09 Eylül 2023, 11:47
murat
Yönetici

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı 30-33-34-35-37. Sayfa Cevapları Ferman Yayınları


1. Tema Erdemler: Türkçenin Söz Denizinde-Sevmek Metni Cevapları

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 30-31-32-33-34-35-36-37 Cevapları Ferman Yayınları


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 30 Cevapları Ferman Yayınları

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

İnsanların konuşurken kullandığı kelimeler bize o kişi hakkında ne tür bilgiler verir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.

Cevap: O kişinin kibar, anlayışlı, eğitimli, kültürlü ya da bilgisiz, kaba gibi düşüncelerin oluşmasını sağlar.




8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 33 Cevapları Ferman Yayınları

1. ETKİNLİK

Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.

Cevap:

Kelime/Kelime Grubu: Sevi : Aşk
Cümlem: Günümüzde seviler bile değişti.



Kelime/Kelime Grubu: Ozan: Şair
Cümlem: Ozan olmak gönül işi

Kelime/Kelime Grubu: Lehçe: Bir dilin tarihsel, bölgesel ve siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu.
Cümlem: Lehçeler farklı olsa bile dil aynı dil.

Kelime/Kelime Grubu: Manevi: İnançla ilgili, manaya, içe, öze, ruha ait olan
Cümlem: Her insanın maneviyatı farklıdır.

Kelime/Kelime Grubu: Köken: Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer.
Cümlem: Bizim kökenimiz Orta Asya’ya kadar dayanıyor.




2. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.

1. Sevgi ile ilgili kimlerin sözüne yer verilmiştir?

Cevap: Yunus Emre, Karacaoğlan, Sait Faik Abasıyanık.

2. Dilimizde sevgi mesajı veren atasözlerini TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten araştırınız.



Cevap: 

Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz.

İki gönül bire olunca samanlık seyran olur.

3. Yunus Emre, “Sevelim sevilelim Dünya kimseye kalmaz.” dizeleriyle sizce ne anlatmak istemiştir?



Cevap: Bir gün hepimizin öleceğini bu nedenle kimsenin kalbini kırmamak gerektiğidir. Bu geçici dünyada en güzel şeyin sevgi olduğunu vurgulamaktadır.

4. “Sev-” sözcüğünden türeyen kelimeleri ve anlamlan söyleyiniz.

Cevap:

Sevgi: İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu



Sevgili: Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kimse

Sevinç: İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku

5. İçinde “sevgi, sevmek” gibi sözcükler geçmese de bu anlamlarda kullanılan sözcük gruplan nelerdir? Anlamlarıyla birlikte söyleyiniz.

Cevap: Gönül vermek, sevda, aşk.




3. ETKİNLİK

Okuduğunuz metne uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız. Neden bu başlıkları tercih ettiniz? Açıklayınız.

Cevap: 

Sevelim Sevilelim

Sevginin Gücü




8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 34 Cevapları Ferman Yayınları

4. ETKİNLİK

Yanlışlığı ya da doğruluğu kişiye göre değişmeyen, kanıtlanabilen cümlelere “nesnel yargı bildiren”; yanlışlığı ya da doğruluğu kişiye göre değişen, yorumlanabilen cümlelere “öznel yargı bildiren” cümleler denir. Yukarıdaki açıklamadan yararlanarak yazarın metinde kullandığı öznel ve nesnel yargı bildiren cümleleri tespit ediniz. Aşağıya bu cümlelerden örnekler yazınız.

Cevap:

Öznel Yargı Bildiren Cümleler

Cevap: Kınamazlar güzel sevse yiğidi



Nesnel Yargı Bildiren Cümleler

Cevap: Dünya kimseye kalmaz.


5. ETKİNLİK

Aşağıda, okuduğunuz metinden bir paragraf verilmiştir. Yazar, bu paragrafta anlatım biçimlerinden biri olan açıklayıcı anlatımdan yararlanmıştır. Siz de okuduğunuz metinden açıklayıcı anlatım örneği bularak örneğinizi noktalı alana yazınız.

“Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkçe Sözlük’e göre sevmek sözü Türkiye Türkçesinde ‘Sevgi ve bağlılık duymak.’, ‘Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.’, ‘Çok hoşlanmak.’, ‘Okşamak.’, ‘Yerini, şartlarını uygun bulmak.’ gibi beş ayrı anlamda kullanılmaktadır. Bu anlamlardan ‘Yerini şartlarım uygun bulmak’ insanlar için olduğu kadar bitkiler ve hayvanlar için de söz konusu olabilmektedir. Örneğin, bir insanın sıcak yeri tercih etmesi, bir çiçeğin güneşli yerde daha hızlı büyümesi sevmek sözünün yerini, şartlarını uygun bulmak anlamıyla kullanılmasıdır.”

Cevap:

Arapça kökenli aşk sözünün Türkçe karşılığı sevidir. Yunus Emre’nin de kullandığı bu söz aşırı sevgi ve bağlılık duygusu anlamındadır.
Görür görmez seven, âşık olan kimse için Türkçede kullandığımız sözümüz şıpsevdidir. (…)
‘Sevinç duymak’ anlamındaki sevin-, sevinme, seviniş, sevinç sözlerine de kaynaklık etmiştir.


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 35 Cevapları Ferman Yayınları

6. ETKİNLİK

Okuduğunuz metinde yazarın kullandığı düşünceyi geliştirme yollarını (tanımlama, örneklendirme, tanık gösterme, karşılaştırma, sayısal verilerden yararlanma, benzetme) belirleyiniz. Seçtiğiniz düşünceyi geliştirme yolunu örnekleyen paragrafı noktalı alana yazınız.

Cevap: Örneklendirme

Ben gelmedim dava için
Benim işim sevi için
dizeleriyle yüzyıllar ötesinden seslenen Yunus Emre bir başka şiirinde;
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz.
diyor; dünyanın geçiciliği karşısında sevmenin, sevilmenin daha önemli olduğunu vurguluyor.


7. ETKİNLİK

Herhangi bir hazırlık yapmadan sınıfınızda “sevginin gücü” konulu bir konuşma yapınız. Arkadaşlarınızdan yaptığınız konuşmayı değerlendirmelerini isteyiniz.

Cevap:

Sevginin Gücü

Sevgi öyle güçlü bir duygudur ki insanı sarıp sarmalar. Ayrıca sevgi bulaşıcıdır. İnsanlar birbirlerini sevmeye başlayınca kötülükler ortadan kalkar. Huzur, barış sevginin getirdiği ortamlardır. Sevginin olmadığı ortamlarda düşmanlık, kaos ve maddi çıkarlar ön plana çıkar. İnsan fıtratı sevmeye sevilmeye meyil eder.

 


8. ETKİNLİK

Defterinize 2. etkinlikte araştırdığınız atasözlerinden biriyle bir hikâye yazınız. Yazacağınız metinde öncelikle zaman, mekân, şahıs ve olay unsurlarım belirleyiniz. Ardından yazacağınız hikâyenin serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde anlatacaklarınızı planlayınız. Metni yazarken yazım kurallarına uymaya özen gösteriniz.

Cevap: 

İKİ GÖNÜL BİR OLUNCA SAMANLIK SEYRAN OLUR


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 36 Cevapları Ferman Yayınları

9. ETKİNLİK

Aşağıda Eleanor H. Porter (Elenor H. Portır) tarafından yazılan Pollyanna (Polyanna) adlı eserin iki farklı çevirmen tarafından yazılmış, iki farklı baskısından bölümler yer almaktadır. İki metni dil, anlatım ve içerik yönünden karşılaştırınız. Metinlerin farklı ve benzer yönlerini yazınız.

1. Metin

O haziran sabahı, Polly Harrington (Poli Heringtm) mutfağa biraz telaşla girdi. Pek telaşlı biri değildi aslında; hatta sakin tavrıyla övünürdü. Ancak bugün telaş içindeydi, oradan oraya koşuşturuyordu. Mutfakta bulaşıkları yıkayan Nancy (Nensi), şaşkınlıkla onu izliyordu. Polly Hanım’ın mutfağında sadece iki aydır çalışıyor olmasına rağmen onun telaşsız, sakin tavrını çoktan öğrenmişti.
“Nancy!”
“Buyrun hanımefendi,” dedi Nancy neşeyle; bir yandan da elindeki sürahiyi kurulayarak.
“Nancy,” -Polly Harrington’ın sesi artık sertleşmişti-“ben seninle konuşurken, elindeki işi bırakıp sadece benim söylediklerimi dinlemeni istiyorum.”
Zavallı Nancy’nin yüzü kızarmıştı. Sürahiyi alelacele tezgâha bırakıp bezi de üstüne koydu, sürahi az kalsın devriliyordu ama Nancy’nin kıpırdamaya hiç niyeti yoktu.
“Haklısınız hanımefendi, bundan sonra öyle yapacağım,” diye kekeledi, sürahiyi düzeltti ve hızlıca döndü. “İşimi yapmaya devam ediyordum çünkü bu sabah bana bulaşıkları hemencecik halletmemi söylemiştiniz.”
Hanımefendi kaşlarını çattı.
“Bu kadar yeter, Nancy. Senden açıklama istemiyorum. Dikkat kesilmeni istiyorum.”
Sessizce içini çeken Nancy “Haklısınız hanımefendi,” dedi. Bu kadını memnun edecek bir şey olup olmadığını düşündü. Nancy daha önce hiç başka bir yerde “çalışmamıştı”; ancak hasta annesi aniden dul kalınca, üç küçük kardeşiyle birlikte ortada kalmışlardı.
Annesi onu geçimlerini sağlamak için bir şey yapmaya zorladı ve Nancy, tepedeki bu büyük evin mutfağında kendine bir iş bulabildiği için çok sevinmişti. Neredeyse on kilometre uzaklıktaki The Comers (Dı Komırs) kasabasından gelen Nancy, Polly Harrington T sadece eski Harrington Malikânesi’nin hanımı olarak biliyordu, bir de kasabanın en zenginlerinden biri olarak. Tabii bu iki ay önceydi. Şimdi onun, yere bir bıçak düşse ya da bir kapı çarpsa hemen kaşlarını çatan, -gerçi bunlar olmadığı zaman da gülmeyi aklına pek getirmeyen- sert, gayet ciddi bir kadın olduğunu biliyordu.

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 37 Cevapları Ferman Yayınları

2. Metin

Bir haziran sabahı Bn. Polly Harrington telaşla mutfaktan içeri girdi. Oysa, böyle davranmak hiç de âdeti değildi. O gün nedense, pek tedirgin, pek de telaşlı görünüyordu.
Nancy, yıkadığı tabakları durularken, şaşırarak başını kaldırdı. Buraya geleli ancak iki ay olmuştu ama, bu süre hanımının telaşı hiç sevmediğini öğrenmesine yetmişti.
“Nancy!”
Hizmetçi kız, elindeki sürahiyi durulamayı sürdürürken, neşeyle “Buyrun efendim!” dedi.
Bn. Polly’nin sesi sertleşmişti:
“Nancy, ben bir şey söylerken elindeki işi bırakıp beni dinleyeceksin, anlaşıldı mı?”
Kızcağız utançla kızardı. Masanın üzerine devirdiği sürahiyi çarçabuk düzeltip “Peki efendim!” dedi. “Baş üstüne, efendim. Bu sabah bulaşık yıkarken elimi çabuk tutmamı emretmiştiniz, ben de onun için siz konuşurken işime devam ettim efendim.”
Hanımı kaşlarını çatarak “Yeter!” diye bağırdı. “Senden lafebeliği değil, dikkat istemiştim!”
Nancy hanımının böyle konuşmasına üzülmüştü; içini çekmemek için kendini zor tuttu. Acaba bu kadına hiçbir zaman kendini beğendiremeyecek miydi? İşte bunu çok merak ediyordu. Daha önce hiçbir yerde çalışmamıştı. Hastalıklı annesi dul kalınca, Nancy de annesiyle üç küçük kardeşine bakabilmek için çalışmak zorunda kalmıştı. Kızcağız on kilometre kadar uzaktaki kasabalarından buraya gelmişti. Bayan Polly Harrington büyük Harrington Köşkü’nün hanımıydı. Harringtonlann da şehrin en eski, en zengin, en iyi ailelerinden biri olduğu biliniyordu. Yalnız, bütün bunlar genç kızın iki ay önceki düşünceleriydi. Şimdi ise hanımını sert, somurtkan bir kadın olarak tanıyordu. Bu kadın kapı şöyle biraz hızlı vurulsa, yere bir şey düşü verse hemen kaşlarını çatıyordu.

8. sınıf türkçe 37. sayfa ferman yayınları

Farklı Yönleri

Cevap:

1. Metinde daha öznel bir şekilde yazılmıştır. Daha yumuşatılmış cümleler yer almaktadır. 2. Metin daha nesnel ve sert cümleler içermektedir.

Benzer Yönleri

Cevap:

İki metinde de olay, yer, zaman aynıdır. Olay örgüsü de aynıdır.

Bir önceki yazımız olan 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı 20-26-27-28-29. Sayfa Cevapları Ferman Yayınları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


02 Ekim 2023, 20:27

Abone
Mesaj Sayısı:
Konu Sayısı: 3645

Çok teşekkür ederim emek verilerek hazırlanmış bu bilgiler için. Gerçekten çok beğendim elinize sağlık.

HIZLI CEVAP YAZ

Yazıyla İlgili Fikirleriniz:

Yasal Uyarı
DMCA.com Protection Status
Sitemizde bulunan tüm yazılar, konular, içerikler yol gösterici nitelikte genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır.