Metinde “gökyüzüne kement atmak” deyimi, “yaramazlık yapmak” anlamında kullanılıyor. Bunu açıklamak için;
önce kement atmak fiilinin anlamını bulalım.
Sonra “yaramazlık yapma”nın neden böyle bir benzetmeyle ifade edilmiş olabileceğini açıklayalım.

Cevap:

Gökyüzüne kement atmak “ödünç akıl cepten düşer.” sözünü kısa bir paragraf olarak ve açıklayıcı anlatım biçimiyle yazalım.

Cevap: İnsanların kendi bilgi ve yeteneklerini kendisi bilmeli ve ona göre hareket etmelidir.Başkasının vereceği akıl geçici çözümlere yarar.Yani uzun süreli olmaz.Bu nedenle ödünç akıl cepten düşer.

266. Sayfa

5. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Metne göre Gülten Dayıoğlu, kimler için kitap yazmıştır?

Cevap: Çocuk ve gençler için kitaplar yazmıştır.

Dayıoğulu’nun çok sayıda ve ardı ardına kitap yazmasının nedeni nedir?

Cevap: Okurları kitaplarını beğendikleri için sürekli yeni kitap yazıp yazmadıkları sorduğu için ara vermeden yazmıştır.

Dayıoğlu genç yazarlara ne önermektedir? Önerisini hangi sözlerle dile getirmektedir?

Cevap: Herkes kendi tekniğini kendisi yaratır ve bu özgünlüktür aslında. Onun için herkes kendi yolunu kendisi bulsun.

Yazar, kendini hangi sanat dallarıyla beslemiştir? Farklı sanat dallarına ilgi duyması ve bunları takip etmesi yazara nasıl bir katkı sağlamış olabilir? Neden?

Cevap: Müzik ve resim sanatına ilgi duymuş.Sanatın dalları farklı olsa bile insana estetik ve hayal gücü katmaktadır.Yazara bu konularda katkı sağlamış olabilir.

267. Sayfa

6. ETKİNLİK

Yazar, hayal kurmasının yazma dürtüsünü harekete geçirdiğinden söz ediyor. Sizin de duygularınızı, düşüncelerinizi, hayal ettiklerinizi yazmak İstediğiniz oluyor mu? En çok hangi durumlarda, neyi yazmak istersiniz? Anlatır mısınız?

Cevap: Evet ben de bazen yazmak istiyorum.Daha çok hayal ettiklerimi , gelecekte olabilecek gelişmeleri ve teknolojiyi kendimce hayal edip yazmak istiyorum.

Metnin tür özelliklerini kavrayalım.

Bilinen, tanınan kişileri çeşitli yönleriyle tanıtmak ya da herkesi ilgilendiren bir konuyu aydınlatmak amacıyla uzmanlarla görüşme yapmaya söyleşi (mülakat) denir. “Üç Kuşağın Yazarı: Gülten Dayıoğlu” adlı metin de bir söyleşidir.

Şimdi bu türün özelliklerini kavramaya çalışalım. Bunun için;

1. Aşağıda listelenen özellikleri okuyalım.
2. Okuduğumuz özellik söyleşi türüne aitse karşısına onay (✓ ) işareti, değilse çarpı (X) işareti koyalım. Eğer kafamız karışırsa soru işareti (?) yapıp öğretmemize soralım.

Cevap:

268. Sayfa

7. ETKİNLİK

Öğretmenin belirlediği grup arkadaşlarınla bir söyleşi yapacaksınız. Bunun için aşağıdaki yönergeyi uygulayın.

SÖYLEŞİ İÇİN YÖNERGE:

Söyleşi için, çevrenizden işini, çalışkanlığını, sanatını, yazılarını ve benzeri bir yönünü takdir ettiğiniz bir kişi belirleyiniz (Bir arkadaşınız da olabilir; işini özenle yapan bir okul görevlisi de.
Görüşme yapacağınız kişiyle ilgili araştırma yapınız (Örneğin kütüphane görevlisi ise kütüphanecilik hakkında araştırma yapınız. Okul birincisi olan arkadaşınızla görüşme yapacaksanız, ders çalışma teknikleri üzerine araştırma yapınız vb.).
Araştırmadan sonra, görüşme sorularını hazırlayınız. Sorular, söyleşiyi okuyacak kişilerin merak edebileceği konular hakkında olmalı (5soru yeterli).
Görüşme yapacağınız kişiyle görüşme saati konusunda anlaşınız.
Söyleşiye başlamadan önce kısaca sohbet edip, görüşeceğiniz kişinin konuşmaya ısınmasına ve kendini rahat hissetmesine yardımcı olunuz.
Söyleşide izin alarak ses kayıt cihazı kullanabilirsiniz (Ya da biriniz soruları sorarken bir diğeriniz yanıtları hızlıca not alabilirsiniz.).
Söyleşiyi yazıya geçirdiğinizde kullanacağınız bir fotoğraf çekiniz (ya da isteyiniz).
Söyleşi sonunda teşekkür etmeyi unutmayınız.

269. Sayfa

8. ETKİNLİK

Söyleşiyi yazıya geçiriyoruz!

Arkadaşlarımızla yaptığımız söyleşiyi, soru ve yanıt sırasına uygun olarak yazıya geçirelim. Yazıya geçirmede şunlara dikkat edelim:

Çektiğimiz ya da aldığımız fotoğrafı yazıya ekleyelim.
Söyleşimize bir başlık belirleyelim.
Söyleşimizin dikkat çeken, çarpıcı bir bölümünü tırnak içinde başlığın altına yerleştirelim.
Yazımız bittikten sonra baştan sona okuyup gözden geçirelim.
Söyleşimizi okurlara ulaştırmak için okul gazetesine verelim ya da sınıf panosuna asalım.

NOT: Söyleşiyi bilgisayarda yazabiliriz.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 364, 365, 366, 367, 368 “Büyüklere Mektuplar” Metni Etkinlik Cevapları

364. Sayfa

1. ETKİNLİK

Günlük yaşamımızı gözden geçirelim; çalışmaya, oyuna, eğlenmeye, dinlenmeye ne kadar zaman ayırıyoruz? Düşünelim. Daha sonra aşağıdaki daireyi çalışmaya, oyuna, eğlenmeye, dinlenmeye ayırdığımız zamanlara göre paydalara ayırıp her paydayı neye ayırdığımızı yazalım. (Örnek için sağ alt köşeye bakabiliriz.)

Cevap:

365. Sayfa

2. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Mektubu yazan çocuğun yaşadığı zorluklar nelerdir?

Cevap: Başka çocukların yanında mahçup olması,anne ve babasının sürekli çocuğun başarılarından bahsetmesi, oyun oynamayı bilmemesi.

Çocuğun pek fazla arkadaşı olmayışının nedenleri nelerdir?

Cevap: Başka çocuklara sürekli örnek gösterilmesi o çocuklar tarafından sevilmemesine neden olduğu için.Diğer çocuklarla fazla zaman geçirmediği için.

Çocuğun okul birincisi olmak istemesi, kendi hedefleriyle mi ilgilidir? Açıklar mısınız?

Cevap: Hayır, anne ve babasının istediği için öyle hedef koymuş.

366. Sayfa

3. ETKİNLİK

Yazarın (mektubu yazan çocuğun ağzından) okura vermek istediği ileti (mesaj) nedir? Yazarın vermek istediği iletiyi belirlediğimizde ana fikre de ulaşmış olacağız.

Cevap:

367. Sayfa

4. ETKİNLİK

Aşağıda metinden alınan parçalar var. Bu parçalarda cümleleri bağlayan bağlaçların altı çizildi. Bu altı çizili bağlaçların iki cümleyi hangi anlam bağıyla birleştirdiğini bulalım ve eşleştirelim.

Cevap:

368. Sayfa

5. ETKİNLİK

Aşağıda metinden alınan cümleler var. Bu cümlelerde geçen ünlemleri bulalım ve karşısına cümleye hangi anlamı kattığını yazalım.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 237, 238, 239, 240, 241, 242 “Türküler Dolusu” Metni Etkinlik Cevapları

237. Sayfa

1. ETKİNLİK

Şiirde geçen ve anlamını bilmediğimiz sözcüklerin anlamlarını sözlükten bakıp karşılarına yazalım. Birkaç sözcük aşağıda verilmiş. Diğerlerini de biz yazalım.

Cevap:

2. ETKİNLİK

Şair, aşağıdaki ifadeler yoluyla ne anlatmak istiyor? Ne anladığımızı karşısına yazalım.

Cevap:

238. Sayfa

3. ETKİNLİK

Şiirde kimi dizeler bize köy türkülerinin özelliklerini işaret ediyor. Dizeyi okuyup karşısına köy türkülerinin özelliklerini yazalım.

Cevap:

239. Sayfa

4. ETKİNLİK

Okuduğumuz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Şair, köy türküsü duyunca kendi şairliğinden neden utanmaktadır?

Cevap: En güzel şiirlerin köy türkülerinde olması ve dilinin arılığını köy türkülerinden öğrendiği için.

Şair, gerçek şiiri, nerede buluyor?

Cevap: Köy türkülerinde bulmuş.

Şairin türkülere olan tutkunluğunu hangi dizelerden anlıyoruz?

Cevap:

Ah bu türküler
Türkülerimiz
Ana sütü gibi candan
Ana sütü gibi temiz.
Türkülerde tüter dağ dağ yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz.
Ah bu türküler köy türküleri
Dilimizin tuzu biberi.
Memleket ahvalini onlardan sor
Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen’i

“Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen / Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni /
Ben türkülerden aldım haberi.” dizelerinde türkülerin hangi yönüne vurgu yapılmaktadır?

Cevap: Türkülerin toplumun yaşadığı olayları da dile getirme özelliği olduğu.

240. Sayfa

Şair, şiir boyunca hangi duyguyu öne çıkarmaktadır? Başka bir deyişle şiirin ana duygusu nedir?

Cevap: Türkülerin dilinin arılığı, türkülerin güzelliği, türkülere olan sevgisi.

5. ETKİNLİK

Anadolu halkı, aşklarını, üzüntülerini, sevinçlerini; savaşları, zaferleri, yıkımları, şenlikleri; doğumları, ölümleri; kısaca tüm duygularını köy türküleri yoluyla anlatmıştır. Her türkünün bir öyküsü vardır. Tıpkı kilimler gibi… Biz de bir türkü seçelim ve onun öyküsünü araştıralım. Araştırmamızı sunalım.

ARAŞTIRMA VE SUNUM PLANI

Araştırmamızı, sınıfta arkadaşlarımıza ve öğretmenimize sunacağız. Hazırlık yapalım ve aşağıdaki hususlara dikkat edelim:

Araştırmamız için, büyüklerimizden, kütüphaneden ve çevrim içi kaynaklardan yararlanalım.
Araştırmamızı sunmak için teknolojiden yararlanalım (Örneğin sunu programı kullanalım ve sunumumuza video, görsel ekleyelim.).
Sunumunuzu 10 dakikayı geçmeyecek biçimde planlayalım.
Sunumumuz için önceden çalışalım, deneme yapalım (sınıf arkadaşlarımıza nasıl hitap edeceğimiz; hangi cümleleri ve sözcükleri seçeceğimiz; sunuyu nasıl bitireceğimiz vb. konularda).
Sunumumuza seçtiğimiz türküyü dinleterek başlayalım.
Sunu sonrasında gelen soruları yanıtlayalım.
Gelen soruları not alalım ve düşüncelerimizi topladıktan sonra yanıt verelim.

Cevap:

Bitlis Türküsü

Bu Türkü aslında bir ağıtdır, Rus işgalin’den sonra Bitlis’de her yer harabeye döner. Savaş sırasın’da kaçan bir Baba oğul, düşmanın geri çekilmesin’den sonra Bitlise geri dönmeye karar verirler. Bir rivayete göre Dideban Dağına kadar ulaştık’dan sonra Babası oğlunu önden yollar ve Şehir’de halen yaşayanlar varmı diye bakmasını ister. Oğlu bir süre sonra geri döner ve uzak’dan babasına seslenir :” Baba beş minare’den başka hiç birşey kalmamış.”
Baba bunu duyduğun’da o kadar çok üzülür ki yere çöker ve ağıt yakmaya başlar: “Bitlis’te beş minare, beri gel oğlan beri gel, Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.

241. Sayfa

6. ETKİNLİK

Yabancı kökenli sözcüklerin Türkçe karşılıklarını bulmaya devam ediyoruz. Aşağıdaki sözcüklerin Türkçe karşılıklarını grup arkadaşlarımızla bulup, Türkçelerinin geçtiği anlamlı cümleler kuruyoruz. Cümleleri sınıf arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayalım.

Cevap:

Star :yıldız
download :yükleme
şov :gösteri
driver :sürücü
illegal :yasal olmayan
trend :moda
exıt :çıkış
transfer :taşıma
nick name :lakap

– Onda yıldız olmak için yeterli özellikler var.
– Bilgisayardan yükleme yapıyorum.
– Gösteri dünyası her zaman büyüleyicidir.
– Sürücü olmadan işlem yapamam.
– Yasal olmayan işlerden uzak durmak gerekir.
– Son moda kıyafetiyle hava attı.
– Çıkış kapıları yetersiz kaldı.
– Bilgileri başka bilgisayara taşıdım.
– Lakap takmak aslında hoş değil.

242. Sayfa

7. ETKİNLİK

a) Aşağıdaki metni okuyalım ve altı çizili, kalın yazılmış ve kırmızıya boyanmış sözcüklerle ilgili çizelgeyi inceleyelim.

Dünya bir başka dünyaymış ama o zamanlar. O çağlar günümüzden değişikmiş. Tuz daha tuzlu, şeker daha tatlıymış. Bahar daha çiçekli, yaz daha uzun, daha güneşliymiş. Güz, insanların, hayvanların ve bitkilerin tadına doyamadıkları yumuşak ve rahat bir geçiş gibiymiş. Buğday taneleri bir erik kadar büyük olurmuş. Fındıklar şimdiki cevizlerden de iriymiş. Cevizler ise, o kadar büyük olurmuş ki, ambarların kapısından bile zor sığarlarmış. Yerelması karpuz kadar; gökkuşağı uçsuz bucaksızmış. Devekuşu ne kadar uzunmuş, düşünün artık.

b) Masalın devamı niteliğinde birkaç cümle de biz yazalım. Yazarken aşağıdaki kutulara kendi yazdığımız kısımdan seçtiğimiz basit, birleşik ve türemiş sözcükleri aktaralım.

Cevap:

İnsanların da boyu çok uzunmuş.Yaklaşık üç metre insanlar varmış.Fakat insanlar savaş ve kavga bilmezlermiş.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 81,82,83,84,85,86,87 “Vatan Yolunda” Metni Etkinlik Cevapları

81. Sayfa
VATAN YOLUNDA
1. ETKİNLİK

Millî Mücadele döneminde Anadolu’daki halkın yapmış olduğu yardım ve fedakarlıklara ilişkin bildiklerimizi arkadaşlarımızla paylaşalım. Aşağıdaki sorular, sınıfta yapacağımız kısa konuşma için bilgi toplamamıza yardımcı olacaktır. Yanıtlarımızı ilgili yerlere not edelim.

Milli Mücadele dönemi ifadesi, hangi zaman dilimi için kullanılmaktadır?

Notlarım: Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatmaktadır.Atatürk’ün Samsuna çıkışı olan 19 Mayıs 1919 ile 30 Ağustos 1922 yıllarını kapsar.

“Millî Mücadele” döneminde Türk halkından istenen yardım malzemeleri nelerdir? (Bununla ilgili bir kanun anımsıyor musunuz?)

Notlarım: Tekâlif-i Milliye kanunu.Ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için istenen vergi.

Türk ordusu Anadolu’da hangi cephelerde mücadele etmiştir?

Notlarım: Batı cephesi, Güney cephesi, Doğu cephesi.

Savaşların kazanılmasında kadınların etkisi olmuş mudur? Nasıl?

Notlarım: Evet olmuştur.Cepheye yardım taşımışlar, askerlerin mermilerini taşımışlar, yaralı askerlere yardım etmişler ve hatta bazı yerlerde savaşmışlar.
82. Sayfa
2. ETKİNLİK

“Vatan Yolunda” adlı metinde yer alan bazı sözcük ve sözcük gruplarının anlamları aşağıda verilmiştir. Anlamı verilen bu sözcük ve sözcük gruplarını, metni dikkatlice okuyarak bulalım. Aşağıdaki uygun boşluklara yazalım.

Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşma

Cevap: Sıla

Kölelik, tutsaklık, esirlik

Cevap: Esaret

Aşırı derecede heyecan, coşku duymak

Cevap: Heyecana kapılmak

Özgürlük, hür olma durumu

Cevap: Hürriyet

Çok sevinerek coşkunluk göstermekten kendini alamamak, aşırı ölçüde sevinmek

Cevap: Bayram çocuğu sevinci

Tehlikeli işlere atılmaktan çekinmemek

Cevap: Cesaret
83. Sayfa
3. ETKİNLİK

Aşağıda, “Vatan yolunda” adlı metinde geçen bazı sözcükler ve bu sözcüklerin anlamları, karışık biçimde sunulmuştur. Sözcüklerin metinde kullanıldıkları anlamı göz önünde bulundurarak sözcüklerle anlamlarını doğru biçimde eşleştirelim.

Yağız – Ahali – Tella – Yar – Haşin – Sefer – Ufuk

Bir duyuruyu, bir haberi ya da satılacak bir malı vb. halka duyurmak için çarşı pazar dolaşarak yüksek sesle bağırarak ilan eden kimse

Yağız
Cevap: Esmer
Ahali
Cevap: Bir yerde toplanan kalabalık, halk
Tella
Cevap: Bir duyuruyu, bir haberi ya da satılacak bir malı vb. halka duyurmak için çarşı pazar dolaşarak, yüksek sesle bağırarak ilan eden kimse.
Yar
Cevap: Uçurum
Haşin
Cevap: Sert, kırıcı, gönül kırıcı
Sefer
Cevap: Kez, defa
Ufuk
Cevap: Düz arazide veya açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer.
84. Sayfa
4. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinde, dilimize başka dillerden girmiş olan yabancı kökenli sözcükler bulunmaktadır. Bu sözcüklerin anlamlarını “Türk Dil Kurumu”nun Genel Ağ sayfası aracılığıyla bulup ilgili kutulara yazalım.

Cefakar: Eziyet çeken, cefakeş

Fer: Güç, kuvvet, canlılık

İdrak: Algılama

Muharebe: Savaşta yapılan çarpışmalardan her biri

Muvasala: Bir yere ulaşma, varma,

Tahliye (etmek): boşaltmak

Vefakar: sevgisi geçici olmayan, hakikatli, vefalı
85. Sayfa
5. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Metne göre İnebolu, Millî Mücadele döneminde niçin bu kadar önemli bir yerdir?

Cevap: Küçük bir liman olması ve buraya Türk askerine yetiştirilecek olan cephanelerin gelmesi.

İneboluluların yapmış olduğu yardımın Millî Mücadele için önemini belirtiniz.

Cevap: Buraya getirilen cephaneler Ankara ve Anadolu’ya taşınmaktadır.Milli mücadeleyi kazanmak için ihtiyaç duyulan malzemeler buradan karaya taşınmaktadır.

Düşman gemileri topraklarını bombalarken İnebolu halkı neden bu durumu umursamamaktadır?

Cevap: Artık cephaneler tamamen taşınmış olduğu için.

9 Haziran 1921 günü İnebolulular için neden bir bayram günüdür?

Cevap: Çünkü son cephanede taşınmış görev başarı ile yerine getirilmiştir.İnebolu üstüne düşen görevi yapmıştır.
86. Sayfa
6. ETKİNLİK

Anı türünün özelliklerini hatırlıyor muyuz? Kendimizi sınamak için aşağıdaki alıştırmayı yapalım.

Bu alıştırmada,Bu alıştırmada, listelenen özellikleri okuyalım. Okuduğumuz özellik anı türüne aitse karşısına onay (✓) işareti, değilse çarpı (X) işareti koyalım. Eğer kafamız karışırsa soru işareti (?) yapalım ve öğretmenimize soralım.

Cevap:

1. Genellikle içten bir dil kullanılır. (✓)
2. Tanınmış insanların yaşamları hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlarlar. (X)
3. Olayların nerede, ne zaman ve kimler arasında geçtiği belirtilmez. (X)
4. Yaşanmış bir konuyu anlatır. (✓)
5. İnsan belleğinde iz bırakan olay ve durumları anlatır. (✓)
6. Aktarılan olay ve durumun yazar üzerinde bıraktığı etkiden söz edilmez. (?)
87. Sayfa
7. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. Bu cümlelerde hangi sözcüklerde, ne tür ses olayları vardır? Yanıtlarımızı cümlelerin karşısındaki boşluğa yazalım. Ses olayının nasıl gerçekleştiğini gösterelim.

Örnek: Bu, küçücük bir kuş değil mi? — ünsüz düşmesi – küçü(k)-cük (bu ekin birleşiminde k ünsüzü düşer.)

“9 Haziran 1921 gününü, bugün gibi bütün tazeliği ve canlılığıyla hatırlıyorum.”

Cevap: tazeliği/canlılığıyla – ünsüz yumuşaması (tazelik-i/canlılık-ı)

“Ara sıra hocamız sınıfın penceresinden Kerempe burnuna doğru ta uzakları gözlüyor.”

Cevap: burnuna – ünlü düşmesi (burununa)

“Fersiz gözlerini iri yapılı kayıkçıya çevirdi: ‘Koy amca sırtıma’ dedi.”

Cevap: kayıkçı – ünsüz sertleşmesi (kayık(c)ı)

“Evet, biraz sonra düşman gemileri ufukta görünecek.”

Cevap:ufukta – ünsüz sertleşmesi (ufuk – da)

“Cephanemizi taşıdık. Artık ölsek de ne umrumuz.

Cevap:umrumuz – ünlü düşmesi (umurumuz)

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 114, 115, 116, 117, 118, 119 “Dostlar Beni Hatırlasın” Metni Etkinlik Cevapları

114. Sayfa

1. ETKİNLİK

Aşağıda Aşık Veysel’in kısa yaşam öyküsü yer alıyor. Önce okuyalım, sonra öğretmenimizi dinleyelim.

AŞIK VEYSEL: 1894-1973 yılları arasında Sivas’ın Sivrialan köyünde yaşamış, sazıyla çalıp söylediği şiirleriyle bizlere çok değerli öğütler bırakmış bir halk şairimiz, ozanımızdır. Aşık sıfatı buradan gelir; asıl adı Veysel Şatıroğlu’dur.

2. ETKİNLİK

Şair hakkında ne öğrendik?

İzlediğimiz filmden hareketle Aşık Veysel’in özelliklerini, aşağıdaki baloncukların içine yazalım. Her renkte şairin bir özelliğini gösterelim.

Cevap:
– Halk ozanıdır
– Gözleri görmemektedir
– Türkülerinde ve şiirlerinde sade bir dil kullanır
– İnsan sevgisi, tabiat ve dünya şiirlerin konusudur
– Herkesin bir gün öleceği ve önemli olan bu dünyada yapılan iyiliklerdir.

115. Sayfa

3. ETKİNLİK

Şiirde geçen ve “hayatın geçici olduğu” “zamanın akıp gittiği”ni anlatan dizeleri bulup aşağıdaki tren vagonlarına yazalım.

Cevap:

Ben giderim adım kalır
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han konan göçer

4. ETKİNLİK

Aşağıdaki dizelerin anlamını bir arkadaşımızla tartışalım; daha sonra bu dizelerin ne anlama geldiğini boş bırakılan kısma yazalım.

Ben giderim adım kalır.

Cevap: İnsanların bir gün öleceği ve önemli olanın öldükten sonra nasıl anılacağıdır.İyi işler yapanlar iyi, kötü işler yapanlar kötü anılacaktır.

Dünya bir han, konan göçer.

Cevap: Her insan mutlaka bir gün ölecektir.

116. Sayfa

5. ETKİNLİK

Okuduğumuz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Şiire göre, şairin dostlarına bırakmak istediği nedir?

Cevap: Adıdır.Unutulmamasıdır, hatırlanmak istemesidir.

“Dostlar beni hatırlasın” adlı şiirin ana duygusu nedir?

Cevap: Bu dünyanın geçici olduğu, herkesin mutlaka öleceğidir.

İnsanlar, yaşamları boyunca geçici ya da kalıcı olabilecek birtakım işler yaparlar. Arkamızda bıraktığımız hangi işler kalıcı, hangileri geçicidir?

Cevap: Yararlı işler yapmak ,insanlara faydalı şeyler yapmak, sanat eserleri yapmak kalıcıdır.Yaşamımız boyunca yaptığımız günlük faaliyetler, yemek yemek, zengin ya da fakir olmak, geçicidir.

117. Sayfa

6. ETKİNLİK

Büyüyünce insanlık için neler yapmak ve geriye neler bırakmak istersiniz? Bu konuda kısa bir konuşma hazırlayın ve arkadaşlarınıza sunun. Konuşmanızı aşağıdaki “Konuşma Planı Hazırlama Formu” üzerinde planlayabilirsiniz.

Planladığımız konuşma ne hakkında olacak?

Cevap: Küresel ısınma

Bu kısa konuşmada hangi düşünceyi savunacağız?

Cevap: Dünyanın ve canlıların geleceği hakkında

Bu düşünceyi savunmak için hangi yolu kullanacağız?

Cevap: Örnek verme, sayılardan yararlanma

Konuşmaya nasıl başlayacağız?

Cevap: Biz yaşıyoruz ama ya bizden sonraki nesiller ?

Konuşmayı nasıl sonlandıracağız?

Cevap: Şimdi bir kez daha düşünelim dünyanın sonunu nasıl hayal ediyorsunuz?

118. Sayfa

7. ETKİNLİK

Şimdi bir yazı yazalım ve yazımızda nasıl bir dostumuz olmasını istediğimizi anlatalım.

Yazımızda, düşüncelerimizi nedenleriyle birlikte sunalım.
Yazımızı giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine dikkat ederek oluşturalım.
Yazımıza başlık koymayı unutmayalım.
Noktalama ve yazım kurallarına dikkat edelim.

Cevap:

GERÇEK DOST

Dost dediğin arkadaştan öte çok daha yakın ve fedakarca olandır.Bir çok arkadaşımız olabilir ama gerçek dost bir ya da iki taneden fazla olmaz bence.
Dost değin fedakarlık yapan, iyi ya da kötü günde hep yanında olan, kıskançlık duygusu taşımayan, dürüst olan, senin kızacağını bilse bile senin iyiliğin için hep doğru olanı yapan ve söyleyendir.Gerçek dostları bulmak çok zordur.Ancak senin gibi düşünen ve senin gibi hisseden insanlardan dost bulabilirsin.
Hayatta gerçek dostların olduğu zaman kendini güvende hissedersin.Dosttur bizi biz yapan, huzurlu yapan,dosttur acıtsa da kalbini, doğru olan.

119. Sayfa

8. ETKİNLİK

Beynimizdeki sözlüğün sözcüklerin köklerini ve eklerini ayrı ayrı kaydettiğini ve bunları gerektiğinde birleştirmemizi sağladığını öğrenmiştik. Bu sözlükteki bazı ekler, sözcüklerden yeni sözcükler yapmamızı sağlarken (yapım ekleri); bazı ekler ise sözcükleri yan yana getirerek cümleleri oluşturmamızı sağlıyor.

Şimdi aşağıda yan yana gelen sözcüklerin bir cümle olabilmesi için hangi eklerin gerektiğini bulup yazalım.

Cümle kurulacak sözcükler : Kara kedi-ayak-sürtün-geç-
Cevap: Kara kedi ayaklarıma sürtünerek geçti.

Bu etkinliğin fark ettirmek istediği nedir? Yazalım.

Cevap: Yapım ekleridir cümleye anlam kazandıran.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 102, 103, 104, 105 “Annem” Metni Etkinlik Cevapları

102. Sayfa

1. ETKİNLİK

Aşağıdaki sözü düşünerek, davranışlarımızın ailemizi, büyüklerimizi nasıl etkileyebileceği hakkında tartışalım.

Anne ve babanızın hakkını belki ödeyemezsiniz; ama yaptıklarınızla onların yüzlerini güldürüyor ve onları onurlandırıyorsanız bilin ki doğru yolda ilerliyorsunuz.

Cevap: Anne ve babalarımızın hakkını ödemek hiç bir koşulda mümkün değildir.Fakat bizler dürüst, çalışkan ve onlara layık insanlar olmaya çalışırsak ve başarılı olursak zaten onlar bizimle gurur duyacak ve mutlu olacaklardır.

2. ETKİNLİK

Yazar, mektubunda aşağıdaki cümlelerle ne anlatmak istemiş olabilir? Altı çizili ifadeyi dikkate alarak kendi cümlelerimizle, ne anladığımızı açıklayalım.

Cevap:

Sözlerin kalbime bir bıçak gibi saplandı.

Benim çıkardığım anlam: Söylediğin sözler beni çok kırdı ve üzdü.

Onun üzülmesine neden olduğun sözleri acıyla hissedeceksin.

Benim çıkardığım anlam: Başkasını üzdüğün için sen de üzüleceksin.

Öyle ki bir öpücüğü, alnındaki nankörlük lekesini silsin.

Benim çıkardığım anlam: Anne ve babalar her koşulda affedici olurlar.Nankörlük yapan çocuğu affeden bir anne ancak çocuğunun içini rahatlatabilir.

3. ETKİNLİK

Annem” adlı metni okurken anlamını bilmediğiniz hangi sözcüklerle karşılaştınız? Bu sözcüklerin anlamını sözlükten bakıp öğreniniz.

Cevap:
Küstahça: küstah kimseye yakışır bir biçimde, saygısızca.
Hazin: içe dokunan, üzüntü verici, acıklı, dokunaklı, üzücü.
Elim: üzüntü verici, acıklı, acınacak.
Vicdan azabı: insanı sürekli üzen, içten duyulan acı, üzüntü.
Nankör: kendisine yapılan iyiliğin değerini bilmeyen.

103. Sayfa

4. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Metne göre Henri’nin annesi onun için neler yapmıştır?

Cevap: Henry hastayken annesi beşiğine abanmış, soluk alışverişini kontrol ederek onu kaybetme korkusu yüzünden hıçkıra hıçkıra ağlamış.

“Annesine saygı gösteren bir katilin bile kalbinde vicdanlı bazı duygular var demektir. Ve annesini inciten, ona hakaret eden en yüksek kişi bile, adi bir yaratıktan başka bir şey değildir.” derken yazarın bir “katil” ile “yüksek bir kişi” karşılaştırarak vurgulamak istediği nedir? Neden?

Cevap: Katil bile olsa annesine saygı gösteren bir kişinin bile vicdan sahibi olması, en iyi makamlara gelmiş fakat annesine saygı göstermeyen bir kişinin ise adi bir yaratık gibi olması benzetmesi anne sevgisinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Mektupta, Henri’nin babasının iletmek istediği ana düşünceyi göz önünde bulundurarak günümüz yaşantısındaki anne / baba – çocuk ilişkisini değerlendiriniz.

Cevap: Günümüzde anne ve baba çocuk ilişkisi daha sınırlarla kaplıdır.Metinde nasihat verici uyarıcı bir tonlama vardır.Günümüzde sadece şunu yapma bunu yap gibi kısa ve kesin ifadeler vardır.

104. Sayfa

5. ETKİNLİK

Mektup türünün özelliklerini okuyalım. Anladıklarımızın karşısına onay (✓) işareti; aklımızın karıştığı özelliklerin karşısına ise soru işareti (?) yapalım. Soru işareti yaptığımız özellikleri öğretmenimize soralım.

Cevap:

6. ETKİNLİK

Öğretmenimizin söyleyeceği sözlere kulak verelim şimdi. Dikkatle dinleyip düşünelim. Ve şu sorulara yanıt hazırlayalım:

Bu düşünceye katılıyor musun?

Cevap: Cevabı soruya göre veriniz.

Bu düşüncenin katıldığın yönleri neler?

Cevap: Cevabı soruya göre veriniz.

Katılmadığın yönleri neler?

Cevap: Cevabı soruya göre veriniz.

105. Sayfa

7. ETKİNLİK

Kısa öykü yazıyoruz.
“Hata yapabilirim. Fakat gerektiğinde özür dileyecek cesaretim var.”

Şimdi bu sözün desteklendiği kısa bir öykü kurgulayalım. Bu kurguda, öykü kişisi yapmış olduğu hatayı kabul edip özür dileme cesaretini gösterebilsin. Hemen planlayalım kısa öykümüzü… Planımızı ise bir öykü haritası kullanarak yapalım:

Öykünün karakterleri: Ben, ablam, babam
Öykünün geçtiği yer(ler) ve zaman: Zamanı belli değil
Konu: Ev işlerinde babama yardım etmeyerek onu kırmam.
Sorun: Babamı kırmam
Çözüm: Babamdan özür dilemem.

Planımız bitince yazıya dökme aşamasına geçebiliriz. Yazdıktan sonra gözden geçirmeyi de unutmayalım:

Cevap: Babam kış hazırlıkları için eve odun aldı.Odunların odunluğa taşınması gerekiyordu.Ben ise bilgisayarda oyun oynuyordum.Babam beni ve ablamı odun taşıma konusunda yanına çağırdı.Bu odunların taşınması gerektiğini ve kendisine yardım etmemizi istedi.
Ben tamam deyip aldırış etmeden oyun oynamaya devam ettim.Ablam ise odunları taşımaya başladı.Babam bir müddet sonra benim yanıma gelerek bana kızdı ve ablasını örnek gösterdi.Çok utanmıştım. Babamdan özür dileyerek ablama ve babama yardım edip tüm odunları taşıdık.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113 “Bisikletli Postacı” Metni Etkinlik Cevapları

106. Sayfa

BİSİKLETLİ POSTACI

1. ETKİNLİK

Mektup” denince akla ilk neler geliyor? Hızlıca düşünelim ve aklımıza gelenleri dairelere yazalım. Bu çağrışım haritasına gerekirse yeni çizgiler ve balonlar ekleyebiliriz.

2. ETKİNLİK

Öğretmenimizin dinlettiği öyküyü dikkatlice dinledik mi? Peki ya öykü nasıl bitecek? Tahminimizi buraya yazalım.

Cevap: Bir gün sonra postacı yine mektup getirdi.Fakat bu sefer gerçekten de beklediği mektuptu.Mektup Selim’den geliyordu.Selim sürekli olarak çok mutlu olduğunu ve arkadaşlarını özlediğini yazıyordu.Böylece postacıyı daha çok sevmeye başladı.

107. Sayfa

3. ETKİNLİK

Öyküde geçen müzik aletlerini tanıyor muyuz?
Öyküde geçen müzik aletlerini tanıyor muyuz? Adlarını bildiklerimizi kutulara yazalım. Bilmediklerimizi ise arkadaşımızla konuşarak bulmaya çalışalım.

Cevap:

4. ETKİNLİK

Aşağıdaki ifadeleri, hangi durumlarda kullanabileceğimizi zihnimizde kurgulayalım ve karşısına yazalım.

suratını ekşitmek

Cevap: yüzüne, memnun olmadığını belirten bir anlam vermek.

avazı çıktığı kadar bağırmak

Cevap: Çok yüksek sesle bağırmak

başına terslik gelmek

Cevap: Kötü olaylar ile karşılaşmak işlerinin istediği gibi gitmemesi

ağzı kulaklarında olmak

Cevap: çok sevinçli, çok mutlu (kimse)

evirip çevirmek

Cevap: ayrıntılı bakmak

gözlerinin içine güneş doğmak

Cevap: mutlu olmak sevinmek

108. Sayfa

5. ETKİNLİK

Aşağıda “aldatmak” sözcüğünün çeşitli anlamları yer alıyor.

Öyküde çocuk “Mektup bizim mahalleden atılmıştı, postacı beni aldatmıştı” demişti. “Aldatmak” sözcüğünün bu cümledeki anlamını düşünelim. Sonra aşağıdakilerden hangisinin bu anlama karşılık geldiğine karar verip seçelim ve istediğimiz renge boyayalım.

Cevap: Oyalamak, avutmak

6. ETKİNLİK

Metindeki, “En büyük düşüm müzisyen olmaktı oysa” cümlesinde “düş” sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır? Sözlükten bu sözcüğün farklı anlamlarını bulup aşağıdaki çizelgeye yazalım ve sonra o anlamıyla ilgili bir cümle kuralım.

Cevap: Rüya, hayal

Cümlelerim:
1- Benim rüyam doktor olmak.
2- Hayalimdeki ev dağ manzaralı olan.

109. Sayfa

7. ETKİNLİK

Dinlediğimiz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

1- Öykünün ana karakteri olan çocuk, mektubu Selim’in yazmadığını nasıl anlamıştır?

Cevap: Mektup zarfındaki damgada kendi semtinden atıldığını görünce anladı.

2- Çocuk içinden affetmek geçtiği halde, neden affettiğini söylememiş olabilir?

Cevap: Postacının vicdan azabı çekmesini istemiştir.

3- Postacının yaptığı doğru muydu? Sevdiklerimizi mutlu etmek için böyle davranışlarda bulunmalı mıyız? Bu tür davranışların nasıl sonuçlar doğurabileceğini düşünerek yanıtlayalım.

Cevap: Doğru değil.Başkalarının mutlu olması için aldatmaca yapılmamalıdır.Sonucunda gerçekler mutlaka ortaya çıkar.

4- Teknolojiyle birlikte insanların iletişim yolları da değişti. Bu değişimle gelen kısa mesaj, e-posta (elektronik posta), anlık yazışma gibi iletişim yolları ile mektup yazmayı karşılaştıralım.

Cevap: Mektup uzun yazılır ve daha samimidir.Tüm duygu ve düşünceler açık bir şekilde ifade edilir.

110. Sayfa

8. ETKİNLİK

Öğretmenimizin dinlettiği şarkıya kulak verelim (sözleri aşağıda) ve şarkı bitince şu soruların yanıtlarını arkadaşlarımızla paylaşalım:

Bu şarkının konusu nedir?

Cevap: Eşek ve arkadaşlığı

Arkadaşlıklarda haberleşmek ve özlem gidermek için neler yapılabilir?

Cevap: Mektup, İnternet, sosyal medya, telefon.

Şarkı hangi duyguları uyandırıyor?

Cevap: Samimi bir arkadaşlık ve hüzün.

Şarkının düşündürdüklerini, hissettirdiklerini paylaştıktan sonra, biz de uzun zamandır görmediğimiz ve haber almak istediğimiz bir arkadaşımıza, bir tanıdığımıza mektup yazalım.

111-112.Sayfa

Cevap: Sevgili arkadaşım Ali, sana bu mektubu yazmamın nedeni seni çok özleme ve hasret gidermek istemem.Sen buradan gittiğinden beri mahallede farklı bir şey yok tüm arkadaşlarım seni çok özledi.Tabi ben de.. Senin okulun umarım istediğin gibidir.Senin buraya geleceğin günleri sabırla bekliyorum.Sen de bana mektup yazarak kendinden bahsedersen çok mutlu olurum.Hoşçakal..

113. Sayfa

9. ETKİNLİK

Ana dilimizdeki sözcükleri işittiğimizde ya da gördüğümüzde, o sözcüğün kaç parçadan oluştuğunu anlayabilir, onu parçalarına ayırabiliriz. Çünkü her insan doğduğundan bu yana etrafında konuşulan dilin özelliklerini farkında olmadan benimser.

Şimdi bunu birlikte sınayalım:Şimdi bunu birlikte sınayalım:TUZLUK sözcüğünü düşünelim. Bu sözcükle ilgili beynimizdeki sözlüğü kontrol edelim.

1) TUZ sözcüğünü düşününce başka hangi sözcükler geliyor aklımıza?
Tuz, tuzlu, tuzcu …
2) Şimdi aynı şekilde -LUK’u başka nerelerde gördüğümüzü gözden geçirelim:
Buzluk, sosluk, odunluk, bozukluk
İŞTE BÖYLE! Beynimizdeki sözlük, sözcüklerin köklerini ve eklerini ayrı ayrı kaydediyor. Ve bunları gerektiğinde birleştirmemizi ya da ayırmamızı sağlıyor.

SIRA SENDE

Aşağıdaki sözcüklerin hangi parçalara ayrıldığını, bu parçaları başka hangi sözcüklerde gördüğümüzü hatırlamaya çalışalım. İlki, örnek olarak yapılmış. Diğerlerini de biz yapalım.

Cevap:

kitaplık kitap-lık kitap-çı ayakkabı-lık
halıcı halı-cı halı-lar döner-ci
evde ev-de ev-cil okul-da
koşu koş-u koş-mak yaz-ı

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136 “İnsana Saygı” Metni Etkinlik Cevapları

130. Sayfa

İNSANA SAYGI

1. ETKİNLİK
a) Bu etkinlikte tahtadaki anahtar sözcüklerden yola çıkarak grup arkadaşlarımızla birlikte bir konuşma taslağı hazırlayalım.
Anahtar Sözcükler
1. savaş
2. ayrılık
3. göç
4. açlık
5. kayıplar
6. çocuklar
NOT: Bu çalışmayı, herhangi birinizin çalışma kitabında yapabilirsiniz.

Cevap: Savaş çok kötü bir olaydır.Birçok insanın ölmesine, göç etmesine, açlıkla baş başa kalmasına neden olmaktadır.Savaştan en çok etkilenen ise şüphesiz çocuklardır.Savaşlar anne babalarını yada akrabalarını bazen hepsini birden kaybetmektedirler.Savaşın acı yanlarında biri de ayrılıklardır. Akrabalarını geride bırakarak başka yerlere göç edenlerin sayısı oldukça fazladır.

b) Anahtar sözcükleri, grup arkadaşlarımızla tartışarak konuşmamızın ana fikrini ve bu ana fikri destekleyen yardımcı fikirleri belirleyelim ve aşağıdaki şemaya yerleştirelim.

Konuşmanın ana fikri

Cevap: Savaşın Etkileri

Yardımcı fikri 1

Cevap: Savaş bir çok insanın ölmesine neden olmaktadır.

Yardımcı fikri 2

Cevap: Savaş çocukları çok etkilemektedir.

Yardımcı fikri 3

Cevap: Savaş insanların göç etmesine neden olmaktadır.

Yardımcı fikri 4

Cevap: Savaş ayrılık ve kayıplara neden olmaktadır.

c) Bu aşamadan sonra ise konuşmamızı oluşturan düşünceleri sırasıyla sınıf arkadaşlarımızla paylaşalım.

131. Sayfa

2. ETKİNLİK

“Utanç duvarı”, II. Dünya Savaşı sonrasında, Almanya’da Berlin kentini, Doğu Berlin – Batı Berlin olarak ikiye bölen ve aileleri, arkadaşları, dostları birbirinden ayıran bir duvardır. Berlin duvarı da denilen bu sınır duvarı, uzun yıllar “utanç duvarı” olarak anılmıştır.

Okulunuzu yoldan ve çevredeki diğer binalardan ayıran duvarı düşünelim şimdi. Buna da “utanç duvarı” denilebilir mi? Açıklayalım.

Cevap: Hayır denilemez. Utanç duvarı insanları birbirlerinden ayırırken , okul ve diğer duvarlar güvenlik önlemi açısından yapılmıştır.

3. ETKİNLİK

Şair, “Ölüm bin kez bizimle / Nötrona atoma gerek yok” dizelerinde dünya tarihindeki önemli bir olaya gönderim yapmaktadır. Bu olay atom bombasıyla ilgilidir. Bu olayın insanlığa nasıl zararlar verdiğini araştırıp, bu konuda öğrendiklerimizi yazalım.

Cevap: Atom bombası Japonya’ya atılmıştır.Atom bombası yüz binlerce insanın ölmesine, yüz binlerce insanın sakat kalmasına , tüm canlıların yok olmasına neden olmuştur. Etkileri çok uzun yıllar sürmüş, bir çok çocuk engelli doğmuştur.Bitki örtüsü yok olmuştur.

132. Sayfa

4. ETKİNLİK

Şiirde geçen doğulu-batılı, oralı-buralı, ayrı-gayrı, siyah-beyaz İkililerinin şiir içinde kazandığı anlam ilişkilerini kavrayalım.

Bir gün güneş doğmayacak, Doğulu batılı yok.

Bu dizelerde güneşin doğması ile doğu-batı arasında ilişki kurulmuş. Çünkü: güneş doğudan doğar batıdan batar.Fakat bütün insanlara aynı faydayı sağlar.

Gece gündüz olmayacak, İnsanın siyahı beyazı yok.

Bu dizelerde gece-gündüz ile siyah-beyaz arasında ilişki kurulmuş. Çünkü: Siyahi ve beyaz insanlara benzetilmiş.Fakat tüm insanlar eşittir.

Dünya yeni baştan kurulacak, Oralı buralı yok.

Bu dizelerde dünyanın düzeni ile bir yere ait olmak arasında ilişki kurulmuş. Çünkü: Dünya tüm insanların eşit şekilde yaşayacağı bir yerdir.

Aramızda ne çin setdi, ne utanç duvarı, Ayrılık gayrılık yok.

Bu dizelerde duvar ile ayrılık arasında ilişki kurulmuş. Çünkü: tüm insanlar eşittir.Ayrılık gayrılık olmasına gerek yoktur.Hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz.

133. Sayfa

5. ETKİNLİK
Okuduğumuz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

“İnsana Saygı” şiirinin konusu nedir?

Cevap: Hepimiz farklılıklarımıza rağmen insanız fakat eşitiz.

Şiirde yer yer geçen “Bir gün güneş doğmayacak / Gece gündüz olmayacak / Dünya yeni baştan kurulacak / Öldürmeye savaşa yer yok” dizeleriyle genel olarak vurgulanmak istenen nedir?

Cevap: Her insan zaten ölecek.Bunun için insanları öldürmeye gerek yok.Savaşa gerek yok.Dünyaya gelen her insan zaten bir gün ölecek.

İnsanlara siyah-beyaz, doğulu-batılı gibi ayrımcı bir tavırla yaklaşmanın ne gibi sonuçları olabilir? Açıklayalım.

Cevap: İnsanlar arasında ayrımcılık ve buna bağlı olarak çatışmalar, savaşlar ve anlaşmazlıklar olur.

134. Sayfa

6. ETKİNLİK

Savaşın içinde kalan çocuklarla ilgili bir konuşma metni yazalım. Hitap ifadesi ve konu cümlesi yazıldı. Devamını kendi düşüncelerimize göre düzenleyelim. Bu konuşmada savunduğumuz bir görüşümüz ve bunu destekleyen gerekçelerimiz olsun.

Cevap:
Sayın Öğretmenim, Sevgili Arkadaşlarım;

Bu konuşmada size savaşın içinde kalan çocuklardan söz edeceğim,
Savaş tüm insanların zarar gördüğü maddi ve manevi kayıpların yaşandığı, insanlara yakışmayan bir durumdur.Savaşta en çok zararı ise çocuklar görmektedir.Daha küçük yaşlarda annesiz babasız kalmaktadırlar. Onların ruhsal çöküntü yaşadıkları arkadaşlarından evlerinden uzakta yaşamak zorunda kaldıkları bilmedikleri yerlere göç etmek zorunda kaldıkları olumsuz bir durumdur.
Beni dinlediğiniz için teşekkür eder, savaşsız bir dünya dilerim.

135. Sayfa

7. ETKİNLİK

Çoğul ekleri (-lar ve -ler), eklendiği sözcüğün sayıca birden fazla olduğunu göstermektedir. Örneğin çocuklar, inekler, kalemler, silgiler, çoraplar…

NOT: Çoğul eki belirlenirken büyük ünlü uyumuna bakılır. Sözcüğün sadece son hecesindeki ünlü ile çoğul ekinin ünlüsünün büyük sesli uyumuna uyması yeterlidir. Örneğin aletler, okullar, boncuklar, üzümler…

Son hecesinde ince okunan ünlü bulunan ve dilimize başka dillerden giren bazı sözcükler bu kurala uymazlar. Bunlar çoğul ekinin ince yazılan biçimini alırlar. Bu kurala göre aşağıdaki sözcüklere çoğul ekini ekleyelim ve bu tür sözcüklerle ilgili yazım kuralını hatırlayalım.

Cevap:

Hâl

Çoğul Eki Eklenmiş Sözcük: Haller
Sözcük: harf
Çoğul Eki Eklenmiş Sözcük: harfler

Sözcük:sual
Çoğul Eki Eklenmiş Sözcük:sualler

8. ETKİNLİK

Çoğul eki, eklendiği sözcüklere çokluk anlamının dışında farklı anlamlar da katabilir. Bu anlamlar neler olabilir? Örnek cümleyi okuyalım ve çoğul ekinin cümleye kattığı anlamı balonlardan seçip yazalım.

Cevap:

136. Sayfa

9. ETKİNLİK

Aşağıdaki örneklere bakalım:

a. Kırtasiyeden üç kalemler satın aldım.
b. Kırtasiyeden üç kalem satın aldım.

Bu kullanımlardan hangisi daha doğru geliyor?
“b” daha doğru geliyor değil mi?
ÇÜNKÜ Türkçede çoğul ekleri, genellikle söz edilen varlığın sayısı belirtilmeyecekse kullanılır.
Şimdi aşağıdaki boş bırakılan yerlere çoğul eki getirilip getirilmeyeceğine karar verelim.

NOT: Boş bırakılan yere çoğul eki getirilmeyecekse “X” işareti koyalım. Çoğul eki gerekiyorsa ekleyelim.

Cevap:

10. ETKİNLİK

Çoğul eklerinin farklı bir görünümü: Kırk Haramiler, Yedi Cüceler, Üç Silahşörler…

9. etkinlikte, varlığın sayısı belirtilmeyecekse çoğul eki kullanılmayacağından söz edilmişti. Fakat bu
kurala aykırı örnekler de var dilimizde:
ÖRNEKLER
Üç Silahşörler, Kırk Haramiler, Yedi Cüceler, Yedi Göller, Üç Güzeller…

Bu örnekler kural dışında ama hatalı da değil.Bu örnekler kural dışında ama hatalı da değil.

DİKKAT EDELİM!

1. Yukarıda sıralanan bu kullanımların hepsi özel isim.
2. Bu örneklerin hepsinde bir “takım”, “grup” olma; bir “bütün olma” özelliği var. Örneğin Yedi Cüceler için önemli olan onların yedi tane cüceden oluşması değil; yedi cüceden oluşan bir takım olmalarıdır. İŞTE BÖYLE! Takım ruhu, çoğul ekinin bu şekilde kullanılmasına izin veriyor.
Senin aklına gelen böyle örnekler var mı? Düşünelim ve yazalım.

Cevap:
Beş Güzeller
Dokuz Doğuranlar
Altı Sultanlar
Yedi Uyuyanlar

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 329, 330, 331, 332, 333, 334 “Şehir Faresiyle Tarla Faresi” Metni Etkinlik Cevapları

329. Sayfa

1. ETKİNLİK

“Özgür olmak” ne demek? Düşünelim, görseli yorumlayalım.

Cevap: Hür olmak, kendi yaşam alanında serbestçe hareket edebilmek.

“Özgürlük” kavramını farklı kaynaklardan araştıralım.

Cevap: Birinin engellenmeden ya da sınırlandırılmadan istediğini seçebilmesi, yapabilmesi ve hareket edebilmesi durumudur.

Ailemizde ve yakın çevremizdeki insanlara soralım ve kısaca yanıtlamalarını isteyelim. Hatta “tek bir sözcükle” anlatmak isteseler özgürlüğü nasıl anlatırlar, soralım. Aldığımız yanıtları not edelim.

Cevap: Hür olmak, serbest olma, dilediğini yapabilmek gibi cevaplar aldım.

Topladığımız bilgileri ve yanıtları sınıfta arkadaşlarımızla paylaşalım.

Aşağıdaki görselle ilişkili olan noktaları ve görsele ilişkin düşüncelerimizi de belirtelim.

Cevap: Herkesin bir özgürlük alanı vardır ve sınırlıdır.Özgürlük alanı başkasının özgürlük alanının başladığı yerde bitmektedir.

330. Sayfa

2. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili ifadelerle ne anlatılmak isteniyor? Düşünelim. NOT: Altı çizili ifadelerin anlamını cümleden çıkarmaya çalışalım; anlamını tahmin ettiklerimizi sözlükten kontrol edelim. Anlamını çıkaramadıklarımızı sözlükten bulup yazalım!

Cevap:

331. Sayfa

3. ETKİNLİK

Dinlediğimiz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Şiirdeki iki fare nerelerde yaşamaktadır?Şiirden hareketle bu farelerin yaşam yerlerinin özelliklerini belirlemeye çalışalım.

Cevap: Şehir faresi şehirde yaşamaktadır.Tarla faresi ise tarlada köyde yaşamaktadır.

“Ne yemekler, ne yemekler…/ Gitmeyen bilmez şehre.” dizeleriyle köy ve şehir arasında ne gibi bir fark olduğuna işaret edilmiştir?

Cevap: Şehirde yemek çeşitlerinin daha bol olduğu köyde ise yemek çeşitlerinin daha az olduğu.

Fareler yemeği evin hangi bölümünde yiyorlarmış? Bunu şiirdeki hangi dizelerden anlıyoruz?

Cevap: Evin mutfağı olabilir ya da salon olabilir Türk halısı üzerinde yiyorlarmış çünkü.

332. Sayfa

Tarla faresi, yemekte neden rahatsız olur ve nasıl bir karar alır? Tarla faresinin bu davranışının altında hangi sebep yatmaktadır?

Cevap: Ayak seslerinden rahatsız olurlar.Bodruma kaçarlar.Sürekli korku ile yaşamak güzel değil ve yediğin yemekler güzel bile olsa korku ile güzel olmaz ve tadını alamazsın.

Şiirin son bölümünde vurgulanan ve bu şiirle okura iletilmek istenen ana fikir nedir?

Cevap: Huzur ve güven içinde olmak dünyanın en büyük zenginliğidir.

Tarla faresinin düşünceleri mi yoksa şehir faresinin yaşam biçimi mi doğru? Gerekçelerimizle açıklayalım.

Cevap: Tarla faresinin daha doğru. Çünkü huzur ve güven içinde yenen yemek az da olsa daha lezzetli olur.

333. Sayfa

4. ETKİNLİK

Dinlediğimiz metnin türü fabldır (öykünce). Fabllar, sonunda ders verme amacı güden, düşündüren ve genellikle şiir biçiminde yazılan öykülerdir. Fabllara ilişkin daha önce öğrendiğimiz özellikleri anımsayalım ve aşağıdaki özellikleri doğru ifadelerle tamamlayalım.

Cevap:

5. ETKİNLİK

Önce aşağıdaki paragraf özellikleriyle ilgili açıklamayı okuyalım. Bir yazının tümünde olduğu gibi paragrafta da giriş, gelişme ve sonuç bölümleri vardır. Giriş bölümünde konu belirtilir. Bu bölüm, tek cümleden ya da birbirini destekleyen, açıklayan birkaç cümleden oluşabilir. Gelişme bölümünde konu, genellikle düşünceyi geliştirme yollarından yararlanılarak açıklanır. Cümleler arasındaki anlamsal ve dilsel bağlar, zamirler, bağlaçlar ve yinelenen sözcüklerle sağlanır. Sonuç bölümü ise paragrafın özeti niteliğindedir. Vurgulanmak istenen düşünce burada belirtilir. Bu bölümde “demek ki, öyleyse, anlaşılıyor ki” gibi bağlaçlar kullanılabilir.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin aşağıdaki maddesine dayanarak “insan hakları ve özgürlükler” ile ilgili bir paragraf oluşturalım. Oluşturduğumuz paragrafı çalışma kitabının 334. sayfasındaki ilgili alana yazalım.

334. Sayfa

Cevap:

İnsanların dini dili ırkı ne olursa olsun doğduğu andan itibaren hakları vardır.Bu haklar çeşitli kanunlar ile güvence altına alınmıştır.
İnsanların birbirleri ile iyi geçinmeleri kardeşlik duyguları ile bağlanmaları gerekir.Her insan eşit haklara sahiptir.Eşit haklara da sahip olmaları gerekir.
Barış huzur güven ortamının olması için insanların birbirlerine saygı duyması eşit haklara sahip olmaları gerekir.Dünyanın daha yaşanır ve güzel olması eşitlik, adalet gibi kavramların tam anlamıyla işlemesi gerekmektedir.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308 “Siwa’nın Öyküsü” Metni Etkinlik Cevapları

301. Sayfa

1. ETKİNLİK

Bizim, evet bizim… Biz çocukların hakları var. Aşağıda kimi haklara yer verilmiş ancak bazıları eksik. Kısa bir araştırma yapalım, öğrenelim ve tamamlayalım.

Eğitime Erişim Hakkı:

Cevap:

Eğitime Erişim Hakkı: Her çocuğun eğitim görmesi ve fırsat eşitliğinden yararlanması gerekir.

İstismar ve İhmalden Korunma Hakkı: Her çocuk istismardan ve ihmalden korunması gerekir.Bunu hem aileler hem de devlet himaye eder.

Eğlence, Dinlenme ve Kültürel Etkinlikler İçin Zamana Sahip Olma Hakkı: Her çocuk oyun oynama, eğlenme ve kültürel etkinliklere katılma hakkı vardır.

Düşünce ve ifade özgürlüğü: Her çocuk; isteklerini ve düşüncelerini seçtiği bir yolla özgürce açıklama hakkına sahiptir.

302. Sayfa

2. ETKİNLİK

Metni dinlemeden önce aşağıdaki sözcüklerin anlamlarını sözlüklerimizden bakıp öğrenelim.

Cevap:

303. Sayfa

3. ETKİNLİK

Metni dinledikten sonra aşağıdaki altı çizi ifadelerin cümleye kattığı anlamı tahmin etmeye çalışalım. Eğer anlamlarını tahmin etmekte zorlanıyorsak sözlüklerimizden bularak öğrenelim ve sınıfta öğretmenimizin yaptığı açıklamalar doğrultusunda notlarımızda (gerekirse) düzeltmeler yapalım.

Cevap:

304. Sayfa

4. ETKİNLİK

Dinlediğimiz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Siwa nasıl bir ülkede yaşıyordu ve nasıl bir yere gitmek istiyordu?

Cevap: Yoksul bir ülkede yaşıyordu.Başka ülkelere gitmek istiyordu.

Bu planı kimle birlikte yapmıştı?

Cevap: Amcasıyla birlikte.

Bayan X, Siwa’ya nasıl bir söz vermişti? Bayan X, bu sözünü tuttu mu?

Cevap: Bayan X uçak bileti alacak.Siwa’da Bayan X’in evinde yardımcı olacak.Bayan X sözünü tutmadı.

Bayan X’ten sonra Siwa’nın yanında kaldığı Bayan Y, Siwa’ya nasıl davranmıştır? Siwa bu durum karşısında nasıl davranmıştır?

Cevap: Daha kötü davranmıştır.Siwa bu durumda komşunun kapısını çalmış ve durumu polise bildirmişlerdir.

305. Sayfa

Siwa’nın sığındığı genç çift Siwa’nın öyküsünü öğrenince nasıl tepki vermiştir?

Cevap: Bu zamanda hala böyle şeylerin olabileceğine şaşırmışlar.Polise haber vermişler.

Siwa yaşadıkları sonucunda ne yapma kararı almıştır? Ne gibi yenilik ve değişikliklerin olmasını sağlamıştır?

Cevap: Durum yargıya intikal etmiş İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuş ve başka çocuklarında bu durumu yaşamamasını sağlamıştır.

Bugün dünyada hâlâ Siwa’nın yaşadıklarını yaşayan çocuklar var mıdır?

Cevap: Evet hala bu durumda yaşayan çocuklar vardır.

306. Sayfa

5. ETKİNLİK

Bazen yaptığımız eylemlerin önce sonucunu söyleriz ya da başımıza gelen durumu belirtiriz. Ardından da bunu neden yaptığımızı açıklamaya çalışırız. Neden-sonuç biçiminde değil de so-nuç-neden biçiminde kurarız cümlelerimizi. Bu tür cümlelerde açıklama ilişkisi kuran ifadeler vardır.
Aşağıdaki örnekte bunu sağlayan “çünkü” ifadesidir. Aşağıdaki örneği inceleyelim ve diğer cümlelerdeki açıklama ilişkisini kuran ifadeleri bulup neden ve sonuç öbeklerini belirleyelim.

Örneğin; Ankara’yı çok seviyorum çünkü bu şehirde hep güzel anılar biriktirdim.

Cevap:

307. Sayfa

6. ETKİNLİK

Dinlediğimiz metnin anlatım biçimi ile ilgili verilen soruları yanıtlayalım. Yanıtlarımızı arkadaşlarımızla tartışalım.

Dinlediğimiz metinde olaylar sırasıyla anlatılmış ve olayların sunumunda da öyküleyici anlatım kullanılmıştır. Ancak dinlediğimiz bu metinde anlatılanlar kurmaca mıdır (hayali) yoksa gerçek midir?

Cevap:

308. Sayfa

7. ETKİNLİK

İnsanoğlu varoluşundan bugüne doğayı bilmek, doğaya egemen olmak istemiştir. Bu neden…, insan varoluşun doğa… savaşmaktadır.”
Yukarıdaki cümlede kimi sözcükler çıkarıldı. Cümlede sözcüklerin arasındaki anlam ilişkisinin, anlamsal ilginin kurulamadığı görülmektedir. Şimdi cümleyi tamamlayalım; bakalım aşağıdaki sözcükler anlamı tamamlamada bizlere yardımcı olacak mı?Boşluklara şu sözcükleri getirerek cümleleri anlamlı biçimde tamamlayalım:
-dan beri / ile / kadarBu cümleden hareketle edatların diğer adıyla ilgeçlerin özelliklerini belirlemeye çalışalım:

Cevap:

Şimdi aşağıdaki cümlelerde edat var mı yok mu, bulalım:

“Ancak, ülkesindeki başka pek çok kişi gibi Siwa da yoksuldu ve başka ülkelere gidip gezecek parası yoktu.”

Cevap: Ancak

“Bayan X ile yapılan anlaşmaya göre kadın Siwa’ya bir uçak bileti alacak, Siwa da bu biletin parasını çıkarıncaya kadar Bayan X’in evinde kalıp işlerinde aileye yardımcı olacaktı.

Cevap: göre, kadar

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 372, 373, 374, 375 “Tema Değerlendirme” Metni Etkinlik Cevapları

372. Sayfa

A. Yan yana sunulan iki metni sırayla okuyunuz. Daha sonra aynı konunun iki metinde farklı
şekilde anlatılışını gözlemleyiniz. Verilen çalışmaları yapınız.

Cevap:

373. Sayfa

4. Birinci ve ikinci metinde yazarlar, araştırma merakını anlatırken hangi yolları seçmişlerdir? Karşılaştırınız. (tanımlama, örnekleme, karşılaştırma, sayısal veri kullanma vb.)

Cevap:

B. Sınıf arkadaşlarınızla oluşturacağınız küçük gruplarla “Sağlıklı beslenme” konulu bir sunum çalışması yapınız. Bu çalışma sırasında aşağıda verilen noktaları göz önünde bulundurunuz:

Araştırma için, kütüphaneden ve çevrim içi kaynaklardan yararlanınız.
Sunum için video ve görsellerden yararlanalım ve sunum programı kullanınız.
Sunumu 10 dakikayı geçmeyecek biçimde planlayınız.
Sunum için önceden deneme yapınız (sınıf arkadaşlarımıza nasıl hitap edeceğiniz; hangi cümleleri ve sözcükleri seçeceğiniz; sunumu nasıl bitireceğiniz vb. konularda).
Sunum sonrasında gelen soruları yanıtlamaya hazır olunuz.
Gelen soruları not alınız ve birkaç dakika düşüncelerinizi toparladıktan sonra yanıt veriniz.

C. Edat, bağlaç ve ünlemlerle ilgili aşağıdaki çalışmaları yapınız.

Cevap:

374. Sayfa

Ç. Aşağıdaki metni yazma ilkelerine göre değerlendiriniz. Metnin verilen ilkelere uyup uymadığını gerekçelendirerek yazınız.

Cevap:

D. Aşağıdaki soruların doğru yanıtlarını işaretleyiniz.

1. Yukarıdaki grafik, çocuklar için yazılan kitapların konularının dağılımını göstermektedir. Grafikteki değerler bilim kurgu, doğa sevgisi, macera ve vatandaşlık görevleri konularına ilişkindir. En çok macera, en az da vatandaşlık görevleri konuları işlendiğine göre grafikle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A. Macera, çocuk yazarlarınca çokça tercih edilmektedir.
B. Vatandaşlık görevleri, doğa sevgisinden daha sık işlenmektedir.
C. Bilimkurgu ve doğa sevgisinin işlenme oranı birbirine yakındır.
D. Vatandaşlık görevleri en az işlenen konudur.

Cevap: B

375. Sayfa

2. Aşağıdaki cümlelerde yer alan betimlemelerden hangisi, diğerlerinden farklı bir duyu organıyla algılanabilir?
A. Güneşin yakıcılığı tenimizi sıyırıp geçiyordu.
B. Havada uçuşanları ilgiyle seyrettik.
C. Yerde bir eski bir kilim seriliydi.
D. Dükkânda tarihi saatler satılıyordu.

Cevap: A

3 ve 4. soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Sevgi, hayata bakışımızı değiştirir. Sevgi dolu insan yalan söylemez, ikiyüzlü olmaz, kötülük düşünmez. Dünya, sadece sevgiyle güzelleşir. Dostluklar, sevgiyle kurulur. Aile sevgiyle daha sıkı bağlanır. Sait Faik de bir öyküsünde; “Dünyayı güzellik kurtaracak; bir insanı sevmekle başlayacak her şey.” demiştir.
3. Paragrafta, anlatılan düşünceyi desteklemek için aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
A. karşılaştırma B. tanık gösterme C. örnek gösterme D. tanımlama

Cevap: B

4. Metnin iletisi aşağıdakilerden hangisi olamaz?
A. Sevgi, insanlar arasında bağ kurmanın en temel yoludur.
B. Dünyanın daha yaşanılır olması sevgiye bağlıdır.
C. Sevgisiz insan, tek başına ayakta kalır.
D. Sevgi, insanları olumsuz davranışlardan uzaklaştırır.

Cevap: C

5. “Kadar” sözcüğü aşağıdakilerin hangi tümcede diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?
A. O da benim kadar üzgün.
B. En geç saat 5’e kadar görüşmeliyiz.
C. Bugüne kadar hep sabrettim.
D. Bolu’ya kadar kar devam etti.

Cevap: A

6. Aşağıdaki tümcelerin hangisinde bağlaç kullanılmıştır?
A. Sen bana göre daha titizsin.
B. Tilki gibi kurnaz bizim bakkal.
C. Suskun değil, aksine çok konuşkan.
D. Oh, hava ne güzel!

Cevap: C

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 137, 138, 139, 140 “3. Tema Değerlendirme” Etkinlik Cevapları

137. Sayfa

A. Aşağıdaki metni okuyup verilen soruları yanıtlayınız.

Metinde yazarın anlattıkları gerçek midir? Yoksa gerçekmiş gibi mi kurgulanmıştır? Bunu nasıl anlarız?

Cevap: Gerçekmiş gibi kurgulanmıştır.Yazar baykuşun kiracı olmasından, tavşanların şaşırmasından, hayvanların zannetmesinden bahsetmektedir.

Gerçek öykülerle, yazarların kurguladığı öyküleri nasıl ayırt ederiz?

Cevap: Gerçek olaylar olması muhtemel olan yaşanabilir olaylardır.Kurgu ise gerçekte olması mümkün olmayan yazarın hayal dünyasının eserleridir.

Öyküde anlatılanların kurgu olduğunu metindeki hangi ifadelerden anlıyoruz?

Cevap: Buna en çok şaşanlar tavşanlar oldu!,karargâha dönüştürmüşlerdi.,Bütün ordugâh bozguna uğradı ve kuyruk havada, bütün o küçük beyaz tavşancıklar, haydi fundalığa.,Beni görünce şaşıranlardan biri de, yirmi yıldan beri değirmende oturan, birinci katın kiracısı, düşünür tavırlı, yaşlı ve korkunç bir baykuş oldu.

B. Yukarıda verilen metindeki altı çizili sözcüklerin geçtiği cümleleri işaretleyiniz. Cümleleri bir kez daha okuduktan sonra aşağıdaki soruları yanıtlayınız.

1. “Değirmen”ler ne işe yarar? Nasıl yerlerdir?

Cevap: Buğday öğütülen, un yapılan yerlerdir.İçinde kocaman yuvarlak taşlar olan, bu taşların dönmesi arasına sıkışan buğdaylar ezilerek un olurlar.Su, elektrik yada hayvan gücü ile çalışırlar.Kırsal alanlarda olurlar.

2. “Kökü kurumak” deyimini hangi durumlarda kullanırız? Örnek verebilir misiniz?

Cevap: Yok olmak, kaybolmak, sinirlendiğimiz zamanlarda kullanırız.Örneğin ” Sincapların kökü kurudu sanki hiç görünmüyorlar”

3. “Karargâh” ve “ordugâh” sözcükleri neyi çağrıştırmaktadır? Bu sözcüklerdeki “gâh” eki, sözcüklere nasıl bir anlam katmaktadır?

Cevap: Askeri terimleri çağrıştırmaktadır. Gah eki merkez, yer, zaman anlamlarında kullanılmaktadır.

4. Tavşanlar, “fundalığa” kaçıştılarsa; fundalık nasıl bir yer olabilir? Funda nedir?

Cevap: Funda kısa boylu bitkilerin, çalılıkların bir kısmıdır.Fundalık gizlenmeye elverişli sık ve kısa boylu çalılıklardır.
5. Kurşun rengi, nasıl bir renktir? Hangi renklerin karışımı olabilir? Tarif edebilir misiniz?

Cevap: Siyah ve beyaz renklerinin karışımıdır.Siyahtan açık beyazdan koyu gri rengine çalan bir renktir.

138. Sayfa

C. Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Daha sonra bu şiire başlık bulup, bulduğunuz başlığın şiirin içeriği ile uyumunu değerlendiriniz.

Cevap: Küçük Zerdali Ağacım

Ç. Aşağıdaki masala iki cümle daha ekleyiniz. Daha sonra masala eklediğiniz cümlelerde geçen sözcükler üzerinde ek ve kök bilgisi çalışması yapınız.

Cevap:

Bir zamanlar huysuz mu huysuz bir kirpi varmış. En azından orman halkı onun huysuz olduğunu düşünürmüş. Çünkü sürekli surat asar, kiminle karşılaşsa hep yakınır, yanına kim gelirse gelsin hemen tostoparlak olur, kabarır, dikenlerini sivriltirmiş. Bu kirpinin bu huysuzlukları onun arkadaşsız kalmasına neden olmuş.

D. “Etkili ders çalışma” konulu bir yazma çalışması yapınız. Yazma süreciniz bir haftaya yayılacak. Süreçte şu konularda dikkatli olunuz.

YAZMA SÜRECİ:

• Konuyu belirleyiniz.
• Bu yazıda neyi, hangi görüşü savunacağınızı belirleyiniz (ana fikir).
• Konu hakkında araştırma yapınız (kütüphane ve çevrim içi kaynak tarama).
• Taslak metni oluşturmaya başlayınız.
• Taslak metnin ilk paragrafında amacınızı ifade ediniz.
• Kaynak taramasından elde ettiğiniz bilgileri taslak metinde kullanınız.
• Görüşlerinizi, gerekçeler oluşturarak destekleyiniz.
• Sonuç bölümünde savunduğunuz görüşü vurgulayınız.
• Metne bir başlık belirleyiniz.
• Yazdıklarınızı okuyup, gözden geçiriniz.

139. Sayfa

E. Aşağıdaki soruların doğru yanıtlarını işaretleyiniz.

1. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olmaya en uygundur?
A. Hiç şüphesiz bu niteliklerin hepsi bir kişide bulunmaz.
B. Böyle çocuklarda dikkat eksikliği görülür.
C. Ancak bir çocuğun kalem tutabilmesi için belli bir yaşa gelmesi gerekir.
D. Okuma, eğitimin temelidir.

2. Yukarıdaki şiirin konusu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ilgili olamaz?
A. Sevgi B. Barış C. Üstünlük D. Dostluk

ŞİMDİ
3. Önemli işlerimizi ertelemeyi severiz. Bazılarımızda bu, tembellikten ve ihmalden çok mükemmellik aşkıdır. O işi önemine göre gerekli geniş zamana bırakırız. Yarını bugünden daima daha uygun varsaymaktan doğan bu masumluğun cezası o işin asla yapılamamasıdır.
Yaşadıkça anlarız ki ne yapmak istiyorsak, ne yapabileceksek şimdiden başlamalıyız. Ancak şimdiye hâkimiz. Çünkü hayat birbirinin peşi sıra geçen şimdilerin toplamıdır. Her kaybolan şimdi bir daha gelmemek üzere geçip gitmiştir.
Yukarıdaki metnin türü aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A. Öykü B. Deneme C. Masal D. Makale

140. Sayfa

1. Bu kitabı ben de beğendim.1. Bu kitabı ben de beğendim.
2. Bizim mahallede herkes yardımsever.
3. Arka sokak da kazılacakmış.
4. Dosya arkadaşımda kalmış.
Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangi ikisinde “de” hâl ekini almış bir sözcük vardır?
A. 1 ve 2 B. 3 ve 4 C. 1 ve 3 D. 2 ve 4

5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde hâl (durum) eklerinden birini almış bir sözcük yoktur?
A. Ninem, uzun uzun çocukluğunu anlattı.
B. Belediye park yapmak için çalışıyormuş.
C. Kadıncağız aylarca kızından haber alamadı.
D. Ufuk, kiraz ağacının tepesine kadar çıktı.

6. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük hâl eki almıştır?
A. Masayı bahçeye çıkaralım, diyorum.
B. Sanatçının hayatı hakkında pek bilgimiz yok.
C. Ünlü yazarın kitabı 5. baskısını yapacakmış.
D. Yine kalemi kaybolmuş.

7. Aşağıdakilerden hangisinde, çoğul eki cümleye “yaklaşık” anlamı katmıştır?
A. Yarın teyzemlere gidelim.
B. Beyefendiler sizi bekliyorlar.
C. On yaşlarında bir çocuğu arıyormuş.
D. Babam gelince dünyalar benim oldu.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 195, 196, 197, 198 “Tema Değerlendirme” Etkinlik Cevapları

195. Sayfa

A. Aşağıdaki soruların yanıtlarını Genel Ağ’da arama yaparak bulunuz.

1. Kâğıdı, hangi uygarlık icat etmiştir?

Cevap: Kâğıt, M.Ö. 105 yılında Çin’de imparatorun danışmanı olarak görev yapan T’sai Lun adında bir saray mensubu tarafından icat edildi. T’sai Lun Ağaç kabukları, bez parçaları ve diğer lifli malzemeleri özlü ve yumuşak bir hamur haline gelinceye kadar dövüp, elde ettiği hamuru geniş bir tekne içinde suyla karıştırarak ilk mekanik odun hamurunu elde etti. Daha sonra gözenekli bir kalıbı, hamurun içine daldırılıp yukarıya kaldırıldığında, su gözeneklerden süzülerek aşağıya akıyor, kalıbın yüzeyinde lifli bir tabaka kalıyordu. Bu tabaka bambudan yapılmış çerçevelerde gerilerek kurutuluyordu. Üzerinden el yapımı silindirlerle geçilerek kullanıma hazır hale geliyordu.

Anahtar Sözcükler: Kağıdı ilk kim buldu?

Genel Ağ Adresi: ilkkimbuldu.com/

2. Aşağıda sözü edilen kişi kimdir?

Cevap: Sabiha Gökçen

Anahtar Sözcükler:İlk kadın savaş pilotu

Genel Ağ Adresi: m.bianet.org/

196. Sayfa

B. Metni okuyalım ve aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

1. “Küçük kardeş ise savaşmaktan, ülkeler ele geçirmekten yana değilmiş.” cümlesinden yola çıkarak “bir şeyden yana olmak ya da olmamak” ifadelerinin anlamlarını, kendi cümlelerinizle açıklayınız.

Cevap: Taraf olmak, desteklemek.

2. Yazarın bu metni oluşturma amacı ne olabilir? Okura ne söylemek istemektedir?

Cevap: İnsanları ünlü yada değerli yapan şey insanlara faydalı oluşları ile ilgili olması.

3. Büyük hakan, sizce nasıl bir yol izleseydi o da unutulmaz bir hakan olabilirdi?

Cevap: İnsanlara faydası olan işler yapsaydı o da unutulmaz biri olurdu. Edison gibi.

4. Metnin türü nedir? Bu türün özelliklerini nasıl yansıttığını metinden örnekler vererek açıklayınız.

Cevap: Doğa üstü olaylar var.Bin yıl sonra geri dirilmeleri gibi o yüzden MASAL.

5. Metnin ana fikri nedir?

Cevap: İnsanların kaba kuvvetle kazandıkları ün geçici, insanlara faydalı işler yaparak kazandıkları ün ise kalıcı olur.

C. gelecekte mutlaka olacak.” ya da “…..’nın, gelecekte mutlaka olmasını isterdim.” konulu bir paragraf oluşturunuz. Yazmadan önce aşağıdaki soruları okuyup, yanıtlarını düşününüz.

İcat edilmesinin olanaksız olduğunu düşündüğünüz herhangi bir cihaz, teknolojik ürün ya da günlük yaşamı kolaylaştıracak bir alet, giysi, araç-gereç vb. var mı?

Cevap: Zaman Makinesi
Keşke icat edilmiş olsaydı dediğiniz bir ürün var mı?
Cevap: Zaman Makinesi
Sizin icat etmek istediğiniz ve insanlığa büyük bir katkı sunacağını düşündüğünüz bir ürün var mı?
Cevap: Işınlanma
“Bugün henüz icat edilmedi ancak gelecekte mutlaka icat edileceğini düşündüğüm gibi bir ürün oiacak/ölmasını isterdim.” dediğiniz bir şey var mı?
Cevap: İnsanların bireysel olarak uçmasını sağlayacak alet.

İnsanların bireysel olarak uçmaları mutlaka olacak ya da ileride bunu tasarlayacaklar.Çünkü artan araç sayısı, trafiğin çekilmez hale gelmesi, yolların yetersiz kalması insanların evden uçarak işe gitmelerini sağlayacak bir aletin yapılmasına neden olacaktır diye düşünüyorum.

197. Sayfa

Ç. Aşağıdaki soruların doğru yanıtlarını işaretleyiniz.

1. Aşağıdaki sözcüklerle anlam ilişkisi bakımından üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır?
A. eli sıkı B. eli açık C. eli bol D. cömert

2. Bahar babasından bir cep telefonu istemektedir. Ancak annesi, yaşının çok küçük olması nedeniyle buna karşıdır. Sonunda Bahar, ısrarlarıyla telefonu aldırmayı başarır. Bunun üzerine annesi öfkeyle “Babanın ağzından girip burnundan çıktın” der. Bahar, annesinin ne demek istediğini bir türlü anlayamaz. Bahar’ın bu deyimi anlayabilmesi için deyimin aşağıdakilerden hangisi ile açıklanması gere’ kir?
A. her şeyi kabul etmek B. hiç uğraşmadan elde etmek C. türlü yollarla birini bir şeye razı etmek D. istediğini rahatça elde etmek

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmemiştir?
A. Ayşe, sırrımızı saklayamadı; ağzında bakla ıslanmıyor.
B. Kardeşi üniversiteyi kazandı, dünyalar onun oldu.
C. Kulak kesilmiş, bütün dikkatiyle arkadaşını dinliyordu.
D. O adama güvenmiyorum; onun ipiyle kuyuya inilmez

4. “Bir şeye üstünkörü bakmak” anlamına gelen deyim aşağıdakilerden hangisidir?
A. göz atmak B. göz değdirmek C. göze girmek D. göz yummak

5. Hayvan Sevgisi
İnsan gelişiminde hayvanların, bitkilerin özellikle de evcil hayvanların katkısı sanıldığından daha çoktur. Çocuğun zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimi bir bütünlük içinde tamamlanır. Çocuk önce kendini ve kendi dışındaki dünyayı beş duyusu ile algılar, algıladıklarını da taklit ederek, onlarla karşılıklı ilişkiye girerek öğrenir. (…) Kuşkusuz ki çocuk, yaşadığı dünyayı doğasıyla, bitkisiyle, hayvanları ile bir bütün olarak algılayacak ve kabullenecek; bu da onun hem birey olarak daha mutlu olmasına, hem de sosyal bir varlık olarak daha saygılı, daha verici olmasına yardımcı olacaktır.Metinde öncelenen anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
A. tartışma B. açıklama C. öyküleme D. betimleme

198. Sayfa

6. Arkadaşlarınıza sınıfta bir konuşma gerçekleştireceksiniz. Konuşmanıza başlarken aşağıdaki sözlerden hangisiyle başlayabilirsiniz?
A. Dinlediğiniz için hepinize çok teşekkür ederim.
B. Şimdi de konuşmam da “özgürlük” kavramına değineceğim.
C. Sevgili arkadaşlar, sizlere “bilim insanlarının özellikleri” hakkında bilgi vereceğim.
D. Anlattıklarımı, örneklendirmem gerekirse…

7. Berna – Ben bilgisayar kullanmayı bilmiyorum.
Deniz – Bir kursa yazılsana.
Berna
Deniz – Akşamları gidebilirsin.
Berna – Bu kadar şeyi aynı anda nasıl idare edebilirim?
Bu karşılıklı konuşmada boş bırakılan yere, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A. Bu saatten sonra mı? B. Tüm gün işte oluyorum. C. Kendime güvenmiyorum. D. Utanıyorum bu yaştan sonra.

8. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde iyelik eki almış bir sözcük vardır?
A. Bu fidanı, Bahadır’la dikmişti. B. Onu en yakın sırdaş olarak biliyordu. C. Mikrofonu aldı ve herkesi ağlattı. D. Babam, kapının önünde bekliyordu.

9. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi farklı bir yapım eki almıştır?
A. Satıcıya parasını vermemiş. B. Vericiden sinyal alınamıyormuş. C. O bereyi köşedeki örgücüden aldım. D. Lütfen ama kırıcı oluyorsun.

10. İnsanlar (1), canım insanlar,
Işıklar, güneşler hep sizin için.
Sizinle anlamlı (2) yıldızlar, deniz.
Sizinle bölüşür sevinci kuşlar.
Siz varsınız, korkunç değil Karanlığı (3) gecelerin (4)…
(İlhan GEÇER)
Yukarıdaki dizelerde numaralanmış sözcüklerden hangisi bir varlığın kime veya neye ait ol duğunu bildiren bir ek almıştır?
A. 1 B. 2 C. 3 D. 4

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179 “Velcro Cırt Cırt” Metni Etkinlik Cevapları

173. Sayfa

1. ETKİNLİK

Günlük yaşamımızda kullandığımız, bizlere kolaylıklar sağlayan herhangi bir gereksinimimize çözüm olan bir buluş seçelim. Örneğin; bulaşık makinesi ya da bir toplu iğne, bir denizaltı ya da bir düğme… Dilediğimizi seçebiliriz. Bu buluş, nasıl ortaya çıkmış, kim bulmuş, bu fikir nasıl gelişmiş, hangi zorluklarla karşılaşmış? İlk denemede mi başarılı olmuş? vb. soruların yanıtlarını bulmaya çalışalım ve sınıfta arkadaşlarımızla paylaşalım.

Buluşun adı nedir?

Cevap: Fermuar

Kim bulmuş?

Cevap: Gideon Sundback

Ne zaman bulunmuş?

Cevap: 1913

Çıkış noktası nedir?

Cevap: Çantaların giysilerin kapanıp açılması gereken yerlerin kolaylıkla açılıp kapanması için.

Bugün hala kullanılıyor mu? Yoksa değişerek ve dönüşerek başka bir biçime dönüşmüş mü?

Cevap: Hala kullanılıyor.Değişim yok.

Bu buluş ne işe yarıyor?

Cevap: Kıyafetlerin, çantaların, çizmelerin ve daha birçok eşyanın sürekli açılıp kapanması gereken yerlerini kolaylıkla açmak ve kapatmak için.

174. Sayfa

2. ETKİNLİK

Aşağıdaki sözcüklerin anlamını sözlüklerimizden bakıp yazalım.

Cevap:

mikroskop: Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet

evrilmek: Bir biçimden başka bir biçime doğal olarak dönmek

ilmek: Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik

kanca: Bir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk

endüstri: Sanayi

şerit: Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası

rulo: Dürülerek boru biçimi verilmiş deri veya kâğıt tomar

tekel: Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum, inhisar, monopol

patent: Buluş belgesi

taklit: Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma

piyasa: Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar

175. Sayfa

3. ETKİNLİK

İnsanlığı bugüne taşıyan en önemli buluş acaba hangisi? Bir liste hazırlayalım. Bu listenin başlığı “İnsanlık Tarihindeki En Önemli On Buluş” olsun. Ardından bu listedeki buluşlardan birine ilişkin arkadaşlarımıza küçük bir sunum yapalım.

Cevap:

İnsanlık Tarihindeki En Önemli On Buluş

1. Yazı
2. Ateş
3. Tekerlek
4. Pusula
5. Barut
6. Elektrik
7. Telefon
8. Bilgisayar
9. Teknolojik uydu
10. İnternet

Ateş: Ateşin bulunuşu insanlık tarihinin en önemli buluşlarından biridir.Hem ısınmak hem de madenleri eritmek ve en sonunda tüm motorların yapımında ateşin önemi çok önemlidir.teknoloji ateşten sonra hızlanmıştır.

4. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

İsviçreli mühendis G. de Mestral doğadaki hangi bitkiden esinlenmiştir ve bunu ilk ne zaman fark etmiştir?

Cevap: Dulavrat otundan esinlenmiştir. Köpeğini gezdirdikten sonra köpeğinin tüylerine ve pantolonuna yapıştığını görünce sinirlenmiş ama sonra bundan faydalanmanın yollarını aramış.

176. Sayfa

G. de Mestral bitkinin hangi özelliklerini kullanmayı ve kumaşlara aktarmayı düşünüyor?

Cevap: Bitki tohumunun üzerinde bulunan kanca şeklindeki uzantıları.

G. de Mestral’in Velcro buluşunun başarılı bir girişim olarak piyasada tutunma sürecindeki olayları sırasıyla yazınız.

Cevap:

– 10 yıl boyunca boş zamanlarında deneyler yaptı.
– Fransa’nın Lyon kentine gitti ve burada bir dokuma fabrikası ile anlaştı.
– Patent başvurusu yaptı.
– Amerika’ya döndü.
– Uzay ve kayak giysilerinde buluşunu denedi.
– Çocuk giyim üzerinde denendi.
– Çok satmaya başladı.
– Patenti yenilemeyi unuttu.
– Çin ve Güney Kore’de taklitleri yapılmaya başladı.
– 100 milyon doların üzerinde gelir elde etti.
– Günümüzde birçok alanda kullanılmaktadır.

Metne göre bir buluşun ortaya çıkış süreci nasıl oluyor, buluşun gerçekleşmesinde ne gibi etmenler etkili olabiliyor? Bir buluşun ortaya çıkmasında “şans” ya da “tesadüf” etmenleri etkili olabilir mi?

Cevap:

Evet tesadüf olabilmektedir. Fakat düşünce ve çok çalışma buluşu ortaya çıkarmaktadır.

Metinde anlatılan buluşu (cırt cırtı) günlük yaşamınızda kullanıyor musunuz? Hangi ürünlerde ve nerelerde kullanıldığını görüyorsunuz? Yararlı yönleri nelerdir?

Cevap:

Evet özellikle ayakkabı bağcığı yerine, kıyafetlerde, çantalarda, cüzdanlarda kullanmaktayım.Yararı dikiş gerektirmeyen ve kolay kullanımlı olmasıdır.

177. Sayfa

5. ETKİNLİK

Kişiler, duygu ve düşüncelerini dile getirirken amaçlarına uygun olan anlatım biçimlerini belirlerler.

Şimdi ‘‘Velcro – Cırt Cırt” adlı metnin oluşturulma yöntemini düşünelim. Yazar bu metni aşağıdaki yollardan hangisini seçerek oluşturmuş olabilir? Doğru açıklamanın karşısına onay (✓) işaretini koyalım; diğerlerine çarpı işareti koyalım.

Cevap:

178. Sayfa

6. ETKİNLİK

Yapım eklerinin türlerini anımsayalım. Aşağıdaki sözcüklerin öncelikle köklerini belirlemeye çalışalım. Bu köklerin isim mi yoksa fiil kökü mü olduğunu seçelim. Ardından da bu köklere gelen eklerin hangi tür yapım ekleri olduğunu belirleyelim.

Cevap:

179. Sayfa

7. ETKİNLİK

Cırt cırt adlı buluşu tanıtan bir gazeteci olalım.

Şimdi bir yazı yazalım ve yazımızda G. de Mestral’in buluşunu ilgi çekici bir biçimde anlatalım. Buluşun çarpıcı yönlerini, sağladığı kolaylıkları ve ne gibi alanlarda kullanılabileceğini vurgulayalım.
Yazımızda, düşüncelerimizi nedenleriyle birlikte sunalım, Yazımızı giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine dikkat ederek oluşturalım.
İlgi çekici görsellerle destekleyelim.
Genel Ağ ortamında yaptığımız araştırmamızda elde ettiğimiz bilgileri kendi cümlelerimizle aktaralım. Ancak hangi kaynaklardan yararlanmışsak bunları da kaynak olarak belirtmeyi unutmayalım.
Bu tanıtıcı haber metnine çarpıcı ve ilgi çekici bir başlık koymayı unutmayalım, Noktalama ve yazım kurallarına dikkat edelim.

Cevap:

HAYATIMIZ KOLAYLAŞTIRAN CIRT CIRT

Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız ve bize basit gelen cırt cırt aslında hayatımızı çok kolaylaştıran bir üründür. Cırt cırt’ı bulan Velcro aslında bu ürünü bulabilmek ve geliştirebilmek için hayatının büyük bir bölümünü bun adamıştır.
Spor ayakabılarımızda, çantalarımızda hırka ve kabanlarımızda göğsümüzdeki isimliklerde, cüzdanlarımızda ve daha bir çok alanda cırt cırtı kullanmaktayız. Aslında bu ürünün değerini kullandığımız alanlarda olmadığını düşünerek daha iyi anlayabiliriz.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157 “Eşekli Kütüphaneci Mustafa Amca” Metni Etkinlik Cevapları

EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ MUSTAFA AMCA

150. Sayfa

1. ETKİNLİK

Yenilikçi ve girişimci kimlikleri tanıyalım.

Bilim, sanat, spor, edebiyat, teknik, tıp vb. alanlarda Türk toplumunun gelişmesine katkıda bulunmuş kişilerden birini seçelim, sınıfta tanıtmak üzere hazırlayalım.

Birkaç öneri:

Aziz Sancar, Hidayet Türkoğlu, Suna Kan, Nuri Bilge Ceylan, Semih Saygıner, Zeynep Ton, Kenan Sofuoğlu , Orhan Pamuk, Fazıl Say, Cahit Arf, Mehmet Öz, Yaşar Kemal

Cevap: Hidayet Türkoğlu

Hidayet Türkoğlu, 19 Mart 1979 tarihinde İstanbul/Bayrampaşa’da doğdu.Bayrampaşa İlköğretim Okulu’nda öğrenci olduğu yıllarda, basketbol’la tanıştı. O yıllarda ağabeyinin basketbol antrenmanlarında, antrenörler onu keşfederek okul takımına aldılar.15 yaşına kadar Özel Çavuşoğlu Koleji’nin hem okul hem de kulüp takımında basketbol oynamayı sürdürdü. Ardından Efes Pilsen Spor Kulübü’ne transfer oldu. Takımda oynarken Özel Çavuşoğlu Koleji’nde eğitimi devam etmekteydi. Bu dönemde okul takımında birçok başarı elde etti.Efes Pilsen A takımında oynadı.Sacramento Kings takımına 1. tur 16. sıradan seçilmesini sağladı. Böylece NBA’ye en iyi dereceyle seçilen ilk Türk unvanına sahip oldu.2001–2002 senesinde NBA çaylaklar All-Star kadrosuna seçildi.2010 yılında Türkiye’de gerçekleştirilen Dünya Basketbol Şampiyonasında milli takımda yer aldı. Türkiye basketbol takımı şampiyanoda Dünya İkincisi oldu.26 Ekim 2016 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul’da Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı seçildi.

2. ETKİNLİK
Söz varlığımızı geliştirelim.
Aşağıdaki sözcüklerin anlamlarını bulup birer cümle içinde kullanalım.

Cevap:

aydınlık

Sözcüğün Anlamı:karanlık olmayan, ışıklı (yer).
Kurduğum Cümle: Sabah güneş doğunca ortalık aydınlandı.

mecra

Sözcüğün Anlamı:bir olayın doğrultusu, bir işin gidişi.
Kurduğum Cümle:Bu işin sonu hangi mecraya varacak?

sıçramak

Sözcüğün Anlamı:ayaklarla birdenbire ve güçlü bir biçimde yeri teperek hızla yukarıya ya da ileriye atılmak.
Kurduğum Cümle: Çekirgeler çok uzağa sıçrıyorlar.

girişim

Sözcüğün Anlamı:bir işi yapmak üzere eyleme geçme, bir işe girişme, başlama.
Kurduğum Cümle:Girişimci olmak iş bulmak için yeterli bir nedendir.

temin etmek

Sözcüğün Anlamı:bulup getirmek, elde etmek, sağlamak.
Kurduğum Cümle: Defterlerimi komşudan temin ettim.

151. Sayfa

3. ETKİNLİK

Söz varlığımızı geliştirelim.

2. etkinlikte verilen sözcüklerin dışında, metinde anlamını bilemediğimiz başka sözcükler varsa not edelim. Sözlükten anlamlarını bulup yazalım.
Cevap:

Semer: at, katır gibi hayvanların sırtına yerleştirilerek üzerine binilen ya da yük bağlanan, iskeleti ağaçtan yastık.

4. ETKİNLİK

Türkçenin kullanım olanaklarını tanıyalım.

Güzel göz çok iyi bir formül bulur.

Yanıt: Fikir

Hayat mecmuasında bir yazı yayımlanır.

Yanıt: Dergi

152. Sayfa

5. ETKİNLİK

Söz varlığımızı zenginleştirelim.

Metindeki “Yöre kadınlarını kütüphaneye nasıl çekerim?” cümlesinde “çekmek” hangi anlamda kullanılmıştır?Metindeki “Yöre kadınlarını kütüphaneye nasıl çekerim?” cümlesinde “çekmek” hangi anlamda kullanılmıştır?

Cevap: bir şeyi bir yerinden tutarak kendine ya da herhangi bir yöne doğru yürütmek, sürüklemek.
Benim Kurduğum Cümle: Ayşe beni kalabalıktan çekti.
bir yerden bir başka yere taşımak, götürmek.
Cümlem: Buğdayları tarladan çekti.
germek.
Cümlem: Lastiği bana doğru çekti.
soluğuyla içine almak.
Cümlem: Havayı burnundan çekti.

6. ETKİNLİK

Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün girişimlerini özetleyelim.

Cevap:

– Kitapları taşımak için eşek bulmak.
– Kitapları taşımak için sandık yapmak
– Kitapları eşek ile köylere götürmek.
– Katır ve at kullanmak.
– Kadınları kütüphanelere çekmek için dikiş nakış makinesi almak.
– Bakanlığın katkıları
– Özel girişimcilerin katkıları
– Kadınlar için kütüphane günü yapmak.
– Kadınların kütüphanelere gelmesi.

153. Sayfa

7. ETKİNLİK

Okuduğumuzu anladık mı?

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Mustafa Güzelgöz kitaplara bekçilik yapmaktan neden rahatsızdır? Bunun için ne planlar?

Cevap: Kitapların okunması ve insanların faydalanması gerekir.Fakat kitaplara bekçilik yapmak kendisini rahatsız etmiştir. Kitapları başkalarına ulaştırmak buluşturmayı planlar.

Mustafa Güzelgöz, gezici kütüphane projesi için nasıl bir hazırlık yapar?

Cevap: Sarp köylere gitmek için eşek ve buna sandıklar planlar.

Mustafa Güzelgöz, kadınları kütüphaneye çekmek için nasıl bir yol izlemiştir? Bu çözüm yolu işe yaramış mıdır?

Cevap: Kadınlar için ayrı bir kütüphane günü hazırlar.Sadece kadıların gideceği günde dikiş makineleri alarak kadınların dikiş kursu diye gelerek kitaplar ile buluşmalarını sağlar.İşe yarayan bir plandır.

154. Sayfa

Mustafa Güzelgöz’ün yaptıklarını okuduktan sonra kendi hayatınız için nasıl bir ders çıkarabilirsiniz?

Cevap: Durup başkalarından bir şeyler beklemek yerine harekete geçmek ve planları uygulamak gerekir.

Türkiye’de kitap okuma oranları oldukça düşük. Bu oranı artırmak için sizin projeniz ne olurdu?

Cevap: Medyada daha fazla kitap okumaya yönelik yayın yapılması gerekir.

155. Sayfa

8. ETKİNLİK

Belirtme ekiyle iyelik ekini ayırt edelim.

a) Aşağıdaki sözcüklerin yanındaki noktalı yerlere uygun iyelik eklerini getirelim.

ÖRNEK: Kapı-m sizlere her zaman açıktır. (1. tekil kişi iyelik eki)

Cevap:

Bizim türküler-imiz söyleniyor Anadoluda.
Babam burada değilmiş.
Gözlerin çok güzelmiş.

b) Aşağıdaki sözcüklere “-t,-i, -u,-ü”ekleri getirilmiştir. Bu eklere örnekteki gibi belirtme hâl eki ve iyelik eki görevi vererek anlamlı cümleler oluşturalım.

Cevap:

çay – ı

Belirtme hal eki: çay – ı yine unuttum soğumuş.
İyelik eki: çay – ı bitmiş, tekrar istiyor.
kalem – i

Belirtme hal eki: Kalem-i okulda unuttum.
İyelik eki: Kalem-i kırılmış haberi yok.

yüz – ü

Belirtme hal eki:Yüz-ü gördünmü?
İyelik eki: Yüz-ü ekşimiş.

kuş – u

Belirtme hal eki: Kuş-u daldan aldım.
İyelik eki: Kuş-u artık uçamıyor.

gül – ü

Belirtme hal eki: Gül-ü seven olmaz mı?
İyelik eki: Gül-ü kurumuş.

156. Sayfa

9. ETKİNLİK

İlgi ve iyelik eklerini kavrayalım.

Aşağıdaki cümlelerde ilgi ve iyelik eklerinin yer aldığı ifadelerin altını çizelim. Ardından yandaki kutuya ifadeyi yazıp ekleri belirtelim (Hangisinin ilgi, hangisinin iyelik eki olduğunu gösterelim.).

Hep birlikte oturduk ve bir gezi planı hazırladık.

Cevap: gezi plan – ı: iyelik eki

Sevenin hâlinden sevenler anlar. → seven -in > ilgi eki

Mustafa Güzelgöz ve eşeğini hatırlatmak için… → eşeğin -i > iyelik eki

Nezih, konuya bakış açısıyla bizleri şaşırttı. → açıs -ı > iyelik eki

Firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım. → firmanız -ın > ilgi eki

Mustafa’nın eşeği Yüksel yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir. → Mustafa’nın > ilgi eki

Mahallenin afacanları, kapımıza türlü türlü oyuncaklar, eşyalar bırakmış. → mahallen-in > ilgi eki

Haftaya tatile çıkacağımız için seyahat hazırlıklarına başladık. →

Tüm Kapadokya çok üzülür, kendi adının verildiği sokakta küçük bir müze yaparlar. → adın-ın > ilgi eki

Suzan, çalışma hayatına olduğu kadar arkadaşlık ilişkilerine de özen gösterir. → ilişkiler -i > iyelik eki

157. Sayfa

10. ETKİNLİK

Bir başarı öyküsü yazalım.

Öğretmenimizin izlettiği filme odaklanalım ve film bitince aşağıdaki soruların yanıtlarını önce sınıfta arkadaşlarımızla paylaşalım (Filmi izlerken bu soruların yanıtlarını düşünelim ve gerekli notları defterimize yazalım.).

Bu filmin konusu nedir?

Cevap: İzlediğiniz filme göre yapınız.

Filmdeki kişi, nerden/neyden ilham almıştır? Başarılı olmuş mudur?

Cevap: İzlediğiniz filme göre yapınız.

Bulunan bu fikirle neler sağlanmıştır? Bu fikrin katkıları neler olmuştur?

Cevap:İzlediğiniz filme göre yapınız.

Siz de buna benzer bir girişimde bulunacak olsanız ne yapmak isterdiniz? Sizin de buna benzer düşünceleriniz, planlarınız var mı?

Cevap:İzlediğiniz filme göre yapınız.

♦ Arkadaşlarımızın yanıtlarını da dinledikten sonra filmde izlediğimiz kişinin başarı öyküsünü arkadaşlarımıza, dinleyicilere anlatıyormuş; onlarla söyleşiyormuş gibi yazalım. Tıpkı okuduğumuz metinde olduğu gibi filmde izlediğimiz girişimcinin de başarı öyküsünü bir metne dönüştürelim.

Cevap:İzlediğiniz filme göre yapınız.

♦ Yukarıdaki sorular odağında metnimizin planını oluşturalım. Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinde neler yazacağımızı belirleyelim. Planımız bitince yazıya dökme aşamasına geçebiliriz. Yazdıktan sonra gözden geçirmeyi de unutmayalım.

Cevap:İzlediğiniz filme göre yapınız.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255 “Küçük Prens” Metni Etkinlik Cevapları

248. Sayfa

1. ETKİNLİK

“Küçük Prens”te geçen bazı sözcükler ve sözcük grupları, farklı anlam boyutlarına işaret ediyor. Bunları keşfedelim.“Küçük Prens”te geçen bazı sözcükler ve sözcük grupları, farklı anlam boyutlarına işaret ediyor. Bunları keşfedelim.

a) “Balta girmemiş ormanlar” Yazar, “balta girmemiş ormanlar” derken ne tür ormanlardan söz etmektedir?

Cevap: İnsanlar tarafından tahrip edilmemiş, bu ormanlar sık ağaçlar olan, doğal konumunu korumuş ormanlardır.

Bir ormana balta girmemişse başka neler de girmemiştir? Ve orada nasıl bir yaşantı vardır?

Cevap: İnsanlar girmemiş, evler yapılmamış, orada sadece bitkiler ve hayvanlar vardır.Oradaki yaşam doğal bir yaşamdır.

b) “Derin derin düşünmek” Yazar, “derin derin” düşünmekten söz ediyor. “Derin derin” başka neler yapılabilir?

Cevap: Nefes alınabilir, uyumak.

c) “Derin”in kaç anlamı var? “Derin’’in geçtiği cümleye göre anlamını karşısına yazalım.

Cevap: 2
uzun uzun engin ve detaylı
Dibi ağzından, yüzeyinden ya da cephesinden uzak olan.

249. Sayfa

2. ETKİNLİK

a) “Olmadı değil” derken…
Yazar, “coğrafyanın bana yararı olmadı değil” dediğinde, ne söylemek istiyor? Neden?
a) Coğrafyanın bana yararı olmadı.
b) Coğrafyanın bana yararı oldu.

Yazar neden, “yararı oldu” demek yerine “yararı olmadı değil” demeyi yeğlemiştir? Açıklayalım.

Cevap: Ondan da faydalandığını belirtmek için.

b) Zeki, aklı başında, kavrayışlı…
Yazar, soldaki cümlelerde geçen zekâsı parlak, kavrayışlı, aklı başında sözleriyle nasıl bir kimseden söz ediyor? Açıklamamızı boş bırakılan bölüme yazalım.
Yazara göre, zekâsı parlak bir kimse, yazarın gösterdiği resme bakınca ne söylemelidir?

Cevap: Fil yutmuş bir boa yılanı.

Buna göre, “aklı başında kimse”, resimden mi söz etmelidir; yoksa iş hayatı, politika vb. konulardan mı? Neden?

Cevap: Politika iş hayatı oyun v.s

250. Sayfa

3. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Cevap: Fil yutmuş bir boa yılanı.

Büyüklerin çocuğun çizdiği resimleri anlamaya çalışıp, onun resim yapmasını önemsediklerini söyleyebilir miyiz? Neden?

Cevap: Hayır söyleyemeyiz.Çünkü herkes resmin şapka olduğunu sandı.

Çocuk, çizdiği resimler anlaşılmayınca ve büyüklerin tepkisi üzerine ne yapmaya karar verir?

Cevap: Pilotluk yapmaya karar vermiş.

Sizce büyükler çocuğun resim yapmasına haklı bir tepki mi gösterdi? Neden?

Cevap: Evet gösterdi.Belli ki resim yeteneği yok ve yetenekli olacağı başka alanlara yönelmesi gerekir.

251. Sayfa

Büyükler, çocuğun resmini anlamaya çalışıp onu cesaretlendirmiş olsalardı, çocuğun hayatında neler değişirdi?

Cevap: Çocuk yetenekli olmadığı halde resim yeteneğini geliştirebilir yada yeteneksiz olduğu için yanlış mesleğe yönelir ve başarısız olurdu.

Bu öykü size ne hissettirdi? Kendi hayatınızla ilgili çağrışımlar yaptı mı? Bir gün böyle bir olay yaşarsanız nasıl davranırsınız?

Cevap: Yeteneklerimin farkına varıp ona göre hareket ederdim.

4. ETKİNLİK

Küçük Prens” adlı metinde yazarın ara sıra yakındığını (sitemli veya şikâyet eder bir hâli olduğunu) sezinliyoruz.

a) Metinde yakınma anlamı çıkardığımız ifadelerin altını çizelim.

Cevap: “Böylelikle altı yaşımda bana parlak bir gelecek sunan resim sanatından vazgeçtim.”

b) Yakınmayı hangi cümlelerden sezdiğimizi bulup aşağıya yazalım.

Cevap: “Böylelikle altı yaşımda bana parlak bir gelecek sunan resim sanatından vazgeçtim.”

252. Sayfa

5. ETKİNLİK

Aşağıda “Küçük Prens” adlı metinden alınan cümleler var. Bu cümlelerde altı çizili sözcüklere dikkat edelim ve soruyu yanıtlayalım:

SORU: Bu cümlelerde “onlar” ile kimden söz edilmektedir?

“Büyükler hiçbir şeyi tek başlarına anlayamıyorlar, durmadan açıklamalar yapmak da çocuklar için sıkıcı oluyor doğrusu.

Yanıt: Büyükler

“Büyükler arasında bir sürü yıl geçirdim, çok yakından tanıdım onları.

Bu örneklerden yola çıkarak, “onlar” sözcüğünün ne işe yaradığını açıklayabilir miyiz?

Yanıt: Büyükler kelimesi yerine geçmektedir.İşaret zamiridir.

Metinlerde önceki cümlelerde geçen kişileri ve varlıkları başka hangi sözcüklerle anabiliriz?

Cevap: Bunlar, şunlar,onlar ,o bu, şu

6. ETKİNLİK

Bağlaçlar, neyi bağlar? Aşağıdaki parçalarda geçen altı çizili sözcüklerin cümleye kattığı anlamı yazalım.

Cevap:

253. Sayfa

7. ETKİNLİK

Kişiler, duygu ve düşüncelerini dile getirirken amaçlarına uygun olan anlatım biçimini belirlerler. Şimdi “Küçük Prens” adlı metni düşünelim. Yazar bu metni aşağıdaki yollardan hangisini seçerek oluşturmuş olabilir? Doğru açıklamanın karşısına onay (✓) işareti diğerlerine çarpı işareti (X) koyalım.

Cevap:

8. ETKİNLİK

Aşağıdaki metinlerin hangi anlatım biçimleriyle oluşturulduğunu (öyküleyici, açıklayıcı, tartışmacı, betimleyici) belirleyelim ve karşısına yazalım.

Cevap:

254. Sayfa

9. ETKİNLİK

Bu çalışmada başımızdan geçen veya bir tanıdığımızın başından geçen bir olay hakkında yazı yazacağız. Yazımızda şunlara dikkat edelim:

Cevap:

255. Sayfa

10. ETKİNLİK

9. etkinlikte taslağını çıkardığımız öyküyü yazıya geçirelim. Taslakta planladığımız her şeyi buraya aktarmalıyız.

Cevap: HAZİNE AVI

Geçen yaz tatilinde ailem ile birlikte bir sahil kasabasına tatile gittik. Bu tatil kasabasına neredeyse her yaz gidiyorduk. Orada yaşayan bazı arkadaşlar edinmiştim. Bu nedenle orayı çok seviyordum.
Tatil için gereken hazırlıkları tamamlayıp yola çıktık. Yarım gün sonra ayırttığımız sahil kulübesindeydik. Yemek yiyip uyuduk. Ertesi gün denize girdik. Buraya geldiğimi arkadaşlarıma nasıl bildiririm diye düşünüyordum. O sırada arkadaşım Denef’i gördüm.
-Heyyy! Denef!
-Aaaa! Selim! Sen misin? Ne zaman geldiniz?
Denef elinde bir kayık küreği ile koşarak geldi. Birlikte kumsalda yürüdük ve bir sene boyunca yaptıklarımızı konuştuk. Diğerlerini bir an önce görmek istediğimi söyledim. O da yarın hep birlikte
güzel oyunlar oynayabileceğimizi söyledi. Arkadaşlarım sene boyunca burada yaşadığı için biraz denizden uzaktaydılar. Gün sonunda nasıl bir oyun oynayabileceğimizi düşündüm. Her zaman korsancılık
oynardık. Bu sefer hazine bulma oyunu oynamamız gerektiğine karar verdim. Bu eğlenceli olurdu. Resim defterimden bir sayfa koparttım. Bazı ağaç resimleri çizdim. Tehlike anlamına gelen kuru kafaları
rastgele yerlere çizdim. En sonunda sayfanın sağ üst köşesine bir sandık çizdim. Güzel düşlerle uykuya daldım.
Ertesi gün kahvaltıdan sonra deniz girdim ve bir ağacın dibinde Denef ve diğerlerini beklemeye başladım. Arkadaşlaırmı yolun başından gördüm. Denef, Mustafa, Çisil ve Berk. Biz her yaz buluşup
oyunlar oynayan beş arkadaştık. Birbirimizle hasret giderdikten sonra onlara hazine haritamı gösterdim. Ben onların lideri olacaktım. Yapmamız gereken şey hazineyi bulmaktı. Bunun için bu haritayı
kullanmamız gerekiyordu. Ben elimde harita ve başımda bir bandana ile öncen yürüyordum. Arkamda arkadaşlarım vardı. Kendimizi rolümüze kaptırıyorduk:
-Efendim, bu haritadan üvey kardeşinizde de olduğu doğru mu?
-Evet, yıllar önce bu hazinenin iki haritası yapıldı. Biri bende diğeri de kardeşimde. İkimiz de hazinenin peşindeyiz.
-Neden birlikte aramıyorsunuz?
-Çünkü o aynı zamanda benim denizlerdeki düşmanım. Hazineyi ondan önce bulmalıyım.
Bu gülünç replikleri büyük bir ciddiyetle söylüyorduk. Güneşin batmaya başladığını fark etmedik bile. Hava kararmıştı. Kalabalık olmayan bu yerde bir yürüyüş yolunun yakınındaydık. Bir yanımızda az ağaçlı bir arazi vardı.
Denizi görememek beni biraz korkutuyordu. Ama yakınlarda olmalıydı, değil mi? Sonunda Berk;
-Selim, biz kaybolmadık değil mi?
-Tabii ki hayır.Haritamız bize yardımcı olacaktır.
Çisil ve Denef birbirlerine baktılar. Defne:
-Bu garip rolü devam ettirmen kaybolduğumuz anlamına geliyor.
-???
Kaybolduğumuzu itiraf etmek beni zorladı. Yine de durum boydu. Ağır ağır yürüyerek etrafımıza bakıyorduk. Her yer kapkaranlıktı. Kasaba çarşısının ışıkları daima yanardı. Buna rağmen onları görmek
mümkün değildi. Gerçekten bu kadar uzaklaşmış mıydık? Yürüyüş yolunu takip etmeyi teklif ettim. Sonuçta yoldu. Yollar bir yere varmak içindi. Yapmamız gereken şey denizi görmekti. Denizde kulübeler
olurdu. Ancak yürüdükçe sanki hiçbir yere varamıyorduk. Sonunda yolun sonunda hafif bir ışık belirdi. Yanıp sönüyor gibiydi.
-Bu ışık deniz fenerinin ışığı olmalı.
Adımlaırmızı hızlandırdık. Garip bir şey vardı. Deniz fenerinin ışığı bize yaklaşıyordu! Hayır, bu deniz feneri değildi.
Korkuyla geri dönmek için hamle yaptık. O sırada bir yaprak hışırtısı ve çatırdama duyuldu.
-Hiçbir yere gidemezsiniz? Sizi zar zor buldum zaten.
Mustafa “Sen de kimsin?” diye bağırdı. Eli fenerli adam “Sen artık babanı da tanıyamıyorsun” dedi. Gerçekten Mustafa’nın babası Ahmet amcaydı. Meğer ailelerimiz biz dönmeyince korkmuş ve
bir araya gelmiş. Bizi her eyrde aramışlar. Mustafa amca da burayı iyi bildiğinden buraya gelmiş ve bizi bulmuş.
Geçen tatilde başımıza gelen bu tuhaf ve korkutucu olaydan sonra bir daha asla bilmediğimiz bir yere büyüğümüz olmadan gitmemeye karar verdik.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 335, 336, 337, 338 “Tema Değerlendirme” Metni Etkinlik Cevapları

335. Sayfa

1. Yukarıdaki metnin konusu nedir?

Cevap: İsimlerimiz ve isimlerimizin nasıl konduğu.

2. Metne göre, çocuklara kimler, nasıl ve ne zaman ad vermektedir? Siz adınızı seviyor musunuz, anlamını biliyor musunuz? Adınızı değiştirmek ister miydiniz?

Cevap: Aile büyükleri anneler babalar isim koymaktadır.Genellikle çocuk doğmadan önce ya da doğduktan sonra isim konmaktadır.Hayır adımdan memnunum.

3. Yazarın metinde ileri sürdüğü ve savunduğu görüş nedir?

Cevap: Çocuklar kendi adlarını kendiler koyabilse.

4. Yazar, anlatım yollarından ağırlıklı olarak hangisini kullanmıştır? (tanımlama, örnekleme, karşılaştırma, sayısal veri kullanma vb.)

Cevap: Tanımlama ve örnekleme.

336. Sayfa

5. Yazarın metin aracılığıyla bize iletmek istediği ana fikir nedir?

Cevap: Çocukların kendi adlarını takabilme hakkı ve çocuklara verilecek isimlere dikkat etmek gerektiği.

6. Metinde geçen deyim ve atasözü var mı? Bulup, yazınız; anlamlarını açıklayınız.

Cevap: “Yiğit, adıyla anılır”

B. “Dünya vatandaşı olma” konulu bir sunum çalışması yapmanız gerekiyor. Öncelikle bu kavramın ne demek olduğunu araştırınız. Bu tür bir vatandaş olmak, hangi özelliklere sahip olmayı gerektirir, düşününüz.

Sunum hazırlığı için aşağıdaki basamakları uygulayınız.

Araştırma için, kütüphaneden ve çevrim içi kaynaklardan yararlanınız.
Sunum için video ve görsellerden yararlanınız ve sunum programı kullanınız.
Sunumu 10 dakikayı geçmeyecek biçimde planlayınız.
Sunum için önceden deneme yapınız (sınıf arkadaşlarınıza nasıl hitap edeceğiniz; hangi cümleleri ve sözcükleri seçeceğiniz; sunumu nasıl bitireceğiniz vb. konularda).
Sunum sonrasında gelen soruları yanıtlamaya hazır olunuz.
Gelen soruları not alınız ve birkaç dakika düşüncelerinizi toparladıktan sonra yanıt veriniz.

C. Aşağıdaki tanımların hangi metin türlerine ait olduğunu bularak noktalı yerleri tamamlayınız.

Cevap:

Ç. Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Bağlaç olarak kullanılan yi bulunuz; “de”nin yanlış yazıldığı cümleleri düzelterek defterinize yazınız.

Cevap:

337. Sayfa

Cevap:

D. Aşağıdaki soruların doğru yanıtlarını işaretleyiniz.

Cevap:
Yukarıdaki dizelerde dile getirilen duygular aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A. korku- üzüntü B. yalnızlık – pişmanlık C. sevgi – umut D. karamsarlık – özlem

Cevap: C

2. “Çok titiz bir adam, tüm ödevleri büyük bir titizlikle inceliyor. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen yeni öğretmenimiz olan bu adam, adeta ”
Yukarıdaki paragraf bir deyimle tamamlanmak istense aşağıdakilerden hangisi en uygun deyim olur?
A. pireyi deve yapıyor B. ince düşünüyor C. kılı kırk yarıyor D. atlı kovalıyor

Cevap: C

3. Aşağıdaki sözcüklerden anlam ilişkisi bakımından üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır?
A. gücenmek B. tutulmak C. kırılmak D. bozulmak

Cevap: B

4. “Kadar” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde diğerlerinden farklı anlamda kullanılmıştır?
A. O da benim kadar sevinçliydi.
B. En geç saat 3’e kadar görüşmeliyiz.
C. Bugüne kadar hep sabrettim.
D. Ankara’ya kadar kar devam etti.

Cevap: A

338. sayfa

5. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın ilk cümlesi olamaz?
A. Bu yüzyılın en belirgin özelliği, bilginin hızla çoğalmasıdır.
B. Ünlü yazar, 1935 yılında Bursa’da doğdu.
C. Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir cennet gibi bir ülkedir.
D. Bu konudaki düşüncelerinin herhangi bir dayanağı olmadığını görebilirsiniz.

Cevap: D

6. Elif, “herşey, bir şey, herkez, birtakım, yalnış, yalnız, hoş görü ve kirpi” sözcüklerini yazılışlarına göre doğru-yanlış tablosuna yerleştirecektir.

Cevap: her şey
herkes
yanlış
hoşgörü

Buna göre Elifin tabloya yerleştirmesi gereken yazımı yanlış sözcükler aşağıdakilerden hangisidir?
A. bir şey, birtakım, yalnız, kirpi.
B. herşey, birtakım, yalnış, hoş görü.
C. herkez, yalnız, hoş görü, kirpi.
D. herşey, herkez, yalnış, hoş görü.

Cevap: D

7. Aşağıdaki yargılardan hangisinin nedeni belirtilmemiştir?
A. Bugün seninle gelemeyeceğim, başım ağrıyor.
B. Çok minik olduğu için elleri, büyük kitapları tutamıyor.
C. Ben beni bildim bileli bu kız benden pek hoşlanamaz.
D. Uykusuzluktan otobüse biner binmez dalmışım.

Cevap: C

8. “Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım biçimiyle yazılan yazılara denir.” Yukarıdaki tanımın doğru tamamlanabilmesi için boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
A. Fıkra B. Makale C. Biyografi D. Deneme

Cevap: D

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 207, 208, 209, 210, 211 “Bayram Mektubu” Metni Etkinlik Cevapları

207. Sayfa

1. ETKİNLİK

Aşağıdaki şarkı sözlerini izleyerek öğretmenimizin dinlettiği şarkıya kulak verelim. Haydi eşlik edelim.

BUGÜN BAYRAM

Sen gittin gideli
İçimde öyle bir sızı var ki
Yalnız sen anlarsın
Sen şimdi uzakta
Cennette meleklerle bizi düşler ağlarsın

Bugün bayram erken kalkın çocuklar
Giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kır çiçekleri
Üzmeyelim bugün annemizi

Sen yaz geceleri yıldızlar içinde
Ara sıra bize göz kırparsın
Sen soğuk günlerde kalbimi ısıtan en sıcak anısın

Bu gün bayram çabuk olun çocuklar
Annemiz bugün bizi bekler
Bayramda hüzünlenir melekler
Gönül alır bu güzel çiçekler

Barış MANÇO

208. Sayfa

2. ETKİNLİK

Biraz sonra “Bayram Mektubu” isimli şiiri dinleyeceğiz. Şiiri dinlerken şunları yapalım:

Arkamıza yaslanalım ve kendimizi rahat hissettiğimiz bir biçimde oturalım.
Gözlerimizi kapatalım; şairin bu şiiri yazarken hangi duygular içinde olabileceğini düşünelim.
Şiirde vurgulanan ana duyguyu hissetmeye çalışalım.
Kendimizi şairin yerine koymaya çalışalım.
Şiirde söylenenlerle kendi deneyimlerimizi birleştirerek şiiri anlamlandıralım.

3. ETKİNLİK

Dinlediğimiz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Şair, annesinin neleri özlüyor olabileceğini düşünüyor? Bunları şiirin hangi dizelerinden anlıyoruz?

Cevap:
Bayramlık elbiselerini, annesinin onu öpüp okşamasını, şaire elbise giydirmeyi, saçını taramayı özlüyor olabileceğini düşünüyor.
O küçük ayakkabımı, mendilimi, ipek kravatımı.
Elbet kucağına alıp beni doya doya,
“Ne kadar da büyümüş evladım?” diye
Öpüp okşayasın gelmiştir.
Elbisemi giydirmek, saçımı taramak istemişsindir.

Şiirde vurgulanan ve şiirin tamamında hissedilen ana duygu nedir?

Cevap: Hasret-özlem

209. Sayfa

Şiirin başlığı ile şiirin içeriği uyumlu mudur? Yanıtını açıklamalı olarak yazalım.

Cevap: Biraz uyumlu.Çünkü mektubun içi daha çok özlem içermektedir.Oysa bayram mektubu biraz daha özlem ile beraber sevinç de taşımalıydı.

Bayram sabahları neler yapılır? Büyüklerin, dostların bayramlarda beklentileri nelerdir? Bu soruları düşünerek bayram gelenekleriyle ilgili bildiklerimizi, gördüklerimizi anlatalım.

Cevap: Bayram sabahları annelerin babaların elleri öpülerek bayramlaşılır.Onlar da bizlere harçlık verirler.Kahvaltılar yapılır temiz ve yeni elbiseler giyilir.Misafirler gelir ya da bizler bayramlaşmaya gideriz.Büyükler bizlerden ellerini öpmemizi ve bayramlaşmamızı bekler.

4. ETKİNLİK

Aşağıda “Bayram Mektubu” adlı şiirde geçen bazı sözcükler bulunuyor. Bu sözcüklerin anlamını biliyorsak bir cümle içinde kullanalım. Bilmiyorsak sözlükten bulup karşısına yazalım.

Cevap:

210. Sayfa

5. ETKİNLİK

Aşağıdaki çizelgede şiirde geçen kimi sözcüklerle ilgili deyimler yer alıyor. Bu deyimlerin anlamlarını tahmin edip karşılarına yazalım.

Cevap:

6. ETKİNLİK

Şair şiirde rüzgardan haber sormuşsundur derken neyi vurgulamak istiyor? Açıklayarak yazalım.

Cevap: Çok özlediğinden dolayı esen rüzgarların bir haber getirebileceğini düşünmek.Çünkü rüzgarlar devamlı eserek bir yerden başka yere gidebilmektedir.Çocuğun oradan esen rüzgar belki de memleketine kadar gelmiştir.Umutsuzca bir umut beklemek anlamına da gelebilir.

211. Sayfa

7. ETKİNLİK

Kökleri ve ekleri ayırt edelim; işlevlerini anlayalım.

a) Aşağıdaki yönergelere göre çizelgeyi dolduralım.

Cevap:

b) “Evli” ve “evcil” sözcükleri ortak bir köke (ev) sahip olmalarına rağmen ayrı sözcüklerdir. Aynı ortak köke sahip olan “evi, evim, evde” vb. de aynı sözcüklerdir. Bu farkı anlatan ve bu sözcüklerin de içinde geçtiği kısa bir açıklama yazısı yazalım.

Cevap: Türkçede kullanılan bazı ekler vardır ki bu ekler kelimenin anlamlarını değiştirebilir.Bazıları ise anlamını değiştirmez.Örneğin ev köküne sahip ama aldığı ekle anlamı değişen ekler vardır.ev-cil,ev-li gibi.Bunlara yapım eki denir.Çekim eklerinde ise kelimenin anlamı değişmez.Örneğin ev-i, ev-im gibi.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 212, 213, 214, 215, 216 “Hey Gidinin Efesi” Metni Etkinlik Cevapları

212. Sayfa

1. ETKİNLİK

Biraz sonra okuyacağımız metnin adı, “Hey Gidinin Efesi”. Bu başlığı düşünelim ve metnin konusunun ne olabileceğiyle ilgili tahminlerde bulunalım.

Daha sonra tahminimizi nereden/nasıl çıkardığımızı açıklayalım:

Cevap: Bu metnin konusu halk oyunu ya da efeler hakkında olabilir. Başlık ta geçen efe kelimesinden bunu anladım.

2. ETKİNLİK

Aşağıda “Hey Gidinin Efesi” adlı metinde geçen ve anlamları karışık olarak verilen sözcükler yer alıyor. Sözcükleri anlamlarıyla eşleştirelim.

Cevap:

213. Sayfa

3. ETKİNLİK

Ders kitabımızı açalım ve “Hey Gidinin Efesi” adlı metni inceleyelim. Metinde paragraflar numaralandı. Bu numaraların olduğu paragrafların konusunu ve o paragrafta özetle ne anlatıldığını aşağıda boş bırakılan kısımlara yazalım. Daha sonra metnin tümünün konusunu ve ana fikrini belirleyelim.

Cevap:

Metnin konusu ve ana fikri

Cevap:

214. Sayfa

4. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Yazar, zeybek oyununda yöreden yöreye farklılık gösteren özelliklerden söz etmektedir. Bu farklılıkları hangi başlıklar altında ele almaktadır?

Cevap: Çalgılar, kıyafetler, yöre, figür

Yazar, oyunun değişiklik göstermeyen yönlerinden de söz etmektedir. Bunlar nelerdir?

Cevap: Ama hiç değişmeyen şey, zeybek oyununun o ağır ve erkekçe havasıdır. Öyle titrek hareketler, kırılıp dökülmeler, zeybeğin ruhuna aykırı kaçar.

Metnin tamamını değerlendirdiğimizde yazarın zeybek oyunu hakkında aktarmak istediği temel düşünce nedir?

Cevap: Gerçekte, bu bin bir çeşit zeybek oyununun ortak özelliği her birinin bir hikâyeden, bir inanıştan yola çıkmış oluşudur.

215. Sayfa

5. ETKİNLİK

Bu etkinlikte grup arkadaşlarımızla aşağıdaki yabancı kökenli sözcüklerin Türkçe karşılıklarını bulmamız ve Türkçe karşılığının geçtiği bir cümle kurup sınıf arkadaşlarımıza söylemeniz gerekiyor. Haydi, iş başına!

Cevap:

dizayn -tasarım
e-mail – e-posta
online – çevrimiçi
doküman – belge
link – ilişim
part time – yarı zamanlı
ekstra – ek
objektif – nesnel
sempatik – sıcakkanlı

1- Bu yeni araç tasarım harikası.
2- Bana gelen e-postaları kontrol ettim.
3- Çevrimiçi oyunları sevmiyorum.
4- Bu belgeleri zamanında yetiştirmem gerek.
5- Sitedeki bir ilişimi tıkladım.
6- Okuldan sonra yarı zamanlı çalışıyorum.
7- Çayın yanında ek olarak kraker de verdiler.
8- Olaylara nesnel bakmak gerekir.
9- Ayşe benden daha sıcakkanlı bir insan.

216. Sayfa

6. ETKİNLİK

Aşağıda “Hey Gidinin Efesi” adlı metinde geçen deyimleri ve anlamlarını görüyoruz. Bu deyimlerin geçtiği kısa bir öykü planlayalım.

Aykırı kaçmak :Uygun gelmemek, ters gelmek.
Kırılıp dökülmek :Kibar görünmeye çalışmak.
Yakışık almamak :Yerinde olmamak, uygun düşmemek.

Öykünün unsurlarına ve bu öyküyü hangi olay üzerine kuracağımıza karar verelim ve öykümüzü yazalım. Öykü bittikten sonra yazdıklarımızı gözden geçirmeyi unutmayalım.

Cevap:

Öykünün konusu: Aykırı Kaçmak
Öykünün karakterleri: Ayşe, Aslı, Ayşe ve Aslının anneleri.
Öykünün geçtiği yer ve zaman: Geçmiş zaman Aslı ve Ayşe’nin evi.

Ayşe her gün ders çalışmaya arkadaşı Aslı’nın evine gidiyordu.Bir müddet sonra annesi Ayşe’ye her gün Aslı’lara gitmesinin yakışık almayacağını onun da bize gelmesini söyledi.Ayşe ise bu durumu Aslı’ya anlattı.Aslı diğer gün Ayşe’lere gelmeden önce kırılıp döküldü.Bir müddet sonra ise Aslı’nın annesi “Her gün gidip gelmeyin bu durum aykırı kaçar” dedi.Ondan sonra her gün olmasa bile ara sıra gidip gelmeye başladılar.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206 “Yedi İklim Dört Bucakta Rehberimiz Evliya” Metni Etkinlik Cevapları

200. Sayfa

1. ETKİNLİK

Aşağıdaki ön ve arka kitap kapağı görüntülerini inceleyelim.

Şimdi kapaktaki bilgilerden yararlanarak şu sorulara yanıt verelim:

Bu kitabın konusu ne olabilir?

Cevap: Evliya Çelebi’nin gezileri ve bu gezilerdeki gördükleri yerler hakkında şaşırtıcı ve eğlendirici bilgiler.

Bu kitabın türü nedir? Roman, öykü, anı, gezi, deneme vb. türlerden hangisidir?

Cevap: Gezi-İnceleme

Kitabı hangi yaş aralığındaki kimseler okuyabilir?

Cevap: 11 Yaş ve yukarısı.

201. Sayfa

2. ETKİNLİK

“Yedi İklim Dört Bucakta Rehberimiz Evliya” adlı metni okurken önemli bilgilerin altını çizelim ve aşağıdaki not kâğıdına kısa kısa yazalım.

Cevap: Gezmekle kalmamış, gezip gördüğü yerleri tıpkı İstanbul’da yaptığı gibi adımlayıp ölçülerini çıkarmış, tarihlerini öğrenmiş, konuşulan dilleri, efsanelerini, yemeklerini, folklorunu, kısaca kültürünü de unutmamış.

202. Sayfa

3. ETKİNLİK

Söz hâzinemize birkaç altın daha katalım.

Metinden alınan aşağıdaki parçada altı çizili ifadelerin cümlede kazandığı anlamı bulalım ve boş bırakılan kısımlara yazalım.

1. “Dünya büyük, engin: Yedi iklim, dört bucak! Ne kadar gezseniz bitiremezsiniz. ”
2. “Yine de umudunuzu kesmeyin, Yed[ İklim Dört Bucak’ birazını olsun gezebilirsiniz.”

Cevap: Birinci anlamı dünyanın ne kadar büyük olduğu, ikinci anlamı ise kitabın adıdır.

4. ETKİNLİK

Metinde “Evliya Çelebi Seyahatnamesi” adlı eserden şöyle söz ediliyor:
“Evliya Çelebi Seyahatnamesi” korkutucu hacmiyle, dilinin eski ve Evliya’ya özgü oluşuyla uzmanlara göre bir yapıt.
Çocuklar ve gençler için pek okunacak gibi değil Her anlamda büyük kitap
Bu cümlelerden yola çıkarak “Evliya Çelebi Seyahatnamesi” hakkında aşağıda verilen cümleleri tamamlayalım:

“Evliya Çelebi Seyahatnamesi” sayfa sayısı bakımından

Cevap:

203. Sayfa

5. ETKİNLİK

Metinde geçen kimi sözcükler aşağıda verilmiştir. Bunların anlamlarını sözlükten bulup karşılarına yazalım. Bunlardan başka anlamını bilmediğimiz sözcükler varsa ekleyelim.

Cevap:

Folklor: Halk bilimi, halka ait olan giyim kuşam dahil her şeyi içine alır.
İzlenim: Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj
Seyahatnâme: Bir yazarın gezip gördüğü yerlerden edindiği bilgi ve izlenimlerini anlattığı eser.

6. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

“Evliya Çelebi Seyahatnamesi” hangi döneme ait, ne tür bilgiler içermektedir?

Cevap: 17. yüzyıla aittir.O dönemdeki dil, mimari, yemek, giyim kuşam gibi tüm folklorü anlatmaktadır.

Bu seyahatnameyi çocukların da okuyabilmesi için ne yapılmıştır? Bu bilgilere metindeki hangi ifadeler yoluyla ulaşabiliyorsunuz?

Cevap: Kitap sadeleştirilmiş ve bazı resimler eklenerek çocuklar için daha ilgi çekici hale getirilmiştir.Bunu şu ifadelerden anlıyoruz:İşte, şair Refik
Durbaş’ın hazırladığı ve 1977’de kaybettiğimiz değerli karikatür ve çizgi film sanatçısı Yalçın Çetin’in
kıvrak ve sevimli çizgileriyle bezenmiş Yedi İklim Dört Bucak, bu açığı kapatan kitaplardan biri. Özellikle
ilköğretim çağındaki çocukların Evliya Çelebi’yle tanışması için çok iyi bir kaynak.

204. Sayfa

Günümüz yaşantısında dünyanın çeşitli yerlerini görmek, farklı insan toplulukları ve farklı kültürler hakkında bilgi edinmek isteyen kişiler neler yapabilirler? Evliya Çelebi gibi seyahat mi etmek gerekir? Yoksa başka seçenekler de var mıdır? Nedenleriyle birlikte açıklayalım.

Cevap: Günümüzde artık seyahatname gibi bir çok gezi kitap ve dergileri var.İsteyenler buralardan bilgi edinebilir, isteyenler gezebilir.İsteyen ise İnternet’ten bakabilirler.

7. ETKİNLİK

Kitap tanıtım yazısı, bir tür eleştiri yazısıdır. Eleştiri yazıları ise bir konuyu, bir eseri, bir olayı ve diğer birçok şeyi enine boyuna ele alır.
Kitap tanıtım yazıları da bir kitabı, okurlara ayrıntılı bir biçimde tanıtmayı amaçlar. Bu tür yazıların özelliklerini kavramaya çalışalım. Bunun için;

1. Listelenen özellikleri okuyalım.

2. Okuduğumuz özellik kitap tanıtım yazısına aitse karşısına onay (✓) işareti, değilse çarpı (X) işareti koyalım. Eğer kafamız karışırsa soru işareti (?) yapalım ve öğretmenimize soralım.

Cevap:

205. Sayfa

8. ETKİNLİK

Daha önce okuduğumuz ve arkadaşlarımıza da önerdiğimiz bir kitabı seçelim ve onu tanıtmak için işe koyulalım. Yazımız bittikten sonra baştan sona okuyup gözden geçirmeyi unutmayalım.

Cevap: Pes Etmek Yok

Yazarı : Tülin Kozikoğlu
Çizeri : Huban Korman
Yayın Evi : Mavibulut Yayıncılık
Yayın Evi Sitesi :www.mavibulut.com.tr
Konusu : Yılmamak ve asla pes etmemek

Elma ağacının tepesinde oynayıp eğlenmek varken neden okula gitmek zorunda olduğunu anlayamayan Ela, bir gün hışımla okuldan döner ve çok sevdiği ağaca tırmanır. Öfkeyle kalkan zararla oturur misali ağaçtan düşer ve hayatı bir anda bambaşka bir hale dönüşür..

Küçük bir çocuğun büyüme, olgunlaşma, farkındalık ve iyileşme hikayesi, yumuşacık.. Başladığın işi bitirmek, pes etmemek o kadar güzel anlatılmış ve Huban Korman´ın harika çizimleri ile bütünleşmiş ki Masal da, ben de bayıldık ! Kitabın kapağının bir de sürprizi var size… 4-5 Yaş ve üzerine tavsiye ederim.

Kitaba ait görsel

206. Sayfa

9. ETKİNLİK

8. etkinlikte hazırladığımız yazıdan yararlanarak arkadaşlarımıza bir sunum yapalım ve okuduğumuz kitabı tanıtalım.

Cevap:

Bunun için şunlara dikkat edelim:
Tanıttığımız kitabı mutlaka okumuş olalım.
Kitaptaki beğendiğimiz bölümleri işaretleyelim. Arkadaşlarımıza bu kısımlan okuyalım ki, kitap onların da ilgisini çeksin.
Kitabın tamamı hakkında bilgi vermeyelim. Sonunu öğrenirlerse okumaktı.
Kitabı okumaya istek duyabilmeleri için arkadaşlarımızı ikna etmeye çalışalım.

10. ETKİNLİK

Sunumları değerlendirelim. 9. etkinlikte bir sunum yapmıştınız. Arkadaşlarınızın tanıttığı kitaplardan hangisi daha çok ilginizi çekti? Nedenleriyle açıklar mısınız?

Cevap: Ali’nin tanıttığı Küçük Prens kitabı ilgimi çekti.Çok etkileyici bir kitap.Herkesin mutlaka okuması gerekir.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 369, 370, 371 “Oyuncakların Oyuncağı Olmak” Metni Etkinlik Cevapları

369. Sayfa

1. ETKİNLİK

Daha önce hiç oyuncak müzesi gördünüz mü?

Cevap: Daha önce görmedim.

370. Sayfa

2. ETKİNLİK

Şiirde geçen ve anlamını bilmediğimiz üç sözcüğü seçelim. Daha sonra bu sözcüklerin anlamlarını sözlükten bulup karşılarına yazalım. Sözcüklerle birer cümle kurmayı da unutmayalım.

Cevap:

Kurşun Asker: kurşundan yapılmış asker görünümlü oyuncak.
Cümlem: babam bana kurşun asker aldı.

Lego: plastikten ya da tahtadan yapılmış birçok parçadan oluşan ve parçaların yan yana, üst üste vb. getirilmesiyle birçok yapı ve biçim oluşturulabilen, çocuklar için yaratıcılığı geliştirici, eğitici bir oyuncak.

Cümlem: Legolarla oynamaktan sıkıldım.

Altın Çağ: çok parlak ve mutlu dönem.

Cümlem: Sporda altın çağını yaşayan Ayşe okulda da başarılı bir öğrenci.

3. ETKİNLİK

Okuduğumuzu anladık mı? “Oyuncakların Oyuncağı Olmak” adlı şiirle ilgili iki soru hazırlayalım ve bunların yanıtlarını da yazalım. Daha sonra sorularımızı arkadaşlarımıza soralım.

Cevap:

Soru: Babasının kocaman elleri topraktan kuşa üfleyince niçin küçülür?
Cevap: Babasının çocukluk günlerine geri döndüğünü ve bir çocuk gibi olduğunu hayal eder.

Soru: Oyunların altın çağı nedir?
Cevap: Çocukların tek eğlencelerinin oyun olduğu dönemler.

371. Sayfa

4. ETKİNLİK

Bir oyuncağımızı anlatıyoruz.

Neyi betimliyoruz?

Cevap: Oyuncak peluş bir köpek

Nasıl görünüyor?

Cevap: Vücudu beyaz kafası siyeh, iri siyah gözlü dili dışarıda.

Sesi nasıl?

Cevap: Düğmesine basınca havlamaya başlıyor.

Nasıl kokuyor?

Cevap: Herhangi bir koku içermiyor.Sadece peluşun kendine has bir kokusu var.

Nasıl oynanır?

Cevap: Evde canım sıkılınca düğmesine basıyor ve havlamasını dinliyorum.Onu gerçek bir köpek gibi hayal ediyorum.

Dokunuşu nasıl?

Cevap: Yumuşacık.

Diğer özellikleri?

Cevap: Karnının altında bir fermuar var ve oradan pilleri konuluyor. Kulakları çok uzun değil ama dik de değil.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 180, 181, 182, 183, 184, 185 “Telgrafhane” Metni Etkinlik Cevapları

180. Sayfa

TELGRAFHANE
1. ETKİNLİK

Bilgilerimizi paylaşalım, yorumlayalım.

İnsanlığın en önemli buluşlarından biri olan telgrafın icadına ilişkin bilgi toplayalım. Telgraf ve telgrafhaneler hakkında topladığımız bilgileri sınıfta arkadaşlarımıza anlatalım.

Cevap:

Telgraf ilk olarak Claude Chappe, tarafından 1792 yılında bulunmuş olup;günümüzde kullanılan telgrafı 1835 yılında, Samuel Morse geliştirmiştir.Telgraf Mors alfabesi ile çalışmaktadır.Telgraf çekilen yerlere telgrafhane adı verilmektedir.

181. Sayfa

Kim icat etmiş?

Cevap: Claude Chappe

Ne zaman icat etmiş?

Cevap: 1792yılında

Nasıl icat etmiş/ne gibi çalışmalar sonucunda bulmuş?

Cevap: Tepelerin üzerine kurulmuş kulelerden bir ağ oluşturuldu ve her kulenin üzerinde 49 değişik konuma ayarlanabilen iki uzun kola sahip bir makine vardı. Her konum bir harfe veya bir rakama karşılık geliyordu. Bu sistem çok başarılı oldu. 19. yüzyılın ortalarında Fransa’daki kule ağı yaklaşık olarak 4828 kilometreydi.

Bu icat başka hangi buluşların öncüsü olmuş?

Cevap: İnternet, telefon

Ne işe yaramaktadır? / Sağladığı kolaylıklar nelerdir?

Cevap:Anlık iletişim ve haberleşmeyi sağlamaktadır.

Günümüzde kullanımı hâlen etkili bir biçimde süren bir icat mı?

Cevap: Hayır etkili değildir.

Bu buluşun olanaklarından yararlanan kişilerden görüş alıp hakkında bilgi edindiniz mi?

Cevap: Evet dedemden bilgi aldım.

182. Sayfa

2. ETKİNLİK

Dinleyeceğimiz metinde karşılaşacağımız sözcük ve sözcük gruplarından bazılarını şiiri dinlemeden önce öğrenelim. Bunun için aşağıdaki sözcüklerin anlamlarını sözlüklerimizden bulup karşılarına yazalım.

Cevap:

183. Sayfa

3. ETKİNLİK

Dinlediğimiz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Şair “Uyuyamayacaksın” dizesini sık sık yinelemektedir. Şairin seslendiği okur/kişi neden uyuyamayacaktır? Neden bu dizeyi sık sık yinelemektedir?

Cevap:

Çünkü o zamanlarda memleketin hali pek iç açıcı değildir.Telgrafla çok önemli haberler gelebilir.Bu durum düzelmeden uyuyamayacaktır.

“Çünkü sen artık o eski sen değilsin / Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin” dizelerini, öncesinde ve sonrasında gelen dizeleri de göz önünde bulundurarak yorumlayınız.

Cevap:

Eskiden olduğu kadar rahat olmamalısın.Memleketin hali iyi değil her an bir haber gelebilir ve vatanın sana ihtiyacı olabilir.

Şairin seslendiği kişinin gözüne, ne zamana kadar uyku girmeyecektir? Neden?

Cevap:

Memleket düzelene kadar.Çünkü memleket düzelmeden rahata ermek mümkün değildir.

184. Sayfa

Şiirin son bölümündeki dizelerde şair, ‘‘Bir sis çanı gibi gecenin içinde / Ta gün ışıyıncaya kadar/ Vakur, metin, sade / Çalacaksın.” dizeleriyle okuru neye benzetmiştir, neden böyle bir benzetme yapmıştır?

Cevap:

Sis çanına benzetmiştir.Çünkü memlekette her şey karışık ve pusludur.Memlekette her şey düzelene kadar tetikte olmak, dikkatli olmak gerekir.

Şiirin ana duygusu nedir? Şair, bu şiirde kimlere sesleniyor ve onlardaki hangi duyguları harekete geçirmeye çalışıyor?

Cevap: Şiirin ana duygusu memleket için fedakarlık yapılması gerekliliği.Şair tüm yurttaşlara seslenmektedir.Vatanseverlik, fedakarlık, milliyetçilik ve dikkatli olunması gerektiği duygularını öne çıkartıyor.

“Telgrafhane” başlığı, şiirin içeriğiyle uyumlu bir başlık mı? Neden?

Cevap:

Evet uyumludur.Çünkü telgraf ve telgrafhanelerin o zaman ki en önemli iletişim aracıdır.Memleketin hali ve alınacak haberler son derece önemlidir.

185. Sayfa

4. ETKİNLİK

“16 Mart 1920’de İstanbul’daki Meclis-i Mebusan dâhil bütün hükümet daireleriyle beraber İstanbul, İngilizler (Britanyalılar) tarafından resmen işgal edilmiştir. Birleşik Krallık birlikleri İstanbul’da bulunan, başta Rauf Bey olmak üzere önde gelen Millî Mücadele yanlısı milletvekillerini tutukladılar. Ayrıca telgrafhaneler de işgal altına alınmış ve resmi makamlar arasında iletişim imkânı kalmamıştı. Bu şartlara göre, Anadolu, İstanbul ve resmi makamlarla ortak hareketten mahrum kalmıştı.”

Yukarıdaki paragrafı dikkatlice okuyalım.

Millî Mücadele yıllarında iletişim için telgrafhanelerin ne denli önemli olduğunu anlatan bu paragraftan hareketle günümüzde hangi iletişim olanağının, bu denli yaşamsal önem taşıdığını bulalım.

Seçimimizi yaptıktan sonra kısa notlarımızı alalım; bir konuşma taslağı hazırlayalım. Ardından sınıfta konuşmamızı yapalım.

Bu konuşma ne hakkında?

Cevap: Cep telefonları

Bu kısa konuşmada hangi düşünceyi savunacağım?

Cevap: Cep telefonlarının hayatımızdaki yeri ve önemi.

Konuşmaya nasıl başlayacağım?

Cevap: Elimdeki cep telefonumu göstererek: Bu gördüğünüz yanınızda olmasa neler hissedersiniz?

Konuşmayı nasıl sonlandıracağım?

Cevap: Artık bu sadece bir telefon değil, tüm dünyayı ve insanları taşıyan bir alet.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 35,36,37,38,39,40 Kış Uykusu Metni Etkinlik Cevapları

35. Sayfa
KIŞ UYKUSU
1. ETKİNLİK

Oyunun kurallarına göz atalım:

1. Grup arkadaşlarınızla “Kış Uykusu” metninden bir sözcük ya da sözcük grubu seçin. Fakat grup dışından kimseye söylemeyin.

2. Zamanı geldiğinde seçtiğiniz sözcükle ilgili özellikleri her bir “Nesi var?” sorusuna yanıt olarak sırayla söyleyin. Bakalım bulabilecekler mi seçtiğiniz sözcüğü?

3. Diğer gruplara sıra geldiğinde ise “Nesi var?” sorusunu sorma sırası sizde olacak. “Nesi var?” diye sorduğunuzda söyledikleri özellikleri not almayı unutmayın. Cevabı bulmak için gerekecek bu notlar.

Unutmayın, kazanmak da kaybetmek de oyunun bir parçasıdır. Önemli olan oyun oynarken öğrenmek ve birlikte eğlenmek. İYİ EĞLENCELER!
2. ETKİNLİK
Okuduğumuzu anladık mı?
Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.
Metinde dokuz hayvan türünün kış uykusuna yattığından söz edilmektedir. Bunlar hangileridir?
Cevap:

Kaplumbağa 1
Kedi 8
Köpek 12
Böcek kirpi 16
Sincap çobanaldatan 17
Ayı 18
yarasa, yılan, hükümdar kelebeği 20
36. Sayfa
Kış uykusuna yatan kimi hayvanlar, yazın ve sonbaharda yuvalarını yiyecekle doldururlar. Metinde bunun gerekçesi nasıl açıklanmıştır?
Cevap: Kışın ara sıra uyandıklarında karınlarını doyurmak için.
Yazar, kış uykusunu “içi erzak dolu kaloriferli bir ev”e benzetiyor. Yazar niçin böyle bir benzetme yapmış olabilir? Açıklayınız.
Cevap: Kış uykusuna yatan bazı hayvanlar uyandıkları zaman yiyecek bulma sıkıntısı olduğu için yuvalarına kışlık erzak taşırlar.Kışın uyandıkları zaman her yer karla kaplı olduğu için yiyecek bulamazlar. Hayvanların yuvaları hem kendi nefesleri ile ısınır hem de kürkleri yada tüyleri kendilerini soğuktan korumaktadır.Bunun için kaloriferli eve benzetilmiştir.
3. ETKİNLİK
a) Metinde kış uykusunun doğanın güçlüklerine karşı hayatta kalma mücadelesinin bir parçası olduğu ifade ediliyor.
Buna göre insanların ve hayvanların doğaya karşı (soğuk, sıcak, sel, deprem, fırtına, beslenme vb.) verdiği mücadeleyi karşılaştıralım.
Cevap: İnsanlar kışlık yiyecekler hazırlarlar.Salça, makarna, turşu gibi besinleri kış için hazırlarlar.Meyve ve sebze kuruturlar.Hayvanlar da kış için yiyecek toplar ve yuvalarında biriktirirler.
İnsanlar kış için yakacak alır ve soba kurarlar.Halılar serilir ve evleri sıcak hale getirirler. Hayvanlar da yuvalarını güzel yaparlar ve soğuktan korunurlar.
İnsanlar evlerinin dayanıklı olması için bakım yaparlar,kiremitlerini onarır, sağlam olmayan yerleri sağlamlaştırır, boya ve sıvasını yaparlar. Hayvanlar da kendilerini tehlikeden koruyacak şekilde yuvalarını yaparlar.
37. Sayfa
İnsanın doğaya karşı üstünlüklerini ve zayıflıklarını yazalım.
İnsanların üstünlükleri:
İnsanlar düşünebilir ve eksiklikleri giderebilirler.Kendilerini korumak için önlem alabilirler.Teknolojik aletler sayesinde hava tahminleri ile önceden haberdar olabilirler.
İnsanların zayıflıkları:
Her ne tedbir alınırsa alınsın doğanın yıkıcı gücüne karşı koyamazlar.Doğanın yapması gerekeni değiştiremezler.
4. ETKİNLİK
Metnin oluşturulma amacını düşünelim. Yazar bu metni aşağıdaki amaçlardan hangisine yönelik olarak hazırlamış olabilir? Doğru açıklamanın karşısına tik işaretini koyalım.

Cevap:

() Yazar başından geçen bir olayı anlatmak istemiştir. Bu nedenle bu, öyküleyici bir metindir.

(xx) Yazar, okuyucuya bir konuda bilgi verip açıklama yapmak istemiştir. Bu nedenle metin açıklayıcı bir metindir.

() Yazar, bir konudaki düşüncesini kanıtlamak istemiştir. Bu nedenle metin tartışmacı bir metindir.
38. Sayfa
5. ETKİNLİK
Empati kuralım konuşalım
Öğretmenimiz aşağıdaki şiiri okurken gözlerimizi kapatıp hayal edelim. Bir kuş olmayı, bulut olmayı, kelebek olmayı…
Şiir bitti mi? Şimdi sıra sizde.
Siz ne olmak istersiniz? Doğadaki varlıklardan birini seçip o varlık olduğunuzda nasıl yaşayacağınız, neler yapacağınız hakkında duygu ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla ve öğretmeninizle paylaşınız.
Cevap: Kuş olmak isterim.Yükseklerde özgürce uçmak ve her yeri görmek isterim.
Acaba kış uykusuna yatan sevimli bir ayıcık olmak ister miydiniz? Ya da bir kirpi?
Cevap: Ayıcık olmak isterdim.
Bir kaplumbağa olmak nasıl bir duygu olurdu?
Cevap: Kendimi hep yaşlı ve yorgun hissederdim.
Düşününüz ve kısa bir süreliğine de olsa ne olmak istediğinize karar veriniz!
Cevap: Ayıcık olmak isterdim.
39. Sayfa

6. ETKİNLİK
Dinleyelim yazalım
Tarih boyunca sanatçılar doğadan ilham almışlardır. Müzikle uğraşanlar doğadaki sesleri eserlerine yansıtmaya çalışırlarken, ressamlar tablolarında doğanın renklerine ulaşmak için çabalamışlardır. Ve tabii yazarlar da doğayı sözcüklerle sesletmek, sözcüklerle göstermek istemişlerdir. Yukarıda verilen ifadeleri düşünerek öğretmenimizin dinlettiği esere kulak verelim. Müziği dikkatlice dinleyelim. Sizce de bir fırtınayı anlatmıyor mu bu parça? Şimdi, bizi etkileyen bir manzarayı, bir doğa olayını yazarak anlatalım. Öyle ki okuyan bizim ne gördüğümüzü, ne hissettiğimizi, ne işittiğimizi anlayabilsin.
7. ETKİNLİK
Metnimiz gözden geçirelim
Yukarıda yer alan yazımızı, çizelgedeki ifadelere göre gözden geçirelim. Buna göre uygun yüz ifadesini boyayalım.
Cevap:

40. Sayfa

8. ETKİNLİK
Ünsüzleri ayırt edelim
Dilimizde ünsüzler sert ve yumuşak olmak üzere iki gruba ayrılır. Sert ünsüzler aşağıdaki çizelgede gösterilmiştir. Biz de yumuşak ünsüzleri yazalım.
Yumuşak Ünsüzler:

Cevap: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z
9. ETKİNLİK
Ünsüzler benzeşiyor
Bir sözcük sert bir ünsüzle bitiyor ve o sözcüğe ünsüzle başlayan bir ek geliyorsa ekin başındaki ünsüz sertleşir. Buna ünsüz benzeşmesi denir. Elbette bu benzeşme sert ve yumuşak şekli olan seslerde söz konusudur. Şimdi şu örnekleri inceleyelim ve hangi sesin değiştiğini örnekteki gibi yazalım.
Cevap:

10. ETKİNLİK
Şu örnekleri inceleyelim. Bu örnekteki ekler, sözcüğe eklendiğinde ekin ilk sesiyle ilgili bir değişik olmamış. Nedenini açıklayabilir misiniz?
okul + dan → okuldan
av + cı → avcı
bil + gin → bilgin
Cevap: Sözcükler yumuşak ünsüz ile bitip, ekleri de yumuşak ünsüz ile başlamış.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 270, 271, 272, 273, 274 “Çocuk Senfoni Orkestrası Venezuella’dan Gelen Misafirlerini Ağırladı” Metni Etkinlik Cevapları

270. Sayfa

1. ETKİNLİK

Aşağıda bir Genel Ağ gazetesinden alınmış bir haber metnini görüyoruz. Bu metni okuyup yandaki soruları yanıtlayalım. Yıldızlı (*) deyimin ise yanda verilen açıklamasından yararlanalım.

Cevap:

271. Sayfa

2. ETKİNLİK

Aşağıdaki ” Çocuk Senfoni Orkestrası Venezüella’dan Gelen Misafirlerini Ağırladı” adlı metne ilişkin soruları yanıtlayalım.

Cevap:

272. Sayfa

3. ETKİNLİK

Metnin tür özelliklerini kavrayalım,Metnin tür özelliklerini kavrayalım,
a) Toplumda veya tabiatta meydana gelen çeşitli olay, durum ve görünümle ilgili bilgilerin halka duyurulması amacıyla hazırlanan yazılara “haber metni” denir. Şimdi bu türün özelliklerini kavramaya çalışalım.

Bunun için;
1. Aşağıda listelenen özellikleri okuyalım.
2. Okuduğumuz özelliği anladıysak karşısına onay (✓) işareti koyalım. Eğer kafamız karışırsa soru işareti (?) koyup öğretmenimize soralım.

Cevap:

b) Etkinliğin bu bölümünde “Çocuk Senfoni Orkestrası Venezüella’dan Gelen Misafirlerini Ağırladı” adlı metnin yukarıda listelenen özellikleri taşıyıp taşımadığına karar verelim. Söz konusu özelliği taşıyorsa karşısına “✓”, taşımıyorsa “X” işareti koyalım.

Cevap:

273. Sayfa

4. ETKİNLİK

Gerçek mi hayali mi?

ÖYKÜLEYİCİ METİNLER, İKİYE AYRILIR:

Kimi öyküleyici metinler, gerçek olayları anlatır. Bunlara günlük, anı, gezi yazısı, haber metni, yaşam öyküsü örnek verilebilir.

Kimileri ise hayali (kurgusal) olayları anlatır. Bu metinlerde olaylar, kişiler, yerler kurgusaldır. Bunlara öykü, masal, efsane, fabl, roman örnek verilebilir.

Aşağıdaki çizimde, gerçek olaylara dayalı öyküleyici metinler ile kurgusal olan öyküleyici metinlerin ortak özellikleri yer alıyor:

Bu çizime göre, “Çocuk Senfoni Orkestrası Venezüella’dan Gelen Misafirlerini Ağırladı” adlı metin A kümesine mi girmektedir, yoksa B kümesine mi? Nedenleriyle birlikte açıklayalım.

Cevap: A kümesine girmektedir.Çünkü gerçek bir olay öyküleyici şekilde anlatılmaktadır.

274. Sayfa

5. ETKİNLİK

Zamirlerin (adıllar) cümledeki görevlerini fark edelim.Zamirlerin (adıllar) cümledeki görevlerini fark edelim. Aşağıdaki cümlelerde, altı çizili sözcükler hangi varlığın kimin yerini almaktadır? Yazalım.

Cevap:

6. ETKİNLİK

Yandaki resimden yola çıkarak bir “karşılıklı konuşma” yazalım. Oluşturduğumuz konuşmada varlıkların yerini tutan sözcükleri kullanalım (zamirler) ve daha sonra bunların altını çizelim.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149 “Neyi Ne Zaman Niçin Merak Ederiz” Metni Etkinlik Cevapları

NEYİ NE ZAMAN NİÇİN MERAK EDERİZ

142. Sayfa

1. ETKİNLİK

Aşağıdaki sözleri düşünerek, “bilgi” kavramını tartışalım. Tartışırken aşağıdaki sorulardan hareket edebiliriz.Aşağıdaki sözleri düşünerek, “bilgi” kavramını tartışalım. Tartışırken aşağıdaki sorulardan hareket edebiliriz.

“Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır.” Balzac (Balzak)
“Bilgi güçtür.” Bacon (Beykın)

• Bilginin efendisi olmak ne demektir?

Cevap: Çok bilgiye sahip olmak

• Bir insan bilgiye nasıl sahip olur?

Cevap: Araştırarak, merak ederek.

• Bilgi insanı nasıl güçlü kılar/yapar?

Cevap: Bilgi güçtür.Bu nedenle bilgiye sahip olanlar daha fazla güçlüdürler.

• Bilgiye sahip olmak insanlığa neler kazandırır/neler katar?

Cevap: İnsanlığın gelişmesine, ilerlemesine ve olgunlaşmasına katkı sağlar.

2. ETKİNLİK

Metinden seçilen ve aşağıda sunulan cümlelere odaklanalım. Altı çizili ifadelerin cümleye kattığı anlamı göz önünde bulundurarak kendi ifadelerimizle cümlelerden ne anladığımızı yazalım.

Yaptığım şeyde hiçbir katkı yoktu. Yalnızca bir derleme. Çok sıkıcı. Hiç içime sinmedi. Oysa ben heyecanlı ve yaratıcı şeyler yapmayı severim.

Cevap:

Yaptığım şeyde hiçbir katkı yoktu. Yalnızca bir derleme. Çok sıkıcı. Hiç içime sinmedi. Oysa ben heyecanlı ve yaratıcı şeyler yapmayı severim.
Benim Çıkardığım Anlam: Kişi, yaptığı işten hoşnut değildir. Daha yaratıcı işler yapmak yerine bu işi yaptığı için pişmandır.

Bir yandan da kanepede uzanmış göz ucuyla televizyon izliyordum.
Benim Çıkardığım Anlam: Kişi televizyondaki programa dikkat etmiyor, vakit ge.irmek için öylesine bakıyordur.

Önerime karşı çıkacağını sanmam. Öğretmenimiz çok açık fikirli birisidir. Düşüncelerimize değer verir.
Benim Çıkardığım Anlam: Öğretmen her türlü fikre ve düşünceye eleştirmeden ilgiyle yaklaşmaktadır.

143. Sayfa

3. ETKİNLİK

Metni okurken anlamını bilmediğim şu sözcüklerle karşılaştım.

Sözcük: Buluş
Anlamı: Bulma işi

Sözcük: Proje
Anlamı: Gerçekleştirilmesi istenen tasarı

Sözcük: Tanım
Anlamı: Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Sözcük: Bilim
Anlamı: Evrenin veya olayların bir bölümünü konu alarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Sözcük: Araştırıcılık
Anlamı: Araştırmacılık, araştırma yapmak

144. Sayfa

4. ETKİNLİK

Atasözleri ve özdeyişler öğrenelim.

1. Öncelikle sözlüklerimizden atasözü ve özdeyişlerin anlamlarına bakalım ve ikisinin arasındaki anlam ayrımına dikkat edelim.
2. Ardından metni dikkatlice gözden geçirerek metinde geçen atasözü ve özdeyişleri bulalım.

Cevap: karşı çıkmak, harekete geçmek, her taşı kaldırmak

3. Şimdi sıra bizde, “merak” ve “merak etmek” ifadeleriyle ilgili üçer tane atasözü ve özdeyiş bulalım.

Cevap:
MERAK:
Merak insanı mezara sokar.
At görür aksar, su görür susar.
Merak sarmak
MERAK ETMEK:
Merak getirmek
Meraka düşmek
İnsanın başına ne gelirse meraktan gelir.

4. Aşağıdaki tabloya not ettiğimiz tüm ifadelerin yanına bu sözlerden ne anladığımızı yazalım.

ATASÖZÜ

Cevap: Merak insanı mezara sokar.

ÖZDEYİŞ

Cevap: Merak sarmak

145. Sayfa

5. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Çocuk, öğretmeninin verdiği ödevi neden değiştirmek istemiştir? Nasıl bir ödev yapmaya karar vermiştir?

Cevap: Yaptığı tek şey hazır bilgileri derlemek olduğu için ödevini değiştirmek istemiştir ve tamamen araştırma yapacağı bir ödev konusu seçmeye karar vermiştir.

Kahramanın babası ona, “Bilgi, araştırarak elde edilir değil mi?” diyor. Babanın bu sözünü açıklayalım. Sizce bilgi başka hangi yollarla edinilir?

Cevap: Bilgi araştırılarak ve gezerek elde edilir.

Baba ve çocuk, “bilim” kavramını nasıl tanımlamıştır? Bu tanımlardan da yararlanarak sen “bilim” kavramını nasıl tanımlardın? (Sözlük, ansiklopedi ve Genel Ağ ortamındaki diğer kaynaklardan da yararlanabilirsiniz.)

Cevap: İnsanlığa yeni ve kanıtlı bilgiler sunan alandır.

146. Sayfa

Metne göre çocuk, “Neyi, ne zaman, niçin merak ederiz?” sorusunu nasıl yanıtlamıştır?

Cevap: Merak, bilinmeyeni aramaktır olarak yanıtlamıştır.

Metne göre, çocuk, “bilim insanlarının hangi ortak özelliklerini” bulmuştur. Sence bilim insanlarını, diğer insanlardan ayıran özellikler nelerdir? Bilim insanlarının ortak özellikleri neler olabilir?

Cevap: Tüm bilim insanlarının meraklı ve araştırmacı olduğu özelliğini bulmuştur.

147. Sayfa

6. ETKİNLİK

Cevap:

Görselleri yorumlayalım.

Birinci resimde bir çocuk kitap okumaktadır. Başının üzerindeki gemi, kale, füze, güneş, astroid gibi görsellerden kitabın bir macera kitabı olduğunu anlayabiliriz. Kitapların insanı maceradan maceraya götürdüğü anlamı çıkarılabilir.

İkinci resimde bir kadın elindeki kitabı bir fener gibi kullanarak karanlık yolu aydınlatmaktadır. Buradan kitapların bilinmeyen şeylere ışık tuttuğu, insanı bilgisizlikten kuratararak aydınlık bir yaşam sürdürdüğü anlamını çıkarabiliriz.

Üçüncü resimde bir çocuğun kitaplar üzerine çıkarak pencereden baktığını görüyoruz. Buradan kitap okumanın insanları ulaşamayacağı şeylere ulaşır hale getirebileceği anlamını çıkarabiliriz.

148. Sayfa

7. ETKİNLİK

İyelik ekleri, eklendiği sözcüğe sahiplik anlamı kazandıran eklerdir. Sadece isimlere (adlara) gelir.
NOT: Belirtme hâli eki olan -i/-ı ile 3. teklik şahıs iyelik eki olan -i/-ı karıştırılmamalıdır.

Belirtme hâli eki -i: Feneri kapatıp yattım.

İyelik eki -i: El feneri yeniymiş. (Onun el feneri)

Okuduğumuz “Neyi, Ne Zaman, Niçin Merak Ederiz?”adlı metinden alınmış olan aşağıdaki cümlelerde iyelik eki almış olan sözcükleri bulalım. Yandaki kutucuğa iyelik ekini ayırarak yazalım.

Hiç içime sinmedi.

Sözcük + Ek: iç-(i)-me

Ödevim bana ait olmalı.

Sözcük + Ek: ödem-im

Birden aklıma parlak bir fikir geldi!

Sözcük + Ek: aklı-ma

Ertesi gün öğretmenimle konuştum.

Sözcük + Ek: öğretmen-im-le

İyi ama bunun benim projemle ne ilgisi var?

Sözcük + Ek: proje-m-le

Evren hakkındaki bilgimiz artıyor.

Sözcük + Ek: bilgi-miz

Arkadaşların sunumlarını dinledikçe ilgim arttı.

Sözcük + Ek: ilgi-m / arkadaş-lar-ın / sunum-lar-ı-nı

149. Sayfa

8. ETKİNLİK

Gerçek nadiren ortadadır.” (F. Bacon) sözüne odaklanalım. Ardından aşağıdaki görsel eşliğinde “merak duygusunun”Gerçek nadiren ortadadır.” (F. Bacon) sözüne odaklanalım. Ardından aşağıdaki görsel eşliğinde “merak duygusunun”
• yaşamımıza neler kattığını,
• bu duygunun olmayışı ya da eksikliği durumunda insanlığın ve insan yaşamının nasıl olabileceğini düşünelim.
Düşüncelerimizi kısa kısa maddeler hâlinde not alalım. Bu ön hazırlık sonrası aşağıdaki, görsel odağında kısa bir deneme yazmaya çalışalım.

Cevap: Her zaman her gerçek ya da her bilgi ortada değildir. İnsanlar gerçeği ancak araştırarak ve arayarak bulurlar.

 6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346 “Sağlığına Kavuşan Hasta” Metni Etkinlik Cevapları

340. Sayfa

1. ETKİNLİK

Aşağıda altı maddeden oluşan beslenme çizelgesi var. Bu çizelgedeki önerilere katılıyor musunuz? Buradaki bilgileri sorgulayalım ve neden doğru ya da yanlış bulduğumuzu gerekçeleriyle açıklayalım.

Evde kahvaltı etmek yerine biraz daha uyuyabiliriz. Çünkü uyku her şeyden önemlidir. Okulda simit yemek kahvaltının yerini tutar.

Cevap: Kahvaltı çok önemli bir öğündür.Bu yüzden katılmıyorum.

TV ve bilgisayar karşısında atıştırmak ise en eğlenceli olan. Bu yüzden bilgisayarın ya da televizyonun karşısına geçmeden abur cuburları hazır etmeliyiz.

Cevap: Doğru değil çünkü abur cubur zararlı yiyeceklerdir.

Alışverişe çıkınca, atıştırmalık çikolata, bisküvi, dondurma, cips gibi eksikler mutlaka tamamlanmalı. Yoksa acıktığımızda elimiz boş kalabilir.

Cevap: Katılmıyorum.Abur cubur yerine yemek yemek gerekir.

Evdeki sıkıcı yemeklerdense dışarıda fast-food yemek daha eğlencelidir.

Cevap: Katılmıyorum.

Okulda gün boyu yoruluyoruz; bu yüzden eve gelince uzun saatler dinlenmeliyiz, kendimizi fazla yormamalıyız. Özellikle koşmak, yürümek gibi gereksiz hareketlerle enerjimizi kaybetmemeliyiz.

Cevap: Katılmıyorum.

341. Sayfa

2. ETKİNLİK

Şimdi okuyacağımız öykünün adı “Sağlığına Kavuşan Hasta”. Bu öyküde ne anlatılacak olabilir? Tahminlerimizi paylaşalım.

Cevap: Hasta olan birsinin iyileşmesi ve sağlığına kavuşması.

3. ETKİNLİK

Öyküyü özetleyelim.

Okuduğumuz öyküyü aşağıdaki başlıklara göre özetleyelim.

Sağlığına Kavuşan Hasta

Konu

Cevap: Zengin bir adamın hareketsiz yaşam sürmesi, sağlıksız beslenmesi ve kendisini sürekli hasta hissetmesi.
Ana Fikir

Cevap: Hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme hem fiziksel hem de bedensel hastalıklara neden olur.

Karakterler

Cevap: Zengin adam ve doktor

Olaylar

Cevap: Zengin bir adamın sürekli sağlıksız beslenmesi, hareketsiz olması nedeni ile kendisini hasta hissetmesi ve birçok doktora gitmesi.Bu doktorlardan fayda görmeyerek başka bir doktorun onu hareket etmeye zorlayacak tavsiyeleri ile iyileşmesi.

342. Sayfa

4. ETKİNLİK

Olayların kaynağını ve nelere yol açtığını bulalım.

Zengin adam, pek fazla hareket etmeden, gereğinden fazla ve sürekli yemek yedi.Sonra neler oldu?

Cevap: Sonra kendisini hasta hissetti ve birçok doktora göründü.Birçok ilaç içti.Sonra başka bir doktorun ününü duydu.Doktor ona mektup yazarak yanına çağırdı.8 gün yürüyerek doktorun yanına gitti ve kendini iyi hissetti.Bundan sonra uzun bir ömür yaşadı.

343. Sayfa

5. ETKİNLİK

Aşağıda boş bırakılan kutulara, öykünün kahramanı olan zengin adamın başlangıçtaki özelliklerini; öykünün sonunda kazandığı özellikleri ve bu değişime neden olan olayı yazalım.

Zengin adamın başlangıçtaki özellikleri: Hareketsiz, sürekli bir şeyler yiyen, dışarı çıkmayan, kendini ne iyi nede hasta hisseden.

Zengin adamın sonraki özellikleri:Hareket eden, fazla yemek yemeyen, düzenli beslenen, hayata pozitif bakan.

Zengin adamın değişimine neden olan olay: Doktorun tavsiyesi ile yürüyerek onun yanına gitmesi.

344. Sayfa

6. ETKİNLİK

“Bütün doktorlar ona viziteye gelmişlerdi.” cümlesinde “vizite” sözcüğünün anlamı nedir? Sözlükten bakarak sözcüğün anlamını yazalım.

Cevap: Doktorun hastayı kontrol etmesi, muayene etmesi.

Öykünün kahramanına iki bacaklı eczane adını takmalarının nedeni nedir? Hiç eczanenin bacakları
olur mu? Açıklayalım.

Cevap: Çok fazla ilaç tükettiği için her türlü ilaç bulunduğundan dolayı.

Metinde “Dediklerimi yaparsanız yaşlı bir adam olabilirsiniz” diyen doktor, ne anlatmak istemiştir?
Adam, yaşlanmak mı istemektedir?

Cevap: Uzun yaşarsınız anlamında söylemiştir.

“Doktor Bey siz çok yaman bir adamsınız.” cümlesinde altı çizili sözcük hangi anlamda kullanılmaktadır?
Bu sözcük yerine kullanılabilecek başka bir sözcük bulabilir miyiz?

Cevap: Çok akıllı ve kafası çalışan birisiniz anlamındadır.

“Doktorun dediklerine harfiyen uyan zengin adam, yetmiş sekiz yıl dört ay ve on gün turp gibi sağlıklı
bir yaşam sürdü.”
1. Yukarıdaki cümlede “harfiyen” sözcüğü yerine başka hangi sözcük kullanılabilir?

Cevap: Tam tamına

2. Turp gibi olmak” deyimi hangi durumlarda kullanılmaktadır?

Cevap: Sağlıklı olmak, sağlığı yerinde olanlar için.

345. Sayfa

7. ETKİNLİK

A. Aşağıdaki cümleleri;
1. “zira” sözcüğünün yerine “çünkü”,
2. “bilakis” sözcüğünün yerine ise “aksine” sözcüğünü koyarak yeniden yazalım.
“Zira öyle hastalıklar vardır ki, bunlar havadan sudan değil; bilakis ağzına kadar dolu tencereler,
kadehler, yumuşacık koltuklar ve ipek yataklardan bulaşır.”

Cevap: “Çünkü öyle hastalıklar vardır ki, bunlar havadan sudan değil; aksine ağzına kadar dolu tencereler, kadehler, yumuşacık koltuklar ve ipek yataklardan bulaşır.”

B.
1. Aşağıdaki cümlede ne anlatılmak istenmektedir?
2. Cümlede altı çizili bağlaçların cümleye kattığı anlam nedir?
“Uzun zamandan beri de kendini ne tam sağlıklı ne de tam hasta hissediyordu.”

Cevap: Eksiklik.

C.
“Birincisi bir arabayla ya da atla gelmeyeceksiniz, bilakis tabana kuvvet yürüyerek geleceksiniz, yoksa
karnınızdaki kurt sallanır ve içinizdeki organları, yedi bağırsağınızı bir defada ısırıp parçalar. İkincisi,
öğlenleri bir tabak sebze ile yanında bir kızarmış sosis ve akşamları da bir yumurta olmak üzere günde
iki öğünden fazla yemek yemeyeceksiniz.”
Yukarıdaki parçada yazar, altı çizili sözcükleri kullanarak ne yapmak istemiştir?

Cevap: Listeleme yapmıştır.

346. Sayfa

8. ETKİNLİK

Aşağıdaki yönergelere uygun cümleleri yazalım.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356 “Altın Kız” Metni Etkinlik Cevapları

350. Sayfa

1. ETKİNLİK

1. “Aerobik”, “tekstil”, “turnuva”, “mahrum” ve “azim” sözcüklerinin anlamını www.tdk.gov.tr adresinden bulalım.

Cevap:

Aerobik: isim, spor Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılan bir jimnastik türü.

tekstil: isim Dokuma

turnuva: isim Oyuncu veya takımlar arasında sırayla yapılan yarışma dizisi

2. Bu sözcükleri, birkaç gün boyunca konuşmalarında ya da yazılarında kullanmaya çalışalım. Unutmayalım! İşlemeyen demir paslanır.

351. Sayfa

2. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili ifadelerle vurgulanmak istenen anlama ulaşalım.

352. Sayfa

3. ETKİNLİK

Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Ayşe Begüm ONBAŞI, jimnastik sporuna kaç yaşında başlamıştır?

Cevap: 8 Yaşında

Altın madalya kazanan milli jimnastikçimiz, yarışmalara nasıl hazırlanmaktadır?

Cevap: Özveri, disiplin ve azimle çalışıyor.

Ayşe Begüm ONBAŞI, dalında başarılı olmak için nelerden mahrum kalmaktadır?

Cevap: Ekmek dondurma ve çikolata yemesi yasak sürekli diyet yapıyor kilo almaması gerek.

353. Sayfa

Yazara göre futbol düşkünü olmak, neleri kaçırmamıza neden olmuştur?

Cevap: Diğer spor dallarında yakaladığımız başarıların pek duyulmamasına.

Metnin başlığının “Altın Kız” olmasının nedeni nedir? Yazar, Ayşe Begüm ONBAŞI’ya neden
“Altın Kız” demektedir?

Cevap: Güney Kore’de dünya şampiyonu olarak altın madalya kazandığı için.

Sizin de ulaşmayı istediğiniz ve üzerinde düzenli olarak çalıştığınız bir hedefiniz var mı? Bu hedefiniz için neler yapıyorsunuz? Açıklayınız.

Cevap: Ben pilot olmak istiyorum bu yüzden derslerime çalışıyor ve spor yapıyorum.

354. Sayfa

4. ETKİNLİK

“Altın Kız” adlı metin yıldız (***) işaretleriyle üç bölüme ayrılmıştır.

Metnin ana konusuyla ilgili olsa da her bir bölümün konusu kendi içinde özelleşmektedir.

Şimdi bu etkinlikte, metnin ana konusunu bulalım; daha sonra da yazarın her bir bölümde neden söz ettiğini belirleyerek alt konulara ulaşalım.

Cevap:

Metnin Ana Konusu: Ayşe Begüm Onbaşı’nın Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonu olması ve başarısının sırrı.

Metnin Ana Fikri: Başarılı gençlerin desteklenmesi gerekliliği.

355. Sayfa

5. ETKİNLİK

Köşe yazısı; bir yazarın herhangi bir konu veya günlük olaylar hakkındaki görüşlerini, düşüncelerini
ayrıntılara inmeden anlattığı; gazete ve dergilerde yayımlanan, kısa sayılabilecek düşünce yazılarının
genel adıdır.
“Altın Kız” adlı metin de bir gazetede yayımlanmış köşe yazısıdır. Şimdi bu türün özelliklerini kavramaya
çalışalım.
Bunun için;
1. Aşağıda listelenen özellikleri okuyalım.
2. Okuduğumuz özelliğin köşe yazısına ait olduğunu kavradıysa karşısına onay (✓) işareti koyalım.
Eğer kafamız karışırsa soru işareti (?) yapıp öğretmenimize soralım.

Cevap:

356. Sayfa

6. ETKİNLİK

Aşağıda, iki farklı yazar tarafından aynı konuda, fakat farklı amaçlarla yazılmış, iki açıklayıcı metin bulunmaktadır. Bu iki parçayı yazarın konuya bakış açısı ve bilgileri sunuşu açısından karşılaştıralım.

6. Sınıf Başak Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Sayfa 309, 310, 311, 312, 313, 314 “Ödevsiz Gezegen” Metni Etkinlik Cevapları

309. Sayfa

1. ETKİNLİK

Hiçbir sorumluluğun, görevin ve ödevin olmadığı bir yaşam nasıl olurdu dersiniz? Herkesin işini, kuralsız ve kendi istediği biçimde istediği zaman yaptığı bir yaşam… Böyle bir yerde bir günümüzü hayal edelim.

Cevap: Toplumda düzen olmazdı.Hak hukuk ve adaletten bahsedilmesi mümkün olmaz.Haklı olan değil güçlü olanın haklı görüldüğü, güçlünün zayıfı ezdiği bir dünya olurdu.

Bunu düşünürken öte yandan sözlüklerimizden ve Genel Ağ ortamından sorumluluk, ödev ve görev sözcüklerinin anlamlarına bakalım.

Cevap:

Sorumluluk: Bir kimsenin üstüne aldığı, yapmak zorunda bulunduğu ya da yaptığı bir iş için gerektiğinde hesap verme durumu.

Ödev: Yerine getirilmesi, yapılması kişinin vicdanından doğan, insanlık, töre ya da yasa bakımından gerekli olan iş ya da davranış.

Görev: Bir kimsenin ya da bir şeyin yapageldiği, göregeldiği iş ya da kendisinden beklenen eylem, iş.

2. ETKİNLİK

www.tdk.gov.tr adresinde “Sözlükler” sekmesinden sırasıyla şu başlıkları seçelim (tıklayalım): Yazım Kılavuzu -» Yazım kuralları için tıklayınız. -* Kısaltmalar Dizini.

Kısaltmalar dizininden aşağıda kırmızı renkte yazılan kısaltmaların anlamlarını bulalım.

Cevap:

Ar.: Arapça
sf.: Sıfat
Fr.: Fransızca
a. (huku:ku) 1.:
mec.: Mecaz

310. Sayfa

“Hak”sözcüğünün “Hakların yerini, kaba kuvvet almıştır. Ödevsiz bir gezegen, haksız bir gezegendir.” cümlesindeki anlamı hangi maddede açıklanmıştır?

Cevap: 1. Madde olan adalet

“Hukuk” sözcüğünün “Aramızdaki hukuk çok eskiye dayanır.” cümlesindeki anlamı hangi maddede açıklanmıştır?

Cevap: 5. Madde ahbaplık, dostluk.

Sözlükte “hak, hukuk, gezegen, broşür, nakavt, banko ve müşteri” sözcüklerinin sıralaması nasıldır? Sözlüğü açtığımızda ilk sırada hangisiyle karşılaşırız?

Cevap: Adalet, banko, broşür, gezegen, hak, hukuk, müşteri, nakavt.

Gezegen, broşür, nakavt, banko ve müşteri sözcüklerinin anlamlarını bulalım ve aşağıya not edelim.

Cevap:

Gezegen:Güneş’in çevresinde dolanan, kendi ışıkları bulunmayan, Güneş’ten aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerinin ortak adı.
Broşür: Çok az sayfalı küçük kitap, kitapçık.
Nakavt: Bir yumruk oyunu karşılaşmasında, yediği yumruğun etkisiyle yere düşen ve hakemin ağır ağır on saymasına değin yerden kalkıp oyunu sürdüremeyen oyuncunun yenilmesi durumu.
Banko: İş yerlerinde, üzerine eşya koymaya elverişli, başvurucuyla görevli kimse arasında yer alan, sağlam ve uzunca tezgah.
Müşteri: Alıcı

311. Sayfa

3. ETKİNLİK

Okuduğumuz “Ödevsiz Gezegen” adlı metinden edatların kullanıldığı dört cümle seçelim. Bu cümlelerdeki edatların cümlede hangi anlam ilişkisini kurduğunu belirtelim.

Cevap:

Füze ancak bir iki saat ya da bir hafta sonra geri dönebilir.
Hak hukuk diye insanın kafasını şişirirler!
Odayı geri almak için müdüre ısrar etmeliydin; kolay lokma olduk,”
İriyarı bir adam, oda anahtarını almak için bankonun arkasına dolanıyor.

4. ETKİNLİK

Okuduğumuzu anladık mı? Okuduğumuz metinden yararlanarak aşağıdaki soruları yanıtlayalım.

Ali ve Esin tatil için neden Ödevsiz Gezegen’i seçmiştir?

Cevap: Broşürde gördükleri “Burada zorunluluk yok, ödev de” sözü kendilerine cazip geldiği için.

Ali ve Esin, sinemaya neden giremiyorlar; mini-füzeden neden indiriliyorlar? Tüm bunların sonucunda neler yapmak zorunda kalıyorlar?

Cevap: Sinema kapalı olduğu için giremiyorlar.Pilot gezmeye karar verdiği için füzeden indiriyor. Bu olanların sonucunda hakları arayamıyorlar ve mağdur oluyorlar.

312. Sayfa

Sinemadaki görevlinin ve mini-füze pilotunun davranışlarını yorumlayınız. Bu tür davranışlarla karşılaşsanız ne düşünür, ne yaparsınız?

Cevap: Çok kızar ve haksızlığa uğradığımı düşünürdüm.Hakkımı arayacak bir yer arardım.

Ali ve Esin otele geldiklerinde neyle karşılaşıyorlar? Otel müdürünün davranışları sizce doğru mu? Açıklayınız.

Cevap: Otel müdürü odalarını başkalarına vermiş.Bu durum haksızlıktır.İki günlük yer ayırtmışlardı.

Ali, otel müdürüne neden karşı koyamamıştır? Ali ve Esin neden otelden ayrılmak zorunda kalmışlardır?

Cevap: Çünkü otel müdürü fiziki olarak Ali’den güçlü görünmektedir.Burada haksızlıklar çok olduğu için yasa ve kurallar olmadığı için başları belaya girebileceği için ayrıldılar.

313. Sayfa

Çok ama çok güçlü biri olsaydınız Ödevsiz Gezegen’de mi daha mutlu yaşardınız Dünya’da mı? Çok güçlü olmakla Dünya’da neleri elde edebilirdiniz, ne tür haklarınız olurdu?

Cevap: Dünyada daha mutlu yaşardır.Çünkü her güçlüden daha güçlü biri mutlaka vardır.Dünyada güçlü olmak ile haklarım olmazdı.Haklı olan güçlü olurdu.

Okuduğunuz metin toplumsal yaşamda uyum ve düzenin sağlanması için neyin çok önemli olduğunu vurgulamaktadır?

Cevap: Yasaların, kuralları, adaletin.

Toplumda yaşayan bireyler olarak hepimiz her şeyi yapmakta özgür müyüz? Özgür olmanın sınırları var mıdır? Açıklayınız.

Cevap: Özgürüz ama özgürlüğün de sınırları vardır.Başka bir insanın özgürlük alanınınbaşladığı yerde bizim özgürlüğümüz sona erer.

314. Sayfa

5. ETKİNLİK

“Ödevsiz Gezegen” adlı metinde olayların hangi sonuçlara yol açtığını belirleyelim.“Ödevsiz Gezegen” adlı metinde olayların hangi sonuçlara yol açtığını belirleyelim.

Ödevsiz Gezegen’de saatin ve işlerin yapılış zamanının kimsenin umrunda olmayışı.

Cevap: Hayatın plansız olmasına, hayatın aksamasına neden olur.

Pilotun füzeden yolcuları indirmesi ve canının istediği zaman yolcu taşıması.

Cevap: Ulaşımın sıkıntılı olmasına neden olur.

Otel müdürünün, kimseye sormadan ve haklarını gözetmeden odaları, arkadaşlarına vermesi.

Cevap: Haksızlığa neden olmuştur.

Otel müdürüne de başka bir müşteri tarafından kaba kuvvet uygulanması.

Cevap: Can güvenliğinin tehlikeye girmesine.

6. ETKİNLİK

Tartışalım! “Ödevsiz Gezegen” adlı metinde Ali ve Esin’in sinemaya girememesi, yolda mini-füzeden indirilmeleri son olarak da otel odalarının ellerinden alınması sonucu, Ali ve Esin “Ödevsiz Gezegen”der\ mutsuz bir şekilde ayrılmışlardı. Şimdi bu durumu göz önünde bulundurarak aşağıdaki tartışma yönergesini okuyalım ve uygulayalım!

YÖNERGE
Ali ve Esin’in bu sürprizlerle karşılaşmamaları için o gezegende nelerin olması gerekir?
Kaba kuvvete başvurmak haklarımızı elde etmede gerçekten işe yarar mı?
Haklarımızı elde etmek için kaba kuvvet dışındaki dayanağımız nedir/ne olmalıdır?

Tartışmada savunacağımız görüşleri not alalım.
Görüşlerimiz için açıklamalar ve gerekçeler hazırlayalım; bunları da yazalım.
Görüşlerimizi hangi sırayla sunacağımızı kararlaştıralım.

Cevap:

Adaletin, yasaların, hak ve hukukun, kuralların olması gerekir.
Kaba kuvvet ile haklar aranmaz ve haklarımızı elde etmeye yarar değil zarar verir.
Dayanak noktamız yasalar, kurallar hak ve hukuk olmalıdır.

Bir önceki yazımız olan 6. Sınıf Eksen Yayınları Türkçe Ders Kitabı Cevapları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

HIZLI CEVAP YAZ

Yazıyla İlgili Fikirleriniz:

Yasal Uyarı
Sitemizde bulunan tüm yazılar, konular, içerikler yol gösterici nitelikte genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır.